AİLE ŞİRKETLERİNDE KURUMSALLAŞMA-BABALAR OĞULLAR VE KIZLAR-

phpThumb_generated_thumbnail

MEKTUPLARLA AİLE ŞİRKETLERİNDE KURUMSALLAŞMA

BABALAR ,OĞULLAR VE KIZLAR

ADNAN NUR BAYKAL

SİSTEM YAYINCILIK

Bu kitapta , iş dünyasının fenomeni haline gelen “kurumsallaşma”hakkında , bir roman tadında  gerçek yaşanmışlıkları bir danışman ile kurumsallaşma arayışındaki iş adamı  arasında geçen konuşmalar şeklinde bulacaksınız.Başarılı bir işadamının ulaştığı noktadaki tıkanmaların başlıcaları olan ortaklık ilişkileri , şirketin yönetimindeki kızı ,oğlu ,damadı ile diğer yöneticilerle olan sürtüşmeleri ,çekişmeleri ve bunları aşmak için güvendiği bir danışmanla gelişen işbirliği ile aşarak ,ulaştığı kurumsallaşma  adımlarını izliyoruz.Kitap klasik kişisel gelişim kitaplarından farklı olarak roman tadında bir danışmanın iç dünyasında dışarıdaki patronların ,yöneticilerin ,ortaklıkların ve bunların davranışlarının çözümlerini barındıran ,akıcı , kolay anlaşılabilen bir  dil ortaya koyuyor.Yaşanmış olması  nedeniyle içerisinde birçok pratik ile uygulamada karşılaşılan sıkıntıları aşmaya faydalı olacak yöntemlerin bulunduğu kitabı ,kurumsallaşma aşamasına gelmiş şirketlerde çalışan her yönetici  ,ortak ve patron statüsündeki girişimcilerin okumasında ve el altında tutulmasında fayda var.Kitap yazarının danışmanlık yaptığı şikret sahibinin ,düşünceler yazıya döküldüğünde  insanın daha disiplinli  olmak zorunda kalacağını söyleyerek ,ondan şirketlerini ilgilendiren ilişki ve konularda mektuplar istemesi , birçok aile şirketi için değerli olan anılarla dolu bir kitap oluşturmuş.Burada okuyanların önemli gördüğü noktaların alındığı bir özet bulunmaktadır.Faydalı olması dileğiyle.

KURUMSALLAŞMAYA DAİR NOTLAR

*Kurumsallaşmanın amacı sürekliliği sağlamaktır.Uçaklardaki otomatik pilot gibi , uçak kalkıp rotasına girdikten sonra pilotun daha verimli çalışmasını sağlar,dinlenmelerine ,düşünmelerine imkan verir.Fakat türbülansta , özel durumlarda ,kalkışlarda ,inişlerde pilotlar bizzat uçağın yönetimini ele almak zorundalar.

*kurumsallaşabilmek için belirli bir büyüklüğe ulaşmış olmak gereklidir.Kurumsalaşma şirketlere belirli bir hantallık getitir ama şirkete süreklilik sağlar.

*Bir yönetici olarak patronların rüzgarını kesmeyin , bunu hoş karşılamazlar!!

*iş hayatında sormadan söylenen mahrem bilgilerin faturasını bir gün ödersin .

*İnsanlar yazdıklarına söylediklerine nazaran daha çok itina ederler.

1.MEKTUP-GİRİMŞİCİYE OĞLU HAKKINDA YAZILAN MEKTUPTAN NOTLAR

*Karşılıklı etkileme ve şekillendirme imkanının olmadığı baba oğul ilişkisi kopmadan devam edebilmesi için birbirine uyumlu hale gelmelidir

*Genellikle babalar oğullarınında kendileri gibi başarılı olmasını isterler ama bu mümkün degildir.babanın sağladığı iyi ortamda yetişen oğlu ,sıkıntıların uzağında olduğu için aynı şevkle mücadele edemez.

*baba oğlununda en az kendisi kadar başarılı olacağını düşünür.Şansın ve tesadüfün kendisine yardım etmiş olduğunu ,talihin kendisine güldüğünü hatırlamak istemez.

*Kendisinin  zor şartlardan geçerek bu duruma geldiği düşüncesi ile ,oğlunun iyi şartlardan geçerek bu durma kolaylıkla kendisinden daha başarılı  olacağını düşünür.halbuki bu çok yanıltıcıdır.Baba ,yaşanması güç oaln durumunu düzeltmek durumda kalmış , kızgın bir metalin üzerinden kaçmaya çalışan horoz gibi uçarcasına ileriye doğru hareket etmiştir.Motivasyonu çok güçlüdür.Oğlunun içinde bulunduğu durum onun için memnuniyet verici olabilir.durumunu koruyabilmek oğlu için yeterlidir.Çünki sıkıntı devri geride kalmıştır.Mecburiyetten  başarılı olma devri kapanmış ,istem olarak başarılı olma zamanı başlamıştır.

*OĞLUNUZUN BAŞARILI OLMASINA İZİN VERİYORMUSUNUZ?

İşe sıfırdan başlayıp zor şartlara gögüs gererek onların üstesinden gelen baba ,tecrübesini karar vermey alışarak kazanmıştır.Deneme yoluyla kararlar verip hatalarda yapmış , fakat kendisine rehber olacak tecrübeyi kazanmıştır.pratik olmayı öğrenmiştir.şirket büyüdükçe babanın tecrübesi artmıştır.iş hayatında tecrübenin faydaları inkar edilemez.fakat tecrübe sahibi olmanın , yıpranmış olmayı , belli bir yapıda donmayı ve fikirlerinde kıvarak olmamayı da beraberinde getirebilecegini unutmamak gerekir.

