CEO OLMAYA GİDEN YOL ..JEFFREY J.FOX.

indir

beyaz yakalı olan tüm yöneticilerin okuması faydalı olacak bir kitap .özetleyin E.Haskaraman .istifadeli olması dileğiyle..

CEO OLMAYA GİDEN YOL

JEFFREY J.FOX

Birçok şirkette, çalışanların nüfusu genel olarak muhasebe, planlama, bilişim gibi masa başı alanlarındaki departmanlarda yoğunlaşır. Bu insanlar işe yaramaz ya da yeteneksiz kesinlikle değillerdir. Ancak işin çok can alıcı bir noktasında bulunduklarını, onlarsız çok şey değişeceğini iddia etmek de güçtür. Bir başka deyişle, şirket onlara muhtaç değildir.

   Bir kadro işini, sadece kısa bir dönem için devraldığınız belli ise, sizin için bir atlama tahtasıysa veya ciddi şekilde daha fazla bir ücret alacaksınız yapın.

Şirketinizde hangi işlerin ürün, hangi işlerin kadro işi olduğunu bildiğinizden emin olun. Bunların içinde doğru olanında çalıştığınızdan da.

Müşteri edinin; edinmekle bırakmayın, onları elinizde tutun

   Üst düzey yöneticiler şirketleri yapılandırırlar, iş bölümünü düzenlerler ve sorun anında müşteriye daha yakın makamları gösterip ‘onlar müşteriye benden iki üç kat daha yakın’ diyerek işin içinden çıkarlar. Lafa bakın! Müşteri ile şirketteki  hiç kimse arasında mesafe olamaz. Dolayısıyla kimse ne iki kat yakın, ne üç kat uzak olabilir.

Dolayısıyla müşteri önünde sorumluktan kaçmaktansa, başarılı olmak isteyen bir şirkette müşteriden gelecek telefon çaldığında, bir düzine insanın o ahizeyi kaldırmak üzere yerinden fırlaması gerekir.

Müşteri gerçekten kraldır. Gelecek başkan veya CEO adayı ise, müşterinin kral olduğu gibi aynı zamanda nasıl kral da yapabildiğini anlayan kişidir.

Fiziksel olarak da formda olun

Parayı beyniniz kazandırır, ama beyni taşıyan vücuttur. Fizik kondisyonunuz ne kadar iyi olursa, verimli ve geri dönüşümü kolay bir çalışma kapasiteniz de o derece yüksek olur.

Yüksek form düzeyinde olmanın size sağlayacağı tek avantaj bu değildir. Dikkat edin, şirketlerinde bir yerlere varmak için çabalayanlar genelde bununla o kadar meşguldür ki, vücutlarına ayırdıkları vaktin azlığından, belki yaklaşık yüzde doksanı arzu ettiği fiziğin çok gerisindedirler. Bu vasfı kazandığınızda işe onlardan çok daha erken başlayıp, çok daha az ara vererek ve buna rağmen günü adeta sprint atarak bitireceğiniz muhakkaktır.

Uykunuz da düzene girecek ve daha kaliteli bir hale gelecektir. Çok daha enerjik olacak ve daha az yorgun hissedeceksinizdir.  Bunların yanında iç huzurunuz yüksek olacak ve her türlü olumsuz duygudan uzak duracaksınızdır.

Akşamları iş dönüşü veya hafta sonları, sosyal aktivitelerde bulunmak, sinema veya tiyatroya gitmek, hayır işlerine zaman ayırmak için, gerekli enerji ve gerekli isteğe sahip olmanızı sağlayacak olan budur.

Bunun için yapmanız gerekenler ise tamamen size kalmıştır.

Her gün düşünmeye bir saat ayırın

Her gün bir saatinizi planlamaya, hayal kurmaya, hatta –zararsız olmak şartıyla- bir dolaplar çevirme fantezilerine , düşünmeye ya da hesaplamaya ayırın.

