MESNEVİ TERAPİ-PROF.DR.NEVZAT TARHAN

MESNEVİ TERAPİ

PROF .DR .NEVZAT TARHAN

 TİMAŞ YAYINLARI 

İnsanlık mevlanayı  yeniden keşfediyor.Çünki onun öğretisi yaşadığı zamana hapsedilmeyecek kadar evrensel.Çünki hepimizin ondan öğreneceği çok şey var.

Yazar bu kitabında Mesnevi ‘nin çağları aşan ,bir  bal peteğinden süzülen hikmet damlalarını alarak günümüzün psikolojik  gerçekleriyle birlikte çağımız insanına tekrardan taptaze ve duru bir kaynak olarak sunuyor.

Kitap üç bölümden oluşuyor.

1.bölüm; insanlık mevlanayı yeniden keşfediyor

Bu bölümde yazar insanlığın bugünki çıkmazlarını  sıkıntılarını ele alarak mevlananın maddiyatçı bir bakış açısının yolaçtığı travmalara yönelik bir çıkış kapısı olduğunu çeşitli verilerle ortaya koyuyor.

2.bölüm ; mesnevi terapi

Bu bölümde  günümüzdeki birçok hatalı yada eksik davranış bozuklukları olumsuz davranış üst başlığı ile başlayıp devamında mesnevide geçen hikayeleri aktararak sonuç bölümünde bu hikayelerden yapılan çıkarımlar açıklamaları ile paylaşılıyor.

3.bölüm ;Duygusal zekada on adım ve mesnevi başlığında duygusal zekanın insanlığın en önemkli değeri olduğu ve bunun geliştirilmesi ile birçok problemin çözüleceği ve bu konudaki mesnevi derslerinin anlatıldığı bir bölüm oluşturulmuş .

“İnsanın gözü kördür ışık olmadıkça, 
Aşkın gözü kördür gerçekler olmadıkça,
Aklın gözü kördür ahlak olmadıkça,
Hırsın gözü kördür terazi olmadıkça,
Şöhretin gözü kördür tevazu olmadıkça,
Gücün gözü kördür erdem olmadıkça,
Paranın gözü kördür insaf olmadıkça,
Menfaatin gözü kördür empati olmadıkça,
Adaletin gözü kördür hakkaniyet olmadıkça,
Tabibin gözü kördür tıp etiği olmadıkça,
Medeniyetin gözü kördür bilgelik olmadıkça…”

İyi okumalar…

1.BÖLÜM  -İNSANLIK MEVLANAYI YENİDEN KEŞFEDİYOR

Mevlana derki …

“insanda güzel olan yüzdür,

Yüzde güzel olan gözdür,

Ama insanı insan yapan ağızdan çıkan sözdür…”

***

“Üzülme ,

Sopayla kilime vuranın gayesi kilimi dövmek değil, kilimin tozunu almaktır.

Allah sana sıkıntı vermekle tozunu ,kirini alır”

***

“istediğin bir şey olmuyorsa ya daha iyisi olacağı için ..

Yada gerçekten de olmaması için olmuyordur.”

***

“niye kederlenirsin ?

Taş taşlıktan geçmedikçe parmaklara yüzük olamaz.

Yüzük  olmak dileyen taş ,ezilmeyi yontulmayı göze almalıdır”

Bibliyoterapi  “kişisnin ruhsal problemlerinin çözümünde rehberlik sağlaması için seçilmiş okuma materyallerinin kullanılması olarak tanımlanır ve uzman desteğinde uygulandığında tedavi edici olur.kişi kendisine verilen metinleri bireysel olarak okuyup , analiz edip faydalanarak tedaviye katkıda bulunur.

*tasavvuf modelinde de insan zihninin eğitimi film eğitimine benzer.Fil güçlü , sabırlı , saygılı  ve itaatkar bir hayvandır.Bu  kadar incelikle itaat eden bir hayvan kriz durumunda kontrolünü kaybedip , sahibini öldürür.insan beynide kontrol edilemeyen stres altında benzer tepkiyi vererek  kişiye kalp krizi geçirtebilir.

BİLGİ ÇAĞINDAN  BİLGELİK ÇAĞINA

*materyalist  felsefe  herşeyi kar-zarar  paradigmasıyla ve havuç –sopa yöntemiyle ele alır.düşünüş  tarzı oarakta soyut bilgiyi ikinci plana atan , maddesel bilgiyi öne çeken diyalektik materyalizm hakim olmaya başlıyor..ve böylece maddeye boğulmuş insan  ortaya çıkıyor.böylece insan artık daha zengin ama daha mutlu değil.