şirkete sonradan giren  ve iş tecrübesi babasındasn çok eksik olan oğlunun şirket için kararlar alıp hata yapmasına ve tecrübe kazanmasına babası izin vermez.Baba oğluna devamlı kararlarının hatalı olacak kısımlarını gösterir ve onu frenler.Oğluda karar almaktan korkar hale gelir.

Babasının şirketinde kendisini ispat etmeye çalışan oğlu ,teoriyle pratiği birleştiremediği  ve iş tecrübesi  kazanamadığı için , teorisine  dayanarak iş yapmaya kalkar , atak olmaya çalışır.Böylelikle tecrübesizliğini gizleyebilecegine inanır.Bu davranışında başarılı olmazsa , enerjisini kendisiyle hesaplaşmaya ,mücadeleye dönüştürür.Başarısız olan çocuk , babasının sürekli serzenişlerine , sitemlerine maruz kalır.Oğlunda suçluluk duygusu artar, babasına ve hayata yabancılaşır.oğul kendisini asalak gibi görebilir.Talihini denemek , gençliğinin gözüpekliğini yaşamak ve bütün gücünü kullanmak için imkan bulamaz.

TAHSİLİ ZAYIF GİRİŞİMCİ BABA -OKUMUŞ TAHSİLLİ ÇOCUK

Genelde birinci nesil girişimcilerin tahsil durumu zayıftır.Egitimleri nedeniyle kolaylıkla iş  bulabilen ,seçenekleri fazla olan kişilerin , kendi işlerini yapabilmeleri daha zor.Güçlükler ,sıkıntılar  ve eksiklikler girişimcinin içindeki ateşi körükler.Girişimci başarılı olunca eğitimin eksikliklerini hisstemeye başlar, bunun ufkunu daralttığını düşünür.Bu eksikliğini tamamlamak için çocuklarının çok iyi eğitim almalarını ,yabancı dilleri öğrenmelerini ister.Babalarından daha iyi eğitim alan çocuklar, bu eğitimin her kapıyı açacağını zannedip babalarını küçük görmeye başlarlar.Halbuki yeni neslin başarılı olmsı için iş tecrübesi kazanmaları , teoriyle pratiğin farkını anlamaları gerekir.

*bütün mesele babaların iş tecrübesi ile çocuklarının eğitimlerini şirket için yararlı bir şekilde bir araya getirebilmektir.

*Baba ,şirketlerini  de çocuklarını sevdiği kadar sever ve onlara zarar verilmesine göz yummaz.sorun bu noktada çıkar.Baba oğlunun karar vermesine engel olarak veya sürekli onun karalarını körelterek karar verme yeteneğinin kısır kalmasına sebep olur.

*kendi zor geçinen baba ise oğlunu  hayat mücadelesini içine atar.ayrıca paylaşacak mülkü olmayan fakir ailelerin çcoukları birbirlerine daha yakındırlar ,birbirilerini eskiltmezler,bilakis fazlalaştırabilirler.

*Uzaya yollanan bir füze dünyayı terk etmek için dik bir açıyla atmosfere girerse ,hava direnci fazla olacağı için yanar kül olur.Aynı füze çok dar bir açıyla atmorfere yaklaşırsa atmosferi geçemez.başarılı bir girişimcinin oğluyla yaşadığı ilişki buna benzer.

2.MEKTUP -GİRİŞİMCİNİN ŞİRKETİNDEN ÇALIŞAN BÜYÜK OĞLUNA

*Doğru yolu bulup gitmek içinyanlız ilim yetmez , ilmin yanında uzun müddet tecrübe ve meleke kazanmak ta elzemdir.

*Mühendisler ,belirsizlilerin olmadığı her şeyin kesin olarak tanımlanabildiği ortamları severler.halbuki hayat ve iş hayatı belirsizliklerle doludur.İş hayatında sık sık , bir mühendisi yönetici yapanların bir süre sonra “iyi bir mühendisimizi kaybettik , kötü bir yönetici kazandık ” değerlendirmesi ile karşılaşılır.

İŞADAMININ OĞLU  BABASININ ŞİRKETİNDE ÜÇ TÜRLÜ DAVRANABİLİR

1- Ya hiçbir şey yapmayıp sıralarını beklerler,

2-ya olayları zorlayıp kısa zamanda başa geçmeyi düşünürler

3-yada kuruma faydalı  olup her şeyi ,herkesi yakından tanımak isterler.

Genelde yöneticilerin artıları eksileri değerlendirilerek hangi taraf ağır basarsa başarılımı , başarısızmı karar verilir.halbuki girişimcinin oğlu  konumunda , işlenen hatalar ölümcüldür sevapların hükmü yoktur.Çünki böyle durumlarda babası şirkete zarar vermemesi için oğlunu kızağa çeker.bundan sonra onun sevap işlemesine fırsat kalmaz.ölümcül hatalarına rağmen ,oğluna katlanabilen bir girişimci ,onun şirketinin enkazı altında kalmasına neden olur.Ne oğlu kalır ne şirketi ve nede kendisi.

OĞULA TAVSİYE

Babanızın , amcanızın ve üst düzey yöneticilerin hangi işleri  zevkle yapmadıklarını tesbit edin ve bu işlere talip olun.Eğer o işleri sevmiyorsanız , sizi temin ederim ki o ilşeri  yapıp da  başarılı olmaya başlayınca seveceksiniz onları.Ayrıca ilk bakışta aşık olup çok beğeneceğiniz şeylerdende çekinin .her konuda!! Hayatta çoğu zaman ilk görünen şeyler zordur ,zor görünenlerde kolaydır.Başarılı olmak için zorlukların üzerine gidin.

*Üç çeşit dost vardır.Bir dost vardırki  , gıda gibidir,sen onu he rgün ararsın .bir dost vardırki , ilaç gibidir, gereğinde ararsın .Bir dost vardır ki , hastalık gibidir o seni arar!!

