ALGI YÖNETİMİ – PROF. DR. ÜMİT ÖZDAĞ

indir

Algı yönetiminin en kısa tanımı, hedef insan veya toplumu hedef alanın istediği şekilde düşünmeye ikna etmek için etkilemektir. Algı yönetimi amaç; propaganda, psikolojik savaş/harekat, örtülü operasyon, kamu diplomasisi ve enformasyon savaşı ise araçtır.

Bir Amerikan filminde konu CIA in Pasifik okyanusundaki bir ada devlette düzenlemeye .-çalıştığı darbe ile ilgili idi. Darbeyi planlayan ve yöneten CIA yetkilisi dosyası ile ilgili CIA başkanına bilgi verirken şöyle diyordu. “Darbeden sonra iktidara getireceğimiz kişi adanın en zengin ailelerinden birisinin çocuğu. Yale  üniversitesinde tarih doktorası yapıyor. VE DÜŞÜNCELERİNİ KENDİSİNE AİT ZANNEDİYOR. Düşüncelerini kendine ait zanneden ancak başkasının istediği gibi düşünen kişi en büyük esaretin içinde yaşayan kişidir.

Algı yönetiminin amacı, insanların en güçlü organı olan beynine nüfuz ederek onun dış dünyayı istenilen şekilde algılamasını sağlamak ve böylece yargılarının da istenilen yönde şekillenmesini sağlamaktır. Algı yönetiminde kuralları bilmek yetmez. Ancak uygulamalı olarak üstüne çalışırsanız başarabilirsiniz.

Yurttaş maruz kaldığı ve zihnini hedef alan sürekli saldırıların farkında olmadığı için özgür olduğunu sanmaktadır.

Ayda petrol bulunduğuna dair bir haber okursanız, bunun derhal yalan olduğunu düşünebilirsiniz ki doğru düşünüyorsunuz demektir. Çünkü petrolün oluşması için bitkilerin fosilleşmesi gerekir. Ayda ise bitki yoktur ve olmamıştır. Öyle ise ayda petrol olmaz. Bu çok açık bir gerçekten siz eğer insanların “ayda petrol olduğuna” inanmalarını sağlamak isterseniz, yine de bunu yapabilirsiniz. Bunun için gereken doğru teklifleri kullanmanız yeter. Önce bazı uzmanları ay hakkında bildiklerimizin yeterli olmadığını, aydaki doğal kaynakların dünyadaki doğal kaynakları sıkıntı için bir çare olabileceği konusunda bir makaleler yazarlar. Bu makaleler gazetelerde haber yapılır. Sonra aydaki doğal kaynaklarla ilgili sempozyumlar düzenlenir ve böylece kamuoyunun kafasında ay doğal kaynaklar ikilisi konusunda bir zihinsel hazırlık bir asamaya taşınmış olur. Bu döneme “ön propaganda dönemi” diyebiliriz. Bu dönem gerçekleştirdikten sonra ikinci asamaya geçilir ve ikinci aşamada sanayideki gelişmenin dünyanın her yerine yayılması sonucunda petrol kaynaklarının küresel talebi karşılamadığı doğrultusunda yayınlar ve televizyon konuşmaları yapılırken, makaleler yapılır, yazılır, röportajlar yapılırken ayda petrol bulunması ihtimali olduğu tartışmaları kamuoyuna yoğun bir şekilde taşınmaya başlanır. Bu süreçte özellikle “ayda petrol olamaz” diyen bilim adamları ve politikacıların görüşlerinin yetersiz, bilimsel değil ve ilerlemenin karşısında olduğu seklinde kamuoyuna bir intiba verilmesi gerekir.