*bilgi çağında insanlık yeni şeyi farketmenin eşiğinde.Bilginin üstünde başka bir bilgi var.O bilgi ; vicdani  bilgi iç sestir.onun için 21.yüzyıl bilgelik çağı olacak .

*Hz.peygamber (sav) “ iyi niyet ve güzel gayret varsa onun Allahtır”yani aslolan iyi niyetli çaba.bu yüzden “vicdani zeka” diyebileceğimiz  yeni bir zeka türünün geliştirilmesi gerekiyor.

*ihtiyaç olduğu içinarzu etmiyoruz, arzu ettiğimiz için ihtiyaç haline geliyor..

*insanın en büyük arzusu ölümsüzlük aruzsudur.

*modernizm insana “kusursuzluk”  ön kabulüyle yaklaşır.hümanizmin hatası buradadır.”insan doğuştan iyidir “der, “kötülükler haricidir,dışarıdan sonradan gelmiştir”der.böyle olunca insan kendiiçindeki kötü duyguları kendi zaafı olarak değil de dışarıdan gelen bir şey olarak görüyor.müthiş bir savunma içerisine geiyor ve ruh sağlığı bozuluyor.Oysa insanın içerisine  giriyor ve ruh sağlığı bozuluyor.oysa insanın içinde kötücül ve iyicil arzular vardır.

*eğitimde esas olan duygulara yöne verebilmektir.örneğin bazı kişilerde kıskançılık fazla olabilir.bu kişilere kıskançlığınızı yoket demek  psikolojik doğalarına uymaz.onun yerinde “ kıskançlığının  yönünü başka  bir hedefe yönelt ve onunla rekabet et” denmelidir

*Mevlana okurken  “dejavu “ hissi çok yaşarız.çünki o insana ezelden  tanıdığı şeyleri hatırlatıyor.yani aslında insan , kendisinde saklı duran  hazinenin farkında değildir.mevlananın bir sözü o hazineyi fark ettirecek duyarlılığı harekete geçiriyor.o hazineye dair bir dejavu duygusu ve talep meydana getiriyor.Mevlana gizli ihtiyaçlarımızı ortaya çıkarıyor.tabiri caiz se , hepimizin yazılımı aynı ve Mevlana bir şey söylediğinde  hepimizi o yazılma geri dönderiyor.bir bakıma ruhsal yapımızdaki şifrelere dokunuyor.bizde var olan duyarlılığı harekete geçiriyoir.Güzele , iyiye duyduğumuz  özlemi , hatta arzu eksikliğimizi hissettiryor.eksikliğin fark edimesi  ihtiyacı ortaya çıkarıyor.İşte o ihtiyacı ele alma biçimimize göre  sezgisel algı oluşuyor.bu sezgisel algıya vicdani sezgide denir.

*iyilik yapmak için riske girmek , kötlükten kaçınmak için riske girmekten daha hayırlı olabliir.Ancak burada sınırları iyi bilmek gerekir.Çünki kötülüğün  mikroplar gibi yayılma istidadı vardır.temel hijyen kurallarına uyarsak mikropları kendimizden uak tutabiliriz.aynı şekilde kötülüğede  karşı koyabiliriz.

*iyilerin mutlaka aktif olması gerekiyor.kötüler doğası gereği zaten aktiftir.kişinin namaz kılması için kalkıp abdest alması gerekiyor ama kulluk  yapmaması için oturması yetiyor.Demekki  iyilik yapmak dinamik bir çaba gerektirir.kötülükse kendiliğinden yayılabilir.

VİCDANİ ZEKA

*vicdani zeka  bir bakıma  kişi nin iç sesini dinleyebilmesi , iç ve dış sorumluluklarının farkına verebilmesidir.İçimizde neyin doğru neyin yanlış olduğunu söyleyen bir ses vardır.yani sadece çıkarlarını düşünmek  yerine Yaratıcıya  karşıda sorumluluk hissederler.o  yüzden etik değerlere sahiptirler.bu kişiler her halükarda dürüsttürler ve doğrular için riske girebilirler.bu tip kişiler egoları namına değil ilkeleri adına hareket ederler.bu dünyada kendilerine verilen hayatın karşılığı olarak  “iyi insan “ olmak gerektiğine inanırlar.