*Çalışanlar ,şahısların ,aile mensuplarının değil şirketin hizmetkarlarıdır.

*Ben şirketi çok seviyorum  demeyin ve dedirtmeyin .Çünki girişimci cocukları , şirkette olur olmaz herşeye karışmalarını ,şirketi çok sevmelerine bağlarlar.

*Babanızın şirketinde çalışırken ,gündüzleri mesaideyken , filimlerdeki gibi hayata sıfırdan başlayıp bir şirkete girmiş delikanlı rolü oynayın ,inanarak isteyerek bunu yaparsanız zamanla iş h ayatınızla özel hayatınız uyuşmaya başlar .Herkes mutlu olur , sizde mutlu olursunuz.

3.MEKTUP-GİRİŞİMCİ BABANIN YÜKSEK TAHSİLİNİ BİTİREN KÜÇÜK OĞLUNA

İnsanlar hangi yaşa gelirlerse gelsinler , çocuklarındaki gençliklerindeki kendilerini mutlu eden şeyleri arıyorlar.

Patronlar , paraya ihtiyacı omayan yönetici adaylarının şirketlerine yararlı olamayacaklarını açık açık söylüyorlar.

Girişimci bağımsız çalışmayı severler,heşreye kendi karar vermek ister ve işin çerçevesini çizer.Yönetici ise konulan çerçeve içinde herkes i ikna ederek iş görmeye çalışır.bir girişimci için başkalarını ikna etmeye çalışmak ,sadece olursa iyi olur özelliklerden biridir.Halbuki yönetici için olmazsa olmaz özelliktir.

TAVSİYE

Babanızla , diğer ortaklarıyla  ve ağabeyinizele sorumluluk ve yetkileri payşabilir, şirketteki ihmal edilmiş bir yükü omuzlyabilriseniz,en kolay yolu seçmiş olursunuz.Genelde babalar çocuklarının işe sahip çıkmamalarından yakınırlar, fakat işe sahip çıkmalarına da izin vermezler!Fakat herkesin ihmal ettiği bir işe sahip çıkarsanız ,bu herkesin hoşuna gider.

*Belirsizlikler hayatımza renk katar.İlerisini kesinlikle görebilmek , yazı tura atmadan neticesini bilebilmek ,hayatımızı daha renksiz , yaşanamayacak bir hale getirirdi.

4.MEKTUP-GİRİŞİMCİ BABANIN DAMADINA

*Girişimci ,oğlunu cepheye yollamaya çekinir, damat ise cephede pişer ,güç kazanır.Şartlar damadı gerçekçi olmaya zorlar.hatalar yapıldığında ,girişimcinin oğlunun ve kızının karşılacakları müsamahayı  göremeyecegini bilen damat ,daha temkinli  ve daha gayretli olmak zorunda kalır.Hakiki cephaneyle talim yapan bir asker gibi ,boşvermeyi , ihmalciliği yanına yaklaştırmaz.

*Görevinizi bir imtiyaz gibi degilde , bir sorumluluk gibi gördüğünüzde başarıl olmamak için hiçbir neden yok.Eger çalışan herkes en az ” şirket bana ne verebilir!” i düşündüğü vakit, şirket girişimcinin itelemesiyle  yürüyen bir sistemden , kendi kendine hareket edebilen bir organizma haline dönüşebilir.

5.MEKTUP -GİRİŞİMCİ BABANIN KIZINA

*Erkek çocuk yeri geldiinde babasını  bir rakip olarak  görürken kızı babasını evin direği ,sıkıntıların ,üzüntülerin engeli olarak görür.Hatta evlenecegi erkekte babasının özelliklerini arar.girişimcinin kızı annesinin rolünü üstlernir ,yatıştırıcı birleştirici etkisi olur.

*Aile şirketlerinde , aile ile şirket iç içe girince , sorunlar “aman tatsızılık çıkmasın ” diyerek önlenemez.Bekleten bu sorunlar ,birikip şirketi batırdığı zaman , ailede herkes birbirlerini suçlar ve aile dağılır.Esasen sorun daha ufakken üstüne gidilebilirse ,aile ilişkileri biraz gerilip arkasından toparlanır.Halbuki sorun büyüyünce çözmeye kalkışıldığında aile ilişkileri tümüyle kopabilir.

*Aman tatsızlık çıkmasın anlayışı aile şirketlerindek en büyük tatsızlıktır,şirketin atmosferini zehirler.Yöneticiler gergin bir atmosferde çalışıyorlarsa , sorunları gizlerler.sorunlar gizlenmeyecek bir noktaya ulaştığında ise arıtk çözülmesi imkansız bir hale gelmiştir.

*Aileyi bir arada tutan şirkettir.Bazı aile fertleri büyük bir hata yaptıklarında ,aile içindeki konumlarını zedelememek için bunu bir yöneticiye veya çalışana fatura etmek isterebilirler.bu tür olaylar iş atmosferini  olumsuz bir şekilde etkiler.İş yapmak değil , hata yapmamak ön plana çıkar  ve takım çalışmasına yer kalmaz.

*Aile fertlerinin kendi aralarındaki yada çalışanlarla olabileeck sorunlarda aile ferdi hanımların devreye girmesi ile kolayca çözüme ulaşılabilir.Çünki diğer aile fertleri tarafından  bunlar rakip olarak görülmezler.Bir tehdit olarak görülmeyincede söyledikleri dinlenir, bir diyalog  olşur.

*Kendileriyle barışık olmayan  ,enerjilerini ancak olumsuz yönde kanalize edebilen kadınlar ise şirketlere kimsenin yapamayacağı zararlar verdirirler.