Ayni süreçte değişik basın, yayın organlarında ay yüzeyinde petrol benzeri bir maddenin bulunduğuna dair düzenli olarak da haberler yayınlanmasında fayda vardır. Kamuoyu bu süre içerisinde ayda petrol görüşüne daha fazla alışacaktır. Bu süreçte yine bazı bilim adamlarına aydaki petrolü araştırmaları için geniş mali kaynaklar oluşturulur. Bu bilim adamlarının yaptıkları ayda petrol olduğuna dair ihtiyatlı ve ihtiyatsız açıklamalar basında abartılı şekilde yer almalıdır. Hatta “Ayda Petrolü Sevenler Derneği” diye bir dernek kurulabilir, T-shirt’ler yapılabilir, sevilen bazı markalar ile “ayda petrol var” görüşü bir araya getirilebilir. “Ayda petrol olduğu” görüşünün ders kitaplarına konulması içinde artik baskıların yapılmasına başlanılabilir. Bu arada “ayda petrol olduğu” görüşünü savunanlar basında birbirlerine atıfta bulunarak tezlerinin doğruluğunu kanıtlamaya başlarlar. Yani “ayda petrol var” görüşünü savunan Mehmet ayni görüşü savunan Ahmet’i tezinin doğruluk kaynağı olarak gösterebilir ve ayda bulunan petrolün dünya ekonomisinin yapacağı katkıların hayatı nasıl ucuzlatacağı, üretimin ucuzlamasıyla gelirlerin nasıl artacağı, küresel bir refah döneminin nasıl başlayacağına dair ekonomik araştırmalar artık yayınlanır ve televizyon programlarında tartışmaya açılır. Kuracağımız psikolojik baskı ile “ayda petrol olduğu” na inanmayanları dahi bu görüşleri açıklamaktan korkar hale getirmeliyiz. Hatta bir kısmı “Tamam ayda petrol var, ancak arayacak isek de bunu onurumuzla arayalım” demeli, bu noktaya gelmelidirler. Artık zafer bizimdir, çünkü doğru dürüst karşımızda kimse kalmamıştır. Enerji sektöründen emekli olan ve ayda petrol olduğunu savunanların desteğinin alınması önemlidir. Ancak inanmayanların görüşlerinin kamuoyu ile inanmayanlara ayda petrol olduğuna görüşlerini kamuoyu ile paylaşmaları rahatsızlık vericidir. Onların mümkün olduğu kadar az bu görüşlerini dile getirmeleri sağlanmalı. “Yazık işte böyleleri de var. Ne yapalım? Onlarda sonunda gerçeği görecekler” şekilde onlara acıyarak bakılmalı ve bunların ayda petrol bulunmamasından çıkarı olan çevrelere mensup olduğu sürekli ve sürekli tekrarlanmalıdır. Halkın ayda petrol olup olmadığı konusunda ne düşündüğünü de ilgili olarak kamuoyu araştırmaları yapılmalı, bu araştırmalarda derneklerde “ayda petrol bulunursa iyi olur mu?” sorusu sorulmalı, “evet, olurdu” diyenlerin “ayda petrol bulunduğuna” inandıkları tekrar ve tekrar basında açıklanmalıdır. Üniversitelere verilecek fonlarla üniversite öğrencilerinin bu konuda yazacakları makalelerle ilgili yarışmaları düzenlenmelidir. “Ayda petrol olduğunu” ileri sürenler mali olarak ödüllenmelidir. Onlar, bu görüşlerinde samimi olmasalar dahi, bir süre sonra bu görüşe inanmak ve hatta ayda petrol olduğunun kesin savunucuları olmak zorunda kalacaklardır. Aksi halde vicdanları kendilerini rahatsız eder. Böylece tezimizin en güçlü savunucularının da zaman içerisinde ortaya çıktığını göreceğiz. Aslında halkın çoğunluğu bütün çabamıza rağmen bize inanmayacaktır. Ama kimse bize karşı örgütlü bir direnci temsil edemeyecektir. Aydınların büyük bir kısmı ayda petrol olduğuna inanmayacaktır ama toplum içinde yaptıkları açıklamalarda “ayda petrol bulunursa çok iyi olur” diyeceklerdir. Artık sonuca vardığımızı söyleyebiliriz”.

Yukarıda anlatılan hikaye çarpıcı bir şekilde algı yönetimi ile bize gerçeğin ne kadar çarpıtılabileceğini göstermek açısından çok öğreticidir. Bu örnek CIA tarafından hazırlanan ve internete konulan bir kurumsal ders kitabından alınmıştır.

Şimdi okuyucu ayda petrol var tezi yerine Türkiye AB tam üyesi olacak tezini koyarak metni tekrar okuyabilir.

Propaganda

Propaganda, gerçekleştiren odağa yarar sağlamak amacıyla, belirli bir grubun duygu düşünce tutum ve davranışlarını özetle bilincini ve bilinçaltını etkilemek, yönlendirmek, değiştirmek için hazırlanmış, bütün bilgiler, fikirler, doktrinler veya özel çağrıların, hedef seçilen toplum, topluluk veya kişiye yönelik olarak sistematik bir şekilde, uygun araç ve teknikler kullanılarak iletilmesi ve benimsetilme girişimidir.

Propaganda bir fikrin, önyargılarımızı ve duygularımızı etkileyen imajlar, sloganlar ve sembollerin becerikli bir şekilde kullanılması yoluyla iletilmesidir ki, böylece o çağrıyı dinleyen, o fikri “kendi isteğiyle” kendi fikri gibi benimsesin.

Jean Marie Domenech demiş ki : “Tarih,  bir fikre gerçekten inananların daima diğer insanları da inandırma çareleri aradıklarını gösteriyor.”

Hitler:   “Generaller, harpten çıkarılan dersleri uygulamak yerine, şövalye ruhlu bir silahşor gibi davranmak isterler ve savaşın Orta Çağ’daki çarpışmalar gibi olması gerektiğini düşünürler. Şövalyelerin bana hiçbir faydası yoktur. Ben ihtilallere muhtacım.” Derken propagandanın piyade hücumuna geçmeden yapılan topçu ateşi gibi olduğunu vurgulamaktadır.

Propagandanın hedefi temel hedefi insanın aklını değil ruhudur. Ve propagandanın temel hedefi de birey olarak insan değil kitle içinde insandır. Çünkü kitle içindeki insan, birey halindeki insandan daha kolay ikna ve sevk edilebilen bir ruh yapısına sahiptir. Kitle, “ nasıl düşünmesi gerektiği değil, ne düşünmesi gerektiği” söylenebilen sosyal varlıktır. Toplumsal psikolojiyi dikkate almayan bir propagandanın başarı şansı yoktur. Toplumsal psikolojide ölçü aydınlar değil, ortalama insandır.

Propaganda rakibin / müşterinin / seçmenin beklemediğini yapmalıdır. Sürprizlerle rakibin dengesini bozmayı hedeflemelidir.

Propagandanın Ana İlkeleri :

  1. Propagandanın bir ana eksen fikri / mesajı olmalıdır
  2. Propaganda merkezi planlanmalı yerel uygulanmalıdır
  3. Propaganda profesyonel süreç olarak sürdürülmelidir
  4. Propaganda yapılırken profesyonel olmak gerekir.

İdareci bu süreçte reklamcı, siyaset bilimci, sosyolog, psikolog, psikiyatristlerden oluşan bir ekipten yardım almalıdır.

  1. Propaganda inanılır ve güvenilir olmalıdır
  2. Propaganda hedef toplumun kültürel yapısına uyun olmalıdır
  3. Propaganda onurlu / olumlu bir öneride bulunmalıdır
  4. Propaganda dikkati üzerine çekmelidir
  5. Propaganda sürekli olmalıdır
  6. Propaganda basit olmalıdır
  7. Propaganda bir ihtiyacı ortaya çıkarmalıdır
  8. Propaganda bir ihtiyaca cevap vermelidir
  9. Propaganda karşı tarafın propaganda stratejisini hedef almalıdır

Propaganda Türleri

  1. Seviyesine göre propaganda
    1. Stratejik propaganda
    2. Taktik propaganda
  2. Konusuna göre propaganda
    1. Ticari / ekonomik propaganda
    2. Dinsel propaganda
    3. Siyasal propaganda
    4. Askeri propaganda
  3. Yöntemine göre propaganda
    1. İkna edici propaganda
    2. Korkutucu – Yıldırıcı