Son Nefes

sonnefes_big

Kitabın Adı : Son Nefes

Yazar : Osman Nuri Topbaş

Sayfa : 382

Okuyanın Notu : 10

Özet : 

Son nefes sevdiğim ve saydığım bir büyüğümün vefatı sonrasında okuduğum ve beni çok etkileyen bir kitap.

Osman Nuri Topbaş Hocaefendi’nin yazdığı kitabın özünde nasıl yaşarsan öyle ölürsün, nasıl ölürsen öyle haşrolursun felsefesi var.

Dünyada bir çok şeyi biliyoruz ama uygulamıyoruz, bu kitap uygulamaya büyük vurgu yapıyor.

Altı çizdiğim yerler;

Yani manevi bir eğitim olan tasavvuftan tecrid edilmiş bir İslami hayat, kişiyi Allah’a götürüyormuşcasına bir kulluk kıvamına ulaştıramaz. Bu kıvama ulaşamayanlar, son nefeste darlık ve zorluk yaşar.

***

Oğul, herkesin ölümü kendi rengindedir, insanı Allah’a kavuşturduğunu düşünmeden ölümden nefret edenlere, ölüme düşman olanlara, ölüm korkunç bir düşman gibi görünür. Ölüme dost olanların karşısına da dost gibi çıkar.

***

Her can ölümü tadacaktır. (el-Enbiya, 35)

***

Rivayete göre bir vaiz kürsüde kıyamet ahvalini anlatmaktaydı.Cemaatin arasında Şeyh Şibli Hazretleri de vardı.Vaiz sohbetin sonuna doğru Cenab-ı Hakk’ın kabirde soracağı suallerden bahisle :
‘İlmini nerede kullandın, sorulacak! Malını mülkünü nerede harcadın, sorulacak! İbadetlerin ne durumda, sorulacak!…Bunlar sorulacak; şunlar da sorulacak!…. diye uzun uzadıya birçok husus saydı. Bu kadar teferruata rağmen meselenin özüne dikkat çekilmemesi üzerine Şibli Hazretleri vaize şöyle seslendi :

‘Ey vaiz efendi ! Allah Teala o kadar çok sual sormaz.O sorar ki : Ey kulum! Ben seninleydim, sen kiminleydin!..’

***

Vallahi gözleriniz kımıldadığı müddetçe, Peygamber Efendimiz’i düşmanlardan korumaz da, O’na bir musibet erişmesine fırsat verirseniz, sizin için Allah katında ileri sürülebilecek bir mazeret yoktur.

***

Mülkün sahibi olan Cenab-ı Hakk’ı unutarak; mal, mülk ve mevki gibi tuzakları olan dünyaya gönül vermek, gafletlerin en acısıdır.

***

Senin ruhun bir ağaca benzer.Ölüm ise o ağacın bir yaprağıdır.Her yaprak ağacın cinsine göredir. Dünyanın bir saati kıyametin bin senesinden daha kıymetlidir.Zira orada kurtuluşa kavuşturacak bi amel yapılamaz.

***

Namazını hayata veda eden bir kimsenin namazı gibi kıl! Özür dilemen gereken bir sözü söyleme! İnsanların elindekilerden ümidini kes.

***

O demde ki perdeler kalkar, perdeler iner

Azrail’e hoşgeldin diyebilmekte hüner !..

***

Göklerde ve yerde bulunanlar da onların gölgeleri de sabah akşam ister istemez yalnızca Allah’a secde ederler.( er-Rad, 15)

***

Allah’ın yarattığı herhangi bir şeyi görmediler mi? Onun gölgeleri, küçülerek ve Allah’a secde ederek sağa sola döner. (en-Nahl, 48)

***

Sahabeden biri : ‘Ya Resulallah! İslami hükümler çoğaldı.Bana Allah’ın rızasını ve ahiret saadetini kolayca kazanabileceğim bir şey öğret ki yapayım’ deyince Efendimiz ona : ‘Dilin zikrullah tesbihiyle daima ıslak olsun’ buyurmuşlardır.

***

Sevginin büyüklüğü sevilen uğrunda yapılan fedakarlık ölçüsündedir.İşte seherlerde uyanıp Hak Tealaya iltica etmek de bu halin en bariz misallerinden biridir.

***

Gecenin bir kısmında O’na secde et; gecenin uzun bir bölümünde de O’nu tespih et.Şu insanlar, çok çabuk geçen dünyayı seviyorlar da önlerindeki çetin bir günü ihmal ediyorlar. (el-İnsan, 26-27)

***

Geçen günler şahitlerimiz, istikbaldeki günler ise misafirlerimizdir.

***

Resulum! Sana karşı çıkanlar hiç yeryüzünde dolaşmadılar mı? Zira dolaşsalardı düşünecek kalpleri ve işitecek kulakları olurdu.Ama gerçek şu ki, gözler kör olmaz; lakin göğüsler içindeki kalpler kör olur. (el- Hacc, 46)

***

Nedamet ateşiyle dolu bir gönülle ve nemli gözlerle dua ve tövbe et! Zira çiçekler, güneşli ve ıslak yerlerde açarlar.

***

De ki : Sizin kulluk, dua ve yalvarmanız olmazsa, Rabb’im size ne diye değer versin?

Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?

***

Sadece şu iki kimseye gıpta edilir : Biri, Allah’ın kendisine Kur’an verdiği ve gece gündüz onunla meşgul olan kimse, diğeri de Allah’ın kendisine mal verdiği ve o malı gece gündüz onun yolunda infak eden kimse.