6.MEKTUP-GİRİŞİMCİ BABAYA AİLE ŞİRKETLERİ HAKKINDA

Şirket kurulduğunda ve büyüme yolunda ilerlerken , şirkete büyük hizmetleri geçen aile fertleri , ancak şirket başarıya ulaşınca ,olumsuz taraflarını sergilemeye başlarlar.Bu olumsuz taraflar ,şirket ile aile gerçeklerinini birbirinden farklı olmalarından kaynaklanır.

Bu gerçekler ise ;

-iş hayatı gerçekleri :

*Yeni bir göreve , bu işi en iyi şekilde yapabilecek kişi alınır

*çalışan , piyasa şartlarına ve başarısına göre kazanır

*Başarılı olanlar yükselir

*Başarılı olan ,kendisini kabul ettirip şahsiyet kazanır

*Başarısız olanın işine son verilir

-Aile gerçekleri

*Yeni bir görev yoksa bile aile ferdine bir görev yaratılır.Görev için uygun olmasada tercih edilir.

*Aile fertlerine ,ihtiyaçlarına göre ve şirketteki akrabalarının kazandıklarına orantılı oalarak maddi destek sağlanır

*aile fetlerine farklı davranılmamaya çalışılır

*Çocuk herzaman çocuktur.Girişimcinin gözünde ,aile fertleri hiçbir zaman büyümezler

*Evlat başarısız bile olsa evlattır.Aile fertlerinin işten çıkarılması aile ikişkilerini etkileyeceği için sadece kızağa çekilirler.

DEĞİŞİME ETKİSİ

iş hayatı ile aile gerçeklerinin çok farklı oldğu konulardan biride değişimdir.Şirketler iş hayatındaki değişimlden faydalanıp büyürler.değişim yeni fırsatlar , firsatlardas yeni iş alanları ve yeni imkanlar  oluşturur.Aile ilişkileri ise değşimden zarar görür, çünki aile dengelerinin değişimi aile içi dengeleri bozar.Aile ilişkilerinde herşeyin yerli yerinde kalması beklenir,yoksa uyum bozullur.

Piyasadaki değişimden yararlanmaya çalışan girişimci , aile ilişkilerinde değişimden çekinir.Değişime hem dost hemde düşmankesilir.Buda girişimcinin zamanla piyasa degişikliklerinin gözden kaçırmasına neden olur.

Girişimcide iş hayatı ile aile gerçeklerini birbirinden ayırmaya çalışsada ,neticede bunları bir türlü harmanlayıp dengeyi bulmak zorunda kalır.

AİLE ŞİRKETLERİNİN AVANATAJLARI

Aile şirketlerinde kararlar çabuk alındıkları  gibi , alınan kararlarda hemen uygulamaya konur.girişimci verdiği kararlara , şartlar değişmemişse sahip çıkar.

İşiyle gurur duyan girişimci itibarına önem verir.Bugün buradasyım yarında burada olacağım diye düşünerek hareket eder.Şirketine sahip çıkar , kendisini işine verir, şirketinde adaletin eçerli olmasına çalışır.Haksızlığa uğrayan  , en son merci olaraka girişimciye başvuracağını bilir.Aile şirketlerinde kaptan gemiyi terketmez , çünki gemi kendi gemisidir.

Aile şirketleri çok esnek olabilirler.Girişimci işiyle yatar işiyle kalkar.Bu şirketlerin verdikleri hizmet ,çalışma saatlerine ve tatillerine takılmadan müşterilerine ulaşır.Ağır çalışma temposunun getirdiği yük bir şekilde telafi edilir.

AİLE ŞİRKETLERİNİN DEZAVANTAJLRI

Aile şirketlerinein en büyük dezavantajı   ,şirketlere hislerin hakim olmasıdır.İnsanın olduğu her yerde hisler az yada çok daima mantığa yol gösterir , davranışlara hakim olur.

Aile şirketlerindek i en büyük sorun , girişimcinin tecrübesidir.YAŞLI ASLANA YENİ OYUN ÖĞRETİLMEZ.Girişimci karşısına çıkan sorunlara geçmişte başarılı olan çözüm yollarını uygulamaya kalkar,tecrübesinin esiir olur.Girişimci, piyasaının tüm gelişmelerini başarılı olduğu ilk iş sahası açısından değerlendirir.Girşimci , kendisini ve tecrübesini yenileyebildiği ölçüde başarısını sürdürebilir.

Hayata sıfırdan başlayan girişimci ,başarlı olduktan sonra elde ettiklerini kaybetmekten çekinir.Eğer yakınında onu frenleyen güvendiği kimseler yoksa çok temkinli olmaya başlar , ataklığını kaybeder , riske girmekten çekinir.Fırsatlardan , ilk zamanlarında olduğu gibi yararlanamaz.kazanmak yerine kaybetmemek ön plana çıkar.

İnsanlar çalışatıkları şirketten adalet , tutarlılık beklerler  ve önlerini görebilmek isterler .Aile  şirketlerinde  adil bir sistemi ayakta tutabilmek zor olur.Şirket içi adalet sağlansa , aile fertleri bundan zarar görürler ,ayrıcalıklı durumları törpülenir.

AİLE ŞİRKETLERİNİN DEZAVANTAJLARINI EN AZA İNDİRME YÖNTEMLERİ

*Aile fertlerinin sorunları ,şirket içinde degilde Aile meclisi veya Aile danışma kurullarında dile getirilmelidir.Şirket sorunları ise şirket ortaklarının katıldıkları Yönetim kurulunda masaya yatırılır.Aile veşirket sorunları böylelikle birbirinden ayrılmış olur.