Bunu hergün yapın. Her gün belirli bir zamanda yapın. Masanızda veya herhangi bir çalışma masası üzerinde yapın. Araba kullanırken veya jogging yaparken değil. Tıraş olurken veya banyoda duş alırken de değil. Eğer işte iseniz bu esnada plan yapmamaya da özen gösterin;muhakkak rahatsız edileceksinizdir.

Unutmadan; özel ‘fikir defteriniz’ üzerinde de notlar tutun.

Elinizin altında olacak bir “fikir defteri” oluşturun

İstediğiniz gibi bir defter satın alın. Devamlı belli bir yerde tutun –masanızın gözünde veya çantanızın cebinde- ve orada bırakın. Bütün fikirlerinizi, planlarınızı, hedeflerinizi ve düşlerinizi yazın ona.

Bu defteri yıllık, aylık, haftalık ve günlük ‘yapılacaklar’ listelerinizin kaynağı olarak görün. İyi fikirler, zamanlarının gelmesini daima bekler. O zaman geldiğinde onları ‘yapılacaklar’ listeniz üzerinden harekete geçirin.

Ofisten evinize iş getirmeyin

Evde olduğunuz saatler ailenizi dinlemeniz, bir şeylere bakmanız, plan yapmanız, ilgi alanlarınızı genişletmeniz ve çocuklarınıza topa vuruş antrenmanları yaptırmanız içindir.

Eğer ofisten evinize sık sık iş getiriyorsanız;

Vaktinizi kullanma ve gününüzü programlama konusunda hata yapıyorsunuzdur.

Sıkıcı bir insansınızdır

Kıymetli iş dışı saatlerinizi heba etmekten çekinmiyorsunuzdur.

Hepsi.

Bir reklam firmasının, konusunda çok iyi ama her zaman çok meşgul olan bayan müdür evine devamlı tonlarca iş getiriyormuş. Bu hanımın, -annesinin her gün yapmaya mecburmuşcasına başına oturduğu onca fazladan işi üzülerek izleyen- ilkokula giden kızı bir gün olabildiğince masum bir ifadeyle şöyle demiş, “anneciğim senin yerin bir alt kur olmasın?”

Bir fili saklamaya çalışmayın

büyük problemler her zaman su yüzündedir. İstemeden de olsa eğer saklanacak olurlarsa bunun olumsuz sonuçları çok daha kötü olacaktır. ‘Saklayanlar’, tek olmadıklarına, suç ortakları da olduğuna bakılmaksızın her zaman yanar. ‘ortaya çıkaranlar’ ise –aynı zamanda suç ortaklığı edenler dahi olsalar- her zaman güvendedirler. Bir problem, bir hata, bir aksaklık olduğunu gördüğünüz an, müdürlerinize ve iş arkadaşlarınıza hiç zaman geçirmeden bildirin. Bildirmekte ne kadar gecikirseniz sorunun hayatiyetini o kadar artırırsınız.

İzninizi her zaman kullanın

Hiç izin kullanmamakla böbürlenen bir müdür ya biraz aptaldır, ya yetersiz bir yöneticidir. Çalıştığınız bölümü, işinizi ya da sorumluluk sahanızı öyle bir düzene sokmuş olmalısınız ki, siz olmadan da sorunsuz işleyebilsin. Aksi takdirde bırakın tatili, müşterilerinizi görmek için seyehata çıkamazsınız.

İzin kullanmanız için, iş açısından bakılacak olduğunda birkaç sebep vardır. Eğer doğru yerlerde bulunursanız size yardım edebilme potansiyeline sahip insanlarla tanışma şansınızı arttırırsınız. Bu, yaşamın diğer yönlerini, yeni moda ve eğilimleri, ticaret ve iş dünyasına farklı bir soluk getirecek yaklaşımları gözlemlemek ve tam sözlük manasıyla ufkunuzu genişletmek için bir fırsattır. Bir kitap yazmaya başlamak, fotoğrafçılık çalışmak veya Toscana’da her gittiğiniz restoranda ayrı bir risotto denemek için en uygun zamandır.