*vicdani zeka değerleri

-iç sesi dinleyebilmek

-iç ve dış sorumluluk

-hesap verilebilirlik

-yaratıcı güce karşı sorumluluk

-etik değerlere sahip olmak

-ahlaki akıl yürütmeyi kullanmak

-bilgelik

-alçak gönüllülük

-dürüstlük ve ilkelilik

*vicdani zekası yüksek bir kişiye “hata nedir?” diye sorarsak , “yanlış yapmamaktır” der.Ama etik değerleri olmayan bir kimse için “ hata , yakalanmak”tır.ona göre yakalanmıyorsan hata yoktur.Bu makyevelist yaklaşımın bir tezahürüdür.

*vicdani zekası  düşük kişiler idarei maslahat yaparlar.yani her masada farklı konuşuyr ,vaziyeti idare eder.

*bilgelik zekası yüksek  kişilerin yaptıkları  devrimsel  işler vefatlarından sonra ortaya çıkar.Mesela  sırık , fasulye  mevsiminde iki metre olur, gösterişli bitkidir ama mevsim sonunda biter.birçam ise yavaş yavaş büyür  ve ihtişamı onlarca  sene sonra ortaya çıkar.bilge kişilerde böyle uzun ömürlü kalıcı işler yapan insanlardır.

*54000 çalışan üzerinde yapılan bir ankette bir liderde aranan özellik .

-dürüstlük

-insan odaklı olmak

-iletişime açık olmak

-vizyon sahibi olmak

-işinde ihtimamlı davranmak

-motive edicilik

-cesaret

*iş hayatında kişinin kendileirni başkalarıyla kıyaslaması yanlış bir  tekniktir.doğru olan , insanın kendine koyduğu hedefle  o anki durumunu kıyaslamasıdır.başarı anlık bir şey değil toplam yadasonuçtur.doğru düşünen insan  ise anlık başarıyı değil , toplam başarıyı görür.

*bir olay yaşadığımızda “ Acaba bu Allah ın bir mesajı mıdır?” diye düşünmemiz gerekir.Allah bu dünyada insanlarla sebebler vasıtasıyla iletişim kuruyor.Allah dünyada Hakim ismiyle tecelli ediyorve bu isim sebeblerin varlığını gerektiriyor.eğer sen sebeplere riayet etmiyorsan Allah in sıfatlarını yanlış biliyorsun demektir.

*mesnevinin bazı ciltlerinde “ ruhlara şifadır, sevgilileri sevdiğine , hastalrı çaresine kavuşturur”der.yani aslında  Mesnevi  aslında insanlarıdaki içsel onarımı sağlamak amacıyla kullanılmıştır.

*mesnevide  anlatılan hikayelerin çeşitli işlevleri vardır.birincisi ayna görevi görmesidir.yani kişi hikayeyi okuduğu zaman bir farkındalık kazanmış oluyor.Kendi ruhsal profili ile iglili bir yansıma görüyor.böylece hikaye ,kendini tanıma noktasında bir ayna işlevi görüyor.

İkinci olarakta hikayelerin model fonksiyonu var .hikayeler üzerinden sembolik ve kavramsal düşünceyle ve sosyal formlarla  ilgili bir bakış açısı ortaya konarak insani gelişime katkıda bulunluyor.bütün bunların ışığında Mevlana  nın üzerinden en çok durulması gereken özelliği halk psikoterapisti gibi işlev görmesidir.

*küçük bir  ülke varmış .burada yaşayan insanların sakin ve huzurlu bir hayatları varmış fakat bilim ,sanayi ,askerlik ve güvenlik  konuları ile hiç ilgilenmiyorlarmış.Soranlara “biz mutluyuz ya yeter” diyorlarmış .bir gün güçlü bir düşmanın ülkeyi yakıp yıkmaya geldiğini haber almışlar.Panik içinde  gidip ülkenin bilgesinesormuşlar.”ne yapalım ? “.bilge cevap vermiş “okul açın .” “Okul işe yaramaz” diyerek itiraz etmişler.Bilge  kişi bu defa  şöyle cevap vermiş “şuanda onlara direnemeyiz ama gelecek sefere hazır oluruz”

*kapitalizim önce hasta ediyor sonra tedavi etmeye çalışıyor.ama hiçbir tedavi insanı mutlu  etmeye yetmiyor.tedaviler insanı eksiden sıfıra getirdi.modern insan geçtiğimiz yüzyıllar agöre  daha varlıklı , daha güçlü , daha müreffeh  ama daha mutlu değil.