*Aile fikir ayrılıklarının altında mizaç ve tabiat farklılıkları yatar.Özel hayattaki ufacık sıknıtılar , şirkette gerginliğe sebeb olur.Aile şirketinde çalışmayan aile fertleri ve ortaklarının yakınları evde televizyonları bile bozulsa , Tamirciyi veya servisi aramak yerine şirketi arayıp yardım isteyebilirler.bu işler için şikret çalışanları kullanılırsa ,çalışanlar aileye yakın olduklarını düşünüp bu imtiyazı şirket içi ilişkilerinde istismar eder ve şirket hiyrarşisini zedelerler.bunun için bir “aile sorunları şefi ” istihdam edip bu tür işleri oradan halledilmesi iyi bir yöntemdir.

*Aile fertleri her zaman kendi aile menfaatlerin düşünmeye bilirler.Hata yapıp bundan zarar gören aile fertleri , diğerlerinin zarar görmelerini isterler.bu yüzden Aileye zarar vermeye başlayıp bunu ilerleten fertleri aile şirketinden kolayca uzaklaştıracak bir sistem kurun .Burada dikkat edilecek şey ortaklıktan ayrılacak aile ferdine hakkını fazlasıyla vermek gerekir.

*Şirket ailenin her türlü harcamaını karşılamakla yükümlü degildir.Kar ederlerse onlara kar ölçüsünde destek olmalıdır.Aile fertleri harcamalarına dikkat etmelidir.

*Ailede iş hayatıyal uzlaşamayanların sevebilecekleri ,başarılı olabilecekleri alanlar ve imkanlar oluşturmak gerekir.Enerjisine çıkış yolu bulamayan insanlar saldırgan olurlar.Bu ise aile ilişkilerini zedeler , aile şirketine zarar verir.

*Aile fertleri beraberce ayaktayız, bölünürsek yok oluruz diye düşünmeleri gerekir.

*Girişimci dobra dobra konuşmaktan vazgeçmemelidir.Aile içinde uyumu bozmamak için bundan vazgeçerlerse hata eder.

*Şirketin asıl amacı ailenin uyumunu sağlamak degildir.Aile fertlerinin uyumu ,onların şirket içinde istediklerini yapmaları, aile şirketinin varlık nedeni olunca ,şirket uzun süre ayakta kalamaz.

*Her şirketin bir ömrü vardır.Sizde şirketinizde sonsuza kadar yaşayamaz,fakat mümkün olduğunda uzun süre devamlılığı sağlama peşinde olmalısınız.

7.MEKTUP -GİRİŞİMCİYE GİRİŞİMCİLİK HAKKINDA

*Girişimci ,riski sever ataktır.Yönetici riskten kaçar ,tutucudur.Patron ise yumurtalarının üzerine kuluçkaya yatmış tavuk gibi elindekileri korumaya çalışır,temkinlidir ,kıskançtır.

*Eskiden kadırgalarda ,kürekli gemilerde kürekçiler vardı.bunların ayağı zincirli esirlerden oluştuğu  hristiyan gemilerine karşılık Barboros hayrettin paşa askerlerini kürek çektirerek savaş halinde kürekçilerinde kılıçlarını alıp mücadele etmesiyle rakipleri alt ediyordu.firmadaki çalışanlarda böyle olmalıdır.

*işadamının hem girişimci hem yönetici hemde patron olması , bu görevlerin ondan çelişkili özellikler beklemesi ve şirketinin ihtiyaçları için aile fertlerinin beklentilerini dengelemeye çalışması , onun çelişkili davranışlarda bulunmasına sebeb olur.

*İş adamı kimseyi istediği gibi memnun edemeyeceğini anlar.Zaten herkesi memnun edebilecek bir kişi veya sistem yoktur.

İŞADAMI NASIL KANAR.??(ÜÇKAĞITÇI TEORİSİ)

Bazen işadamlarının nasıl olup da etrafındaki bazı kişilerin sözlerine kandıkaları merak konusu olur.Üç kağıtçı teoremine göre üçkağıtçı tüm numarasını  iddialaştığı  kişiye , yani işadamına yapar.Doğru kartı ona göstere göstere saklar.Fakat iddialaşannın yanında  bulunanlar üç kağıtçının tüm oyujnlarını görürler.Bunu işadamına nasıl anlatsınlar, anlatsa bile nasıl ispat etsinler ?Aynı anda herkesle iddalaşan bir üçkağıtçı göremezsiniz.çünki bu mümkün değildir.

Buna göre işadamına bilgiler süzülerek gelir,bilançolar , karlar bile değiştirilerek , düzeltilerek ona yansıtılır.Kötü haberler saklanır, işadamı gerçekleri öğrendiğinde çoğu zaman tedbir alma fırsatı kaçmıştır.

*”Amaç aracı doğrular” diyen bir işadamı , yöneticilerine de örnek olur.

*Herkes  varlığınızı sonsuz zannettiği için ne  yaparsanız yapın herkesi memnun edemezsiniz.Vicdanen elinizden geleni yaptığınıza inanıyorsanız ,bu yeterlidir.

*hayatı derinlemesine düşünüp yoğun bir şekilde yaşayınca insan ister istemez yanlızlaşır.

*Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsanız ,mutlusunuzdur da , farkında degilsinizdir.Halbuki hayatta sürekli bir mutluluk yok ,mutlu olduğumuz anlar var.belki belki herkesin  mutluluk dediği , bu mutluluk onların toplamıdır.Ölçüsüz sahip olma tutkusu , dinmek bilmeyen mülkiyet edinme hırsı insanı mutsuzluğa sürüklüyor.

*YA HEDEFLERİMİZİ BÜYÜTÜP MUTSUZLUĞU ,SIKINTILARI GÖZE ALACAĞIZ.Oysaki insanın yetenekleri ile hırsı arasında bir denge kurması gerekiyor.