Yaşamınıza her yıl büyük, yeni bir şey katın

Bir şirketin CEO’su olabilmek gibi bir makama ulaşabilmek için, geniş bakış açılarına sahip, çok fazla okumuş, çok değişik türlerde ve fazla sayıda ilgi alanları olan biri olmanız gerekir. Problemlere ya da iş sorunlarınıza çözümler getirebilmenizin yolu bazen değişik kültürler, tabiat, müzik, kunduzların su kenarlarına set yaparken nelere dikkat ettikleri, spor gibi konular hakkında bilgi sahibi olmanızdan geçer. Aynı zamanda enerjinizi problem üzerinde odaklayabilmeniz ve kendinizi disipline edebilmeniz de son derece önemlidir.

Hayatınıza büyük, sürekli yaşamınızda olacak ve yeni bir şey eklemek, sizi şirketinizin başkanlığı için hazırlayacaktır. Yabancı bir dil, Çin yemekleri tarifleri veya fotoğrafçılık öğrenin. Bir kitap yazın, orkide yetiştirin ya da kanarya besleyin. Piyanoda ‘blueberry Hill’i çalmayı öğrenin.

Önünüzdeki on yılda yapmak istediklerinizin bir listesini çıkarın. Yapmak istediğiniz hiçbir şey bu listenin dışında bırakılmasın. Tenis öğrenmek için fazla yaşlı olduğunuzu söylediğinizde aslında gelişmek ve alanlarınızı genişletmek ya da bir şirketi işletmek için yeterli kapasiteye sahip olmadığınızı söylemiş oluyorsunuz. Bunu yapmayın. Bunun için bile vaktinizin kalmadığını söylüyorsanız, bunun kaç katı sorumluluk almanızı gerektirecek, çok daha büyük bir iş olan mesleğiniz için nasıl zamanınız olacak?

Yeteneklerinizi gösterin ki gelişebilsinler.

İnsana yatırımda cömert olun

Tasarruf yolu yalnızca ücretinin üstesinden gelebileceği insanları işe almak olan şirketler, sektörlerinde vasata gerilemeye mahkumdurlar. .. tabii eğer zaten vasat bir şirket değillerse.  İşe, her biri 25000 dolara çalışacak iki vasat insandansa, 60000 dolar alacak olan tek bir istisnai kişi almak her zaman iyidir.

İnsanları üç yönlerini göz önünde tutarak işe alın:

Ahlak. İlk şart.

“yapabilirim” diyebilme alışkanlığı çok önemli.

Zeka. Kişi eğer neleri bilmediğini biliyorsa ya da bir profesörden yüzde on kadar daha fazla çalışması gerekebileceğinin farkındaysa bu “zeka” tanımını yeterince karşılar.

Durun, Bakın ve Dinleyin

Dinlemek öğrenilebilir. Çalışılabilir. Biri konuşurken yaptığınız işi bırakın, ona bakın ve dinleyin. İyi dinleyiciler harika konuşma arkadaşları kabul edilirler.

“bilgi boşluklarını” bulun ve doldurun

Birbirlerinden başka kimseyle konuşmayan, ofisinin dışına dahi çıkmamış ama şirkette bir şekilde parlak bulunan insanların akıllı cümlelerinin sizi yanlış bilgilendirmesine izin vermeyin. Siz gerçeklerin peşinde olun. Müşteriler ve kullanıcılarla konuşun.

Doğal olarak her şeyi bilen biri olamayacağını bilen ama gerekli bilgilere ulaşmak için çok çalışmaya hazır ve istekli insanlar, başarılı olurlar.