*aydınlanma çağının tanımlandığı “modernlik “kavaramının üç ayağı vardı.” .Akılcılık , Dünyasallık (sekülerizm)ve bireysellik.akılcılık insanın bütün sorularına cevap vermiuyordu.dinin teselli etme , hayata anlam katma işlevini karşılamıyordu.akıl insana güçsüzlük, çaresizlik ve ölüm gibi hayat olayları karşısındas zihinsel sığınak sağlamıyor.

Ölümün ve sonsuzluk ihtiyacının olduğ bir yaşamda dünyevilik insanı tatminden uzak kalıyordu.dünyasallaşmanın konforculluğa dönüştüğü dünyamızda yoksulluk ve ayrımcılık azlamıyor artıyor.

Bireyselliğin bencilliğe dönüşmesi sonrasında insanoğlu yalnız vemutsuz olmaya başlamıştı.

*mutluluk  ekonomik değer gibidir, üretilmeden tüketilmez.

-mutluluk dış gerçeklere ve kaynaklara göre değil iç gerçekliğe ve kaynaklara göre üretilir.”daha iyi bir hayatım olsa ne yapardım ? demek yerine , “sahip olduğum hayatla daha iyi neler yaparım ?” demektir.bugün Endonezya , türkiye , Hindistan , Meksika gibi geleneksel değerlerin henüz tam olarak silinmediği coğraflayalarda yaşayan toplumların daha mutlu olduğunu görüyoruz.

      2.BÖLÜM –MESNEVİ TERAPİ

Kitabın bu aşamasındsan sonraki bölümü            MESNEVİ TERAPİ             olarak adlandırılan kısmı olup burada  bir tane olumsuz ve yanlış düşünce başlığı  verilip devamında konuyla ilgil olarak mesnevide geçen bir hikaye alınıyor.sonrasında bu hikayenin paralelinde üstte verilen yanlış düşünme kalıbının yanlışlığı açıklamalı olarak irdeleniyor.bundan sonraki kısmı kitabı alarak okumaya bırakarak bazılarını paylaşıyoruz.

*Olumsuz düşünce ; insanların beklediği şekilde kurallara uyarsam  bu benim davranış özgürlüğüme engel olacaktır.

Hikaye ; yüreğim bağlı değil.( tımarhanede mutlu olan delinin gönlüm özgür demesi hikaye ediliyor.

Çıkarım : insan özgürlüğünü dış değil iç sebeplere bağlamalıdır.hikayede bir deli tutsak olduğu halde kendini özgür hisetmesine rağmen , bugünün insanı ise özgür olduğu halde tutsak olduğunu hissettiren birçok şeyin mahkumudur.

Konu başlıkları; -çok param olursa özgür olurmuyum?

-özgürlük sorumlulıuk dengesi ?

-canının istediğini yapamıyorsan ,zevklerini tatmin edemiyorsan tutsakmısın ?

-en özgür hücreler kanser hücreleridir.sınırsız narsistlik özgürlüktür ama bencil insanı ,hep kendni önemseyen ,kendini merkez olan , özgürlükleri kendine göre yorumlayan bir insan tipi ile toplum için kanser hücresi oluşturur.

*Olumsuz düşünce ;benim için neyin iyi olduğunu biliyorum.diğer insnaların bana ne yapmam gerektiğini söylemelerine gerek yok .

Hikaye; ayıdan dost olunca ( ormanda bulduğu bir ayı ile dost olan insanın hikayesi)

Çıkarım ;ayıdan dost olmaz.ahmak dosttansa  akıllı düşmanın olsun .iyi niyetli de olsa yapılan şeyler kötü olabilir.insan ben herşeyi biliyorum diyorsa o insanda realite körlüğü olmuştur.

*olumsuz düşünce ; insanla benimtarzımda iş yapmalıdırlar birşeyleri yapma tarzım genelikle en iyi yönemdir

Hikaye ; tuz yüklü eşşek ( tuz taşıyan bir eşşeğin yaptığı hata sonucu ölmesi )

Çıkarım ; kişi eğer taşıdığı yüklerin özelliklerini bilirse şartlarla müdadele etmesi daha kolay olur.