*Kişinin yaşadığı günü ağzına kadar işle doldurması onamutluluk verir.Bomboş bir günü olan kişi hiçliğin gölgesine girer.Hayata anlam veren , insanın bir şey için uğraşması , gayret göstermesi ve faydalı olmasıdır.Bir hayat ne kadar renkli olursa , o kadar yaşanmış olur.

Canım sıkılmasın diyorsun , başım ağırmasın diyorsun, acıkmayayım diyorsun , çişim gelmesin diyorsun , Ölsem desene….

*Neden hayatınıza sondan başlamayı denemiyorsunuz?

İŞ HAYATINDA KRİZLER …

*Esasen kriz üzüntü verici olsada , uzun vadede pekte hasar bırakmayacak bir yol kazası olarak kabul etmek gerekir.Kriz dönemleri ,aynı zamanda şirketlerin süreçlerinde dönüm noktasıdır.BENİ ÖLDÜRMEYEN ŞEY , BENİ GÜÇLENDİRİR SADECE..

*insan sadece akıntıya karşı yüzerek güçlendirebilir kendini .

*kriz dönemleri gerçek dostları gösterir.Sadrazam Keçecizade Fuat Paşa ya “paşam sizin gerçek dostlarınız kimlerdir ? “diye sormuşalr.Paşa , ” şimdi dostlarımın kimler olduğunu bilemem , çünki gücümün zirvesindeyim.Gücümü kaybettiğim zaman beni arayanlar gerçek dostlarımdır.” demiştir.

POLİTİKACI

Churchill , “Politikacı , önce nelerin olacağını ,kesin bir tavırla , ayrıntılı bir şekilde anlatabilen , sonra söyledikleri olmayıncada bunların neden gerçekleşmediklerini yine tüm ayrıntıları ile ,ikna ederek  getirebilen kişidir.” demiştir.

8.MEKTUP-GİRİŞİMCİYE ORTAKLIK HAKKINDA

*Çok ortaklı şirketler başarılı olunca ortakların arasında sorunlar ortaya çıkmaya başlar.

*çok ortaklı şirketlerde kararlar çabuk alınamıyorsa , ortaklığı çözme formülü tesbit edilmelidir.

*Ortaklık amaç degil araçtır.finans -muhasebe ,pazarlama-satış,imalat, insan idaresi gibi alanlar farklı ve birbirleri ileçelişkili yeteknekler gerektirir.Girişimcide toplanması çok zor olan bu yetenekler yeni kurulmuş bir şirkete taşımanın yolu ortaklıktır.

*Ortaklığı bir arada tutan  ,menfaatlerinin de ötesinde ,bibirlerine olan güvendir.şirketler büyüyüp başarılı olunca yönetimde ortaklar arasında boşluklar oluşmaya başlar.Ortaklar bu boşlukalrı kendi lehlerinde doldurmaya başlarlar ise güven ortamı zarar görmeye başlar.

KÜÇÜK ORTAKLARIN HAKLARI

*Demokrasi ,azınlığın çoğunluğa uyması olarakta  anlaşılabilir,çoğunluğun azınlığın haklarını gözetmesi olarakta.Ortaklıkta çoğunluğun azınlığın haklarını gözetlemesi gerekir.Bu büyük ortağın ,ilelebet ortaklığı sürdürmeye mahkum olması demek değildir, sadece onun kendisini küçük ortakların yerine koyması anlamına gelir.Büyük ortak azınlığa uymaz ama onlarında hakları oldğunu bilir.

*Arabayı kullanan büyük ortağın ,küçük ortakarın ,yani arabadaki yolcuların bu yolculuktan memnun olmamaları halinde , onlarla bir durum değerlendirmesi yapmasıdır.Eğer küçük ortak lar yollarını ayırmak istiyorlarsa ,onları beraber yolculuğa mahkum etmemesi ,onları ortada bırakmayıp kendi yolculuklarını yapabilecekleri işlek bir durağa bırakmasıdır.

*Ortaklıklar zordur ve bir ortaklıkta ortaklığı çözme formülü her an hazır olmalıdır.

*herkesin yaptığı işten zevk almasını öğrenmesi gerekir

9.MEKTUP-GİRİŞİMCİYE YÖNETİCİLER HAKKINDA

*Bir yönetici kendisini aşırı tenkit eden patronuna ” beni tenkite  ediyorsunuz  ama unutmaki siz bizden iyisini bulamadınız , bizde sizden iyisini ” demiş.

*Girişimci her işine bizzat yetişemeyince  ” vekil ” olarak yöneticileri görevlendirir.vekil ” vekalet vereni” temsil eder, ama onun yerine geçemez.yeniliğe açık ,yaratıcı , riski seven  ve atak girişimci ,disiplinli , riskten kaçan ve tutucu yöneticiyi vekil tayin eder.Girişimci şirketi kurar ve büyütür, yöneticiler ise şirketi taşırlar.

*Nelerin yapılacağına girişimci ,patron  ,iş adamı ,nasıl yapılacağına da yöneticiler karar vermelidir.

*Bazı yöneticiler “Şirketi yöneticiler yönetir , aile ise denetler ve kontrol eder” deselerde  bu yanlıştır.İşi yapmayan , olayların ayrıntılarından haberdar olmayan  işadamı veya aile fertleri yapılanları nasıl hakkıyla kontrol edip hesap sorabilirlerki?

*bir aile şirketinde yönetici , şirketin işlerini yaparken ,işadamını ve aile fertlerini idare etmek zorundadır.Onları karşısına alarak başarılı olması mümkün degildir.

*Yöneticiler , geleceklerinden emin olmadıklarından , kısa vadeli düşünüp meyvelerini kendilerin toplamayacakları ,fakat şirket için faydalı olacak projelere önem vermezler.