Dilinizi yazılı ve sözlü olarak yalın ve hatasız kullanabilmeyi öğrenin

İletişimi öğrenmeniz lazım. İfade gücü kuvvetli biri olmanız lazım. İş hayatında, yetersiz iletişim ve hatalı anlatım yüzünden, diğer sebepler yüzünden kaybedilenden daha fazla para ve vakit kaybediliyor. Reklamlarla her yıl milyarlarca dolar har vurulup harman savruluyor.

Sürpriz ödüller verin

Eğer biri normalde rutin sorumluluk alanlarından birine girmeyen bir iş üzerinde sıra dışı denebilecek bir iş çıkarırsa, onu ödüllendirin. Bunu yaparken, şirketinizin ödüllendirme yönetmelik ve politikalarının buna izin vermesini beklemeyin.

Ödüllendirme sisteminiz için bir kriter koymayın. Hatta bir ödüllendirme sisteminden dahi bahsetmeyin. Bu etrafta sorun yaratacak kadar çok duyulabilir. Düzenli bir ödül uygulamayın. Yılın farklı dönemlerinde farklı miktarlar deneyin.

Parlak fikirlerin kendilerine önem verin, kaynaklarına değil

Her zaman fikirlerin arayışında olun. Kaynaklarına ve kimlerden çıktıklarına karşı ise tamamen kayıtsız kalın. Müşterilerden fikir edinin, çocuklardan veya rakiplerinizden fikir alın, diğer iş dallarından insanları, bindiğiniz dolmuşların şöforlarını dinleyin. Bir fikri kimin bulduğunun önemi yoktur. Önemi olan onu kimin uygulamaya koyduğudur.

Hatalarınızı özenle ve çekinmeden çıkarıp not edin

Hatalar kilometre taşlarıdır. Yeni ve daha önce denenmemiş alanlara getirilmiş hareketlere işaret ederler. Bir yerde, öğrenmek için tasarlanmış aparatlardır. Fikir defterinizin bir bölümünde bunlar için bir kayıt tutun. Tam olarak neyi yanlış yaptığınızı, yanlış hamleyi nerede yaptığınızı, böyle çuvallamanıza neyin sebep olduğunu açık açık yazın. Yanlış şeyi söylemeniz için sizi dürten neydi? Fazla mı öfkeliydiniz? Olgun davranamayacak bir ruh halindeydiniz belki de. Dedikoduya girmiş ya da böbürlenmeye mi başlamıştınız yoksa? Ev ödevinde bir adımı kaçırmış, küçük görünen bir detayı göz ardı etmiş veya kısaca tembellik edesiniz gelmiş olabilir mi? Kendi kendinizin savcısı olun.

Hatanızın ana sebebi ne ise, onu muhakkak not edin. Bu hatayı büyük olasılıkla bir daha tekrarlamayacaksınızdır. Bundan çıkardığınız dersleri, aynı şey başınıza tekrar gelecek olduğunda aynı durumda bu kez nasıl davranacağınızı yazın.

Hataları kabullenmek, kişinin kendini güvende hissettiği ve rahat olduğunun bir göstergesidir. Yeni şeyler deneme ve sonu belirsiz bile olsa bir şeylere girişip, bir şeylerini riske atabilme konusunda hala istekli olduğunu gösterir. Hatalar, boş oturmayan, bir şeyler yapan, aktif insanın eseridir.

Yazılı olarak not edilmiş hatalar ise, sıklıkla çok başarılı bir insanın koleksiyonudur.

Eğlence yaratın; gülün

Eğer insanlar için işlerini bolca eğlenceli bir hale getirirseniz, daha çok çalışacaklar, daha yaratıcı olacaklar ve hayatları ve kariyerlerinden daha memnun bireyler haline geleceklerdir. Sürekli biçimde ölüm kalım savaşı ortasında, baskı ve kasvet altında bir çalışma ortamı, stresli ve verimsizdir.

Reklamlar

CEO OLMAYA GİDEN YOL ..JEFFREY J.FOX.” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s