***

Cenab-ı Hak kullarından takatlarinden fazlasını istememiştir.Lakin takatleri nisbetinde de ve vazifelerini yerine getirmekten mes’ul kılmıştır.

***

Vermek nedir ? diye sordular. Hazret cevaben :
‘ Vermek başkasının sevinciyle huzur bulmaktır.’ Buyurdu.

***

Muhteris kimse, bir testiye benzer; karnı dolsa da ağzı kapanmaz.Halbuki bir testiye deryalar boşaltmaya kalksan, istiabından fazla ne alabilir?

***

Ademoğlunun iki dere dolusu malı olsa da bir üçüncüsünü ister.Ademoğlunun içini (karnını) topraktan başka bir şey dolduramaz.

***

‘Üç kişi vardır ki kyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır.Onlar için acı bir azap da vardır.’ İfadelerini üç defa tekrarladığını işiten Ebu Zer (r.a.) ‘ Adları batsın, umduklarına ermesinler ve hüsrana uğrasınlar, kimlerdir onlar ya Resulallah?’ diye sordu.

‘ Elbisesini (kibir ve gururdan dolayı kurula kurula) sürüyen, verdiğini başa kakan ve yalan yeminle malını pazarlayan!’ Buyurdu.

Faiz yiyenler, şeytan çarpmış gibi kalkarlar.Bu hal, onların : <<Alım satım tıpkı faiz gibidir>> demeleri yüzündendir.Halbuki Allahi alım-satımı helal, faizi haram kılmıştır.Bundan sonra kime Rabb’inden bir öğüt gelir de faizden vazgeçerse, geçmişte olan kendisinindir ve artık onun işi Allah’ a kalmıştır.Kim tekrar faize dönersei işte onlar cehennemliktir, orada devamlı kalırlar.

***

İnsalara öyle bir zaman gelir ki, kişi malı helalden mi, haramdan mı kazandığına hiç aldırmaz. Zenginin malında fakirin hakkı vardır.

***

Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin, bilakis, Allah dilediğine hidayet verir ve hidayete erecek olanları en iyi O bilir. (el-Kasas, 56)

***

Hazret-i Mevlana – kuddise sirruh- da, dünya hayatında insanı, varlık deryasında yüzen bir gemiye teşbih ederek şöyle der :
Şayet derya geminin altında bulunursa, ona istinadgah olur.Fakat dalgalar geminin içine girmeye başlarsa onu helake götürür.

***

Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni (Yunus Emre)
Ya Rabbi! Ticaret ehli kardeşlerimizi; elinden, dilinden mü’minlerin selamette olduğu ve istifade ettiği, vatan ve milletimiz için hayırlı kimseler eyle!.. Her iki cihanda da rahmet ve berekete vesile olacak amel-i salihlere müyesser kıl!

***

Hangi güzel amel olursa olsun onun asıl güzelliği, tatbik edilişindeki mükemmellik, olgunluk ve ihlas neticesinde teazhür eder.

***

Allah bir kuluna nimet verir ve onu en güzel şekliyle tamamlar da, sonra insanların ihtiyaçlarını ona havale eder, o da bundan rahatsızlık duyarsa, elinde bulunan nimeti zevale atmış olur.

***

Ümmetimden müflis, kıyamet günü namaz, oruç ve zekat sevabı ile, şuna sövdü, buna zina iftirası yaptı, şunun malını yedi, bunun kanını döktü, şunu dövdü diye yazılmış kimsedir.Onun hasenatının sevabından şuna buna verilir.Eğer üzerindeki borç ödenmeden önce ibadet ve iyiliklerin sevabı tükenirse, alacaklıların günahından alınıp onun üzerine yüklenir.Sonra günahları ile cehenneme atılır.

***

Allah Teala ile dostluk, güzel edeb ve devamlı murakabe yani her an kendini ilahi müşahede altında hissetmekle; Rasulullah (s.a.v) ile dostluk, sünnetine tabi olmak ve muhabbetle dolu bir itaat ve teslimiyete bürünmekle; evliya ile dostluk, hürmet ve hizmetle; ahbab ile dostluk, günahta olmamaları şartı ve güleryüz ile; aile ile dostluk, güzel huyla; cahillerle dostluk, kendilerine duada bulunmak ve Allah’ın rahmetine nail olmalarını dilemekle olur.

***

Gel gidelim can durmadan Suret terkini vurmadan Araya düşman girmeden Gel dosta gidelim gönül

Bu dünyada kalmayalım Fanidir aldanmayalım Bir iken ayrılmayalım Gel dosta gidelim gönül

Biz bu cihandan göçelim
Ol dost iline uçalım
Arzu hevadan geçelim
Gel dosta gidelim gönül
Ölüm haberi gelmeden
Ecel yakamız almadan
Azrail hamle kılmadan
Gel dosta gidelim gönül (Yunus Emre)

***

Allah her şahsı gücünün ettiği ölçüde mükellef kılar.
Siz bununla mı emrolundunuz? Yoksa ben size bunun için mi gönderildim? Sizden öncekiler bu meselede münazara ettiklerinden dolayı helak oldular.Sakın bu meseleyi münakaşa etmeyiniz.

***

İdrak-i meali bu küçük akla gerekmez Zira terazi bu kadar sikleti çekmez.

***

Nefsini arındırıp temizleyen kimse, mutlaka kurtuluşa erecek; aksine onu günah ve masiyetlerle kirleten kimse de muhakkak hüsrana uğrayacaktır.

***

De ki : Ey nefslerine zulmetmekte aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz! Çünkü Allah bütün günahları affeder.Muhakkak O Gafur ve Rahim’dir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s