10.MEKTUP-YÖNETİCİLERE

*Günlük işlere mağlup olmamaya , uzun vadeli olmuyorsa orta vadeli hesaplar yapmaya çalışın .Sızlanmak yerine hırslanın.Hak eden ,değil hareket eden kazanır, diye düşünüp haksızlığa uğradığınızda küsmeyin ,bir kenara çekimeyin mücadeleye devam edin .Bir şirkette , işinizden heyecan duydukça ,haz aldıkça çalışın .Kendinizi tekrarlamaya başlayıp ,sadece maddi kazancınızı düşünmeye başladığınızda misyonunuz bitmiş demektir .ayrılın .

*kendi ateşinizi ,heyecanınızı yanınızdsaki çalışnalara aşılamaya  gayret edin .Çalışanlara ulaşılmaz olmayın , çok içli dışlı olup onları kendi amaçlarınza göre kullanmayın .Yanınızdaki lerle olan ilişkiniz korku ile yüz göz olma arasında saygıya dayalı olmalı , ayrılırsanız bu saygı sevgiye dönecektir.

*Yöneticiye saygınlık kazandıran şey , birkonuda üstünlüğünün kişilere degil işe yansımasıdır.İyi niyetlide olsa işadamının dikine giden hiçbir yönetici başarlı olamaz.

*Bir işadamı bir yöneticisi için bir gün iyi ki var derken , bir şbaka gün işine son vereyimmi diye düşünüyorsa , işte o yönetici iyi bir yöneticidir.Çünki işadamına gördüklerini ,düşündüklerin çekimeden söyler gerçeği saklamaz.Ama böyle bir yönetici zamanla işadamınıda kendinide  yorabilir.

a

*Girişimci , şirketinin gelecegi için kendisinden  kaynaklanan sorunları aşıp kendisine bir halef seçmeye kalksa , bu sefer girişimcinin çevresi onun geri çekilmesini kabul etmez.

*Yöneticiler ve çalışanlar , huyunu suyunu bildikleri girişimcinin çekilmesini kabullenemezler.bu durumdan huzursuz olurlar.hele bu kişi genç ise , yeni söz sahbinin ,kendi kadrosunu kuracağını düşünürler.

*Esasında şirketlerin ömürleride sınırlıdır.girişimcinin ,şirketlerinin uzun süre yaşamaları için alacağı tedbirlerin neticesinde başarılı olma şansı %10 bile degil.bu mücadeleye değermi?

*ŞİRKETİNİZİN GELECEĞİ İÇİN YAPABİLECEKLERİNİZ

-Şirketinizi halka açabilirisiniz

-Şirketinizi vakıf haline getirebilirsiniz.

-İyi bir fiayt ve düzgün bir ödeme bulursanız şirketlerinizi satıp sağlığınızda mirasçılarınızın ve ortaklarınızın her birinin ayrı ayrı kendi yollarını çizmelerini sağlarsınız.

-yukarıdaki seçeceneklere yok diyorsanız sizden sonra şirketi kimin yada kimlerin yönetecegini belirlemelisiniz.

*Bir girişimci diğer insanlardsan farklı olarak , bir işi aklıyla analiz ettikten sonra , aklını devreden çıkarıp kalbiyle ,hissiyle ,önsezileriyle  karar verir ve bu kararın tüm sorumluluklarına katlanır.

EN DOĞRU KARARLAR YOKTUR , SONUNA KADASR TAKİP EDİLİP BAŞARIYA ULAŞTIRILAN KARARLAR VARDIR.

İŞADAMININ DEVİR SONRASI GELECEK  UYGULAMASI

*Şirketin şu andaki karlılığını döviz bazına çevir.bunun yarısını her yıl ortaklara dağıt.yerine geçirdiğin kişi eğer bu karlılığı yakalayamazsa başkanlığı düşecek.Ortaklar bir araya gelip yeni başkanı seçecek .Kredi limitleri sınırlı ve belirli olacak bu limitlerin üzerine çıkılmayacak .Muhasebe müdürünü başkan degil ortaklar seçecek.Başkan şirketin gayrimenkullerini satamayacak.

*Yetenekli olan yönetici sadık olmayabilir.Başka bir şirketten çok iyi bir teklif alırsa ayrılabilir.Halbuki yeteneksiz yöneticinin sadakati tartışılamaz.Başka bir şirkette çalışmaları çok zordur.Kısacası seçenekleri yoktur.Aileye uzun yıllar sadık kalmışlardır,bunların dokunulmazlıkları vardır.Ufukalrı dardır ama patronun verecegi her emre kayıtsız olarak itaat ederler.Makamlarını yeteneksizlik degil , sadakatsizlik nedeniyle kaybedeceklerini düşünürler.şirkette herşeyin olduğu gibi kalmasını isterler.Değişim olunca durumlarını kaybedebileceklerini düşünürler ve şirkette yetenekli yönetici barındırmazlar.

Patron emektarlarının maaşlarını yükselttikçe , bu parayı haketsinler diye onalrı yükseltir,onlara önemli görevler verir.Emektarlarda işlerinin yapılmasını zorlaştırırlar.Eğer girişimci emektarına verdiği parayı ondan çıkartmaya çalışmayıp onu geri planda tutarsa sorun olmaz.

*Bir akrabaya kırk gün iyilik edin , kırkbirinci gün bu iyiliği eksiltin sizden kötüsü olmaz.

12.MEKTUP-GİRİŞİMCİYE KURUMSALLAŞMA HAKKINDA

* Kurumsallaşmanın ,şirketin doğru işi yapmasına faydası yok , ama işin doğru yapılmasına faydası çok .Eğer şirketiniz doğru işleri yapıp karlı iseler ve belli büyüklüğe ulaşmış durumdaysa kurumsallaşmaya adaysınız demektir.

*Aile ilişkileri kurumsallaşmaz ise şirkette kurumsallaşamaz.

*Kurumsallaşma en basit şekli ile verimli bir iş ortamının oluşturulmasıdır.Kurumsallaşma adaleti , katılımı ön plana çıkaran bir ortamı ,atmosferi amaçlar.Bu ortamda keyfiyet ve dokunulmazlıklar olursa , bu atmosfer zorlanırsa veya belli bir süre rafa kaldırılırsa tekrar gelişmez .Kurumsallşma nazlıdır kısaca.

*Şirketlerde çalışna kızlarınız ,oğullarınız ,damadınız yada akrabalarınız kurumsalşmaınn kuralları bizim için geçerli degil derlerse , kurumsallaşma başarılı olamaz.

*Ailenizin kurumsallaşması için tüm tedbirleri aldım , şirketimi hemen kurumsallaştıracağım” diyemezsiniz.Kurumsallaşma bir süreçtir.Bir defada , aniden gerçekleşen bir uygulama degildir.kurumsallaşma adım adım fazlar halinde uygulanır.Bir anda da faydası görülmez.Ağırlık kaldıran bir kimsenin kaslarının zamanla gelişmesi gibi , kendisini bir süre sonra belli eder.

*kurumsallaşmanın şirketin başarılı olması ile alakası yoktur , sadece başarının süreklililğini sağlar.

*kurumsallaşan şirket çok yetenekliler yerine ,daha sıradasn kişiler tarafından yönetilebilir.Ama şirketin yöneticileri çok sıradan olurlarsa sorunlar çıkar.kurumsallaşan şirket hareket eder ,ama yönünü tayin edemez ,ceset gibidir.Şirketin başındaki kişinin verecegi ruhla bu ceset hayat kazanır.

*Gelecegine inanılmayan şirketlerde yolsuzluklar artıyor.Adaletin geçerli  ve çalışanların huzurlu oldukları ortamlarda insanlar , karşılıklı çıkarlara dayalı bir organizasyonda çalıştıkarlını unutup takım ruhu kazanırlar.

*kurumsallaşma bir ölçek sorunudur.Ancak büyüyen ve gelişen şirketlerde söz konusudur.ufak bir şirketin kruumsallaşması mümkün degildir.İş adamı ben artıkherşeye  yetişemiyorum diyorsa ,veya işadamının şirketle ilgili önemkli gelişmelerden artık haberi olmuyorsa ,şirket kurumsallaşma için gerekli boyuta ulaşmış demektir.

*Kurumsallaşmanın şartları önce adalet , sonra iyi bir iletişim ,sonrada bu ilişkilerinsağlıklı olmasını sağlayan organizasyon yapısıdır.Şirket için ilişkilerin profesyoneleşmesi için rollerin veilişkilerin  yüksek verim sağlayacak şekilde düzenlenmesi ve sınırlanması gereklidir.Gereksiz görevler ve makamlar verimi düşürür huzuru bozar.

*Pazarla , müşterilerle ilgili bilgilerin değişmeden şirketin en tepesine ulaşması gerekir.Güven ortamı olmayınca her kademe gelen bilgiyi kendisine zarar vermeyecek ,hatta fayda sağlayacak şekilde değiştirir.girişimci kolaylıkla ulaşılabilir olup ortamı sürekli takip etmelidir.

*kurumsallaşmanın amaçlarından biri şirket zamanını verimli kullanılmasıysa , diğeri şirket parasının yerinde harcanması ve israftan kaçınılmasıdır.Maliyet indirimi kurumsallşama planın bir parçası haline getirilip görev tanımlarına konmalıdır.

*Bir şirkette kurumsallaşmanın ilk belirtisi ,girişimcinin ve üst düzey yöneticilerin kısada olsa tatil yapıp yapmadıklarından anlaşılır.

*Bir tanıdığa rica edin ,şirketinizin ürettiği mal veya hizmetle ilgili ,şirketinizin bir çalışanına hayali fakat önemli bir şikayette bulunsun .şirketinizin bu şikayete  karşı tavrı , bu şikayetin size ulaşma süresi ,şirketinizin kurumsallaşması hakkında size bilgi verebilir.

13.MEKTUP-MOTİVASYON VE İLETİŞİM HAKKINDA

*işi sahiplenen kişiler şirketin daha başarılı olması için önerilerde bulunmaya başlarlar.katılımcı bir ortam olmayınca , çalışanlar motive edilemeyince , her tarafa ” öneri kutuları” konsa da , ödüller vadedilsede , çalışanlar geri planda dururlar.

*başarılı olan çalışanların teşvik edilmesi gibi , şirket içi yardımlaşmanında takdir edilmesi de , ortamı verimli bir hale getirir , takım çalışmasını ön plana çıkarır.

*Şirketin ve ortamın çalışnaları motive etmesi yeterli degildir.Yöneticilerin ve çalışanların  kendi kendilerini motive etmelerini  sağlayacak şekilde egitilmleri ve geliştirilmeleri gerekir.

*Motivasyonun fazlası stresse sebeb olur , faydası kadar zararıda olabilir.

*Bir şirkette motivasyon ,şirketin başındaki girişimci ile başlar.Eğer girişimci liderlik özelliklerine sahipse ,yönetici ve çalışanları ikna ederek harekete geçirir ve şirket ruhunu oluştur.

*Bir şirkette toplantılar sözlü iletişimin , raporlarda yazılı iletişimin kalitesini sergiler.

*Danışmanlar , doğum  doktoru gibidir.hiç faydalı  olmayabilirde , çok faydalı olabilirde .doğum öncesi varsa bir komplikasyon onu önceden tesbit edip önlem alabilir.

Reklamlar

AİLE ŞİRKETLERİNDE KURUMSALLAŞMA-BABALAR OĞULLAR VE KIZLAR-” için 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s