*Olumsuz düşünce ;tanınmak ,övülmek ve hayranlık duyulmak çok önemlidir.diğer insanlar ne kadar özel biri olduğumu fark etmelidir.

Hikaye ; tavusun tüyleri (kendi tüylerini yolan tavusa neden diye soran adamın hikayesi )

Çıkarım ; bazen farkedilmek  insanın başına bela olur.insanın güzeli sergileme arzusu vardır ama bunu yaparken onu riske atmamaldır.değerli  olanın ulaşılabilirliğini sınırlı tutulursa , kolay ulaşamamaya bağlı olarka değerliliğide ortaya çıkmış olur.çünki insan kolay ulaştığı şeyi değersiz görür.Aslında pahalı olan bir şeyi ucuza  alırsa onun kıymetini bilemez ama gerçek fiyatını ödediğinde gözünde dahada kıymetlenir.bir insanın bedeva dağıtılması o esere saygısızlıktır.

*Olumsuz düşünce; birşeyleri düşünerek kendimi rahatsız etmemeli içimden geldiği gibi davranmalıyım.

Hikaye ; fil yavrusu yiyenler (bir filin yavrusunu yiyen ve yemeyen lerin başına gelenlerin hikayesi

Çıkarım ; hırs ve şehvet duygusu olanlar fil yavrusunu yiyenler gibi acı sonla karşılaşmaları muhtemeldir.insana en çok hata yaptıran duygular hırs ,kibir ve şehvettir.

Mesneviden ; Ey oğul ! hırslı olanlar mahrum kalırlar.Hırslı insanlar gibi hızlı hızlı koşma , yavaş yürü…

*Olumsuz düşünce; insanlar bana yakınlaşırsa benim gerçekten ne olduğum ortaya çıkar ve benden uzaklaşırlar.insanları eğlendirmedikçe yada etkilemedikçe bir hiçim

Hikaye; vefasız doğan (padişahın kaçan doğanının hikayesi)

Çıkarım ;insanda yalancı ve aşırı bir özgüvenin olmsaı onun riske girmesine sebeb oluyor.hırs ve tamah insanı kör  ve sağır eder.Hırs körlüğüne özür yoktur.

Olumsuz düşünce; eğer bir sorunu görmezden gelirsem o sorun ortadan kalkar 

Hikaye;sökmesi gereken dikenleri sürekli ertleledeği için gün gelip yaşlanıp sökemeyen adamın öyküsü

Çıkarım ;yapılan kötü şeylerde iyi şeyler gibi yayılma istidadındadır.problem küçükken tedbir alınmazsa büyür.küçük adımlar kıvılcımlar gibidir.

Olumsuz düşünce; utanç doluyum berbat birisiyim .

Hikaye; suyun nasihati (pis bir adamla suyun dertleşmesi )

 Çıkarım ;temizliği  amaçlamak pis şeyleri kendiliğinden yok eder.pis insanın temizlenmesi için temizlenme talebinde olması gerekir.

Olumsuz düşünce; ben bir hayal kırıklığıyım   

Hikaye;dua öyküsü (imanlı biri ile şeytanın konuşması )

Çıkarım ;dua kapı çalmaktır sonrasına karışmak haddi aşmaktır.Allah bize yardım etmek dilerse , bize yalvarmak ve münacatta bulunmak meylini veriAllah bize yardım etmek dilerse , bize yalvarmak ve münacatta bulunmak meylini veririn

Olumsuz düşünce;  insanların beni görmezden gelmeleri berbat bir durumdur

Hikaye; Büyük savaş  ( Ayyazi adındaki bir mücahitin savaşı bırakıp  nefsiyle mücadeley girişmesi )

Çıkarım ;E n büyük ve zor savaş  iç dürtü ,arzu ve eğilimlerle yapılandır.herkesin gıpta ile baktığı biri olmak her zaman iyi değildir.hadisi şerifte “ Allah ın  korudukları müstesna , dini ve dünyevi  işlerde parmakla gösterilmek  kişiye şer olarak yeter.” Diyor.

Mesneviden ; insanın yarısı ayıptandır , yarısı gayptan .

Olumsuz düşünce; ilgi merkezi olmalıyım   

Hikaye; oduncu öyküsü (çok rızık isteyen biri ile bir oduncunun karşılaşmasının hikayesi )

Çıkarım ; Yüce kişiler tanınmakan kaçınırlar .az ama helal rızık kazandıran iş ,haram yada şüpheli kazançtan çok kazandıranından iyidir.kişi yaşadaığı tecrübelerde ya bir bedel ödeyecek yada canı yanacakki aldığı bilgiyi kalıcı olarak beleğe koyabilsin .

Kişi ibadetini büyük bir zevkle yaaprken bir müddet sonra  o heyacan gider.ancak kişi artık heyecan duymasa bile nefsine zor gelsede ibadetine devam ederse asıl ibadet o olur.önemli olan gayret ederek emek verip alınteri dökerek kazanmaktır.

Mesneviden ; Mal ve para baştaki külah gibidir.külaha sığınan ise keldir.kıvırcık ve güzel saçları olan kişiye gelince , külahı giderse ona daha hoş gelir.

 

Olumsuz düşünce; başkalarının benim hakkımda ne düşündüğü hiç önemli değil

Hikaye; çirkin ses ( sesi çirkin olan bir müezzin yüzünden din değiştiren bir çocuğun babası ile müezzin in öyküsü)

Çıkarım ; Estetik değerleri ihmal etmek insnları iyi , doğru ve güzelden uzaklaştırır.

Mesneviden ; bilgi sahibi olmanın yolu sözledir .sanat bellemenin yolu işle..

Olumsuz düşünce;   Eğer bir şeyi istiyorsam onu elde etmek için  ne gerekirse yapmalıyım .   

Hikaye;  tutku  ( bir cariyeye aşık hükümdarın cariyenin hastalanması ile tedavi yolları araması sonucunda hastalığının aşkından olduğunu öğrenmesinin öyküsü )

Çıkarım ; sevgi nesnesinin kaybı insanı depresyon , melankoli  hastalıklarına düşürebilir.sevgi nesnesi kişinin hayat bağlanma objesi olabilir.akıl ile hareket edilmeye çalışılsa da insan herzaman bunu yapamayabilir.duygulara hükmedebilmek çok zordur.

Mesneviden ; Bu ümmette beden çarpılması yoktur , fakat ey akıllı fikirli adam, gönül çarpılması vardır.

Olumsuz düşünce;  yaptığım işte herhangi bir hata yada kusur felakete yol açabilir.kusurlar eksikler yada yanlışlar hoş görülmez.

Hikaye;  testideki su  ( kanaatkar bir yoksul bedevinin fakirliği kalben tercihi ile birlikte hanımınun bunu kabullenmemesi ve  eşinin ısrarı üzerine  dervişin padişaha gidip ihsan istemesinin hikayesi )

Çıkarım ;  altın kural “ insanın elinde olmalı ama gönlünde olmamalıdır”.yaşam için bir standart vardır herkesin mizacı farklı olduğu için sıkıntıya katlanamaz.insan Allahın rahmetinden ümit kesmezse hiç tahmin edemediği fırsatları yakalayabilir.herhangi bir sebeble kendimizi kötü hissetiğimiz zaman şikayet yerine zayıf ihtimaller için dahi olsa çabalamamız lazım.

Mesneviden ; ümitsizlik semtine gitme , ümitler vardır.karanlık tarafa gitme güneşler vardır.

 

Olumsuz düşünce;   karlı çıkabilmek için elimden geleni yapmalıyım .ben bir şey istiyorsam onu elde etmek için herşeyi yapmalıyım .

Hikaye;  yol kesen manevi kuşlar ( kaz , tavus ,horoz ve kuzgunun hikayesi)

Çıkarım ; Kaz insandaki hırstır, tavus makam hırsıdır, horoz şehvettir, kuzgun ise dilektir.. i Hırs , şehvet , gelecek kaygısı ve makma hırsı gibi dürtüler insanın yönetmesi gereken psikolojik süreçlerdir.bu dürtüler insanı değil , insan bu dürtüleri yönetmelidir.

İdeale ulaşmak için realiteye uymak gerekir.insan bir şeyi çok istdiği zaman karşı tarafta bir direnç meydana gelir.direnç nedeniylede kişinin istediğinin tersi sonuç verir.o nedenle hırs karşıtını besler.birde doğanın ritmi ve hızı vardır.bir insanın hedefine ulaşması için elindeki kaynağı verimli bir şekilde kullanması gerekir.hırs gösteren insansa hedefe ulaşabilmek için kaynağını çabuk tüketiyor.bir bakıma israf ediyor.

Mesneviden ; İyilikte olsun kötülükte olsun her insana kendisine benzer birisi arkadaştır.

Olumsuz düşünce;   her zmaan en yüksek standartlara ulaşmaya çalışmak gereklidir yoksa herşey darmadağın olur.

Hikaye;  yoksul eşek ( yük taşımaktan bıkan eşeğin besili atlara olan imrenmesinin bir gün atların savaşa götürülmesi ile şüküre dönmesinin öyküsü )

Çıkarım ; şikayet etmek yerine kıymet bilmek gerekir.İnsan ların hastalıklarının kaynağı kişinin yaşam biçimidir.moderniziminsanın psikolojik konforunu alıp , şükürsüzlük fırtınaları içine sürüklediği için günümüz insanı maddeten refah içinde olması na rağmen hastalıklarla pençeleşmetedir.demekki modernizmin getirdi şeylerden istifade ederken geleneksel yaşamın psiklolojik konforunu korumak , bunun içinde beklenti düzeyini alçak tutmak gerekir.insanın sahip olduğu şeyler ile sahip olmadığı şeyler arsaında dengeyi iyi kurması gerekir.

Mesneviden ;  peygamberimiz , kanaat hazine demiştir.Herkesin elde edebildiği şey hazine olurmu? Gizli hazineyi herkes eldeedebilirmi?

Olumsuz düşünce;   rahatsızlık verici birşeyi düşünürsem bunu zihnimden atmaya çalışmalı veya dikkatimi başka yere vemeliyim ( başka şeyler düşünmek için içki içmek , ilaç almak yada televizyon seyretmek gibi) eğer bir sorunu görmezden gelirsem o sorun ortadan kalkar.

Hikaye;  sebe halkı  ( “biz nimetlere öyle doydukki , ne kulluk hoşumuza gidiyor nede suç işlemek.nimette istemiyoruz,esenlikte “diyen sebe halkınn öyküsü

Çıkarım ; nefise iylik yaparsın kötülükle karşıık verir.birisi ona nimet verir , o nimeti inkar eder.sıkıntıya düşenler şükrederken nimet sahibi olanların azgınlığı bu yüzdendir.

Kaliforniya sendromu nun dört belirtisi vardır.1-zevke düşkünlük (hedoizm)2-ben merkezci , bencilolma 3-yanlızlık 4-mutsuz ve depresif ..insanlık gittikçe dahafazla Kaliforniya sendromuna doğru gidiyor.bir gün gelecek herşeyi olacak ama yalnız başına ve mutsuz olacak .

Mesneviden ; ,ihtiyaçtan fazlasına meyletmeki ,sana galebe etmesin , sana bey olmasın .

3.BÖLÜM  -DUYGUSAL ZEKA DA ON ADIM VE MESNEVİ

Kitabın bu bölümünde duygusal zeka adımları 10 başlık altında mesneviden alınan hikayeler ile açıklanmıştır.

1.Adım ; kendini tanıma ve farkındalık ( özbilinç)

İnatçı çırak hikayesi .şaşı olan bir çırağın öyküsü .

Hayata şaşı bakanlar eğer inatçysalar şok edici dersler vermek gerekebilir.öğrenme sürecinde düşünce ve duygular bir arada kullanılırsa kalıcı bilgi oluşur.

2.adım ;başkalarını tanıma ve empati(sosyal bilinç)

 

*Bakkal ve papağan hikayesi .

*Günlük hayatta birkişiyi üzdüğümüzde özür dilemedenönce  o kişiye kendisini üzdüğümüz durum hakkında bir açıklama yapmamız gerekir.

*Mutlaka gönülden gönüle yol vardır derler .

*Kendine yapılmasını istediğin şeyi aleme yap , ister eziyet olsun ister zarar.çünki  Hak gözetlemededir, pusudadır.hesap gününden önce karşılığını vermektedir.

3.adım ; iletişim becerileri

*padişahmı incimi ? hikayesinde dünyanın en güzel incisini kırılmasıni isteyen padişahın vezirlerinin tereddütü ile itaatin ve sevmenin önemini anlatılıyor.

*başkalarının görmediğini görme ve iletişim yeteneği ne dair.

*buluştuğun herkesin yüzünden bir şey yersin .her buluştuğundan bir şey alırsın .

4.adım ; motivasyon ve geleceği planlama

*kışın sığınağı olmayan bir köpeğin soğukta yaz gelince dişimi tırnağıma takıp  kendime sığınak yapacağım demesi fakat yaz gelince benim gibi bir köpeğin sığınağa ne ihtiyacı var deyip yuvasını yapmamasını anlatıyor.

*kısa vadeli düşünen insanlar gelecgi planlayamazlar.uzun vadeli düşünerek kendine bir hedef koymazsan tembellik galip gelir.

5.adım ; sorun çözme becerileri

*Bir Hristiyan bir Yahudi ve bir Müslümanın  yolculuğu esnasındaki olaylar konu edilerek sorun çözmede duygusal zekanın etkisi irdeleniyor.

*new yorktaki manhatta da dört fast food işletmesi aralarında en çarpıcı reklamı yapannın ödül kazanacağı bir yarışma yapıyorlar.bir tanesi “dünyanın en ucuz fast foodcusu” ,diğeri “dünyanın en gelişmiş fast foodcusu” , üçüncüsü ise “ dünyanın en büyük fast food cusu “ sloganlarını buluyor.sonuncusu ise “ bu mahallenin en iyi fast food cusu “ yazıyor ve yarışmayı kazanıyor.

6.adım ; öfke stress ve zaman yönetimi

*ormanlar  kralı arslanın etrafındakilere yemeği paylaştırmasının hikayesi

*barışçıl olmayan bir rekabet ,adil olmayan bir paylaşıma yol açar.

*sultan yanındaki vezirinden birine neden hiç konuşmuyorsun demiş .vezir “doğruları söylersem sizden korkuyorum,yanlışları söylesem Allahtan korkuyorum “ demiş.

7.adım ; bağışlayıcılık ve hoşgörü

*devenin yularını tutmuş bir  kibirli ve gururlu farenin öyküsü.

*zeka tek başına işe yaramaz.kişi kendini olduğndan büyük görürnce kibir , büyüklenme , olduğundan küçük görürse de özgüven yetersizliği meydana geliyor.

*yükünü herkese yükleme ,kendine yükle.Baş olmayı isteme ,yoksulluk daha iyidir.Halkın boynuna binmede ayaklarına nikris illeti gelmesin .

8.adım :sebatlılık

*kaçınılmaz durumlardan tat almayı bilebilmek gerekir.hedefe giderken yapılması gerekenleri öfkeyle yerine getirmektense , kişininkendini rahatlatan , ferahlatan yollar bulması ve yolun zevkele yürünmesini sağlar,hemde bu daha güvenli bir davranıştır.

*açlığa sabredersin adı   “oruç “olur,

Acıya sabredersin adı “ metanet olur,

İnsanlara sabredersin adı “hoşgörü “ olur ,

Dileğe sabredersin  adı “ dua “olur ,

Duygulara sabredersin adı “ hasret” olur ,

Özleme sabredersin adı “gözyaşı “ olur…

9.adım ; yardımseverlik ve işbirliği

*cömert bir şeyh  in cömertliğinin onu borçlu hale getirmesi fakat borç içindeyken bile cömertlikten vazgeçmemesi sonucunda mükaftaını almasının hikayesi…

*günümüzde sosyal bağlar zayıfladığı için inşanlar yardımsız ve korumasız kalıyor.sosyal hastalık olan bencilliğin tedavi yolu önce kendini sıfırlama, sonrasında ise yol ve yöntemin doğru olarak amaçlara ulaşmaya çalışılmasıdır.

*duvarların yardımı olmasa evler ,ambarlar nereden meydana gelir? Her duvar ayrı olsa tavan , havada nasıl olurda direksiz ,dayanaksız durur?

10.adım ; uzlaşmacılık

*ömründe fil görmemiş Hintlilerin karanlıkta fili tanımlamalarından yola çıkarak her bir insanın algılamasının farklı olduğunu önemkli olanın bu farklılıkları ortak bir potada birleştirerek doğruya ulaşmak olduğunu anlatanbir hikacik ile açıklanıyor.

*bireyler arasındaki sorularda iki şeye dikkat edilmelidir. 1- büyük forografı görmek  2- algı ile olguyu karıştırmakmak.

*iletişim çatışmalarında %70-80 i yanlış bilgi veri nedeniyle başlar ve sürer ancak %20 -30 u kasıt ve kötü niyetten kaynaklanır.

*küçük insanlar büyük olayları analiz edemezler.kendi algıladıklarını olgu zanneden  bu sebeble eşini komşusunu öldüren insanlar , savaş çıkaran siyasetçiler keşke mevlanayı görselerdi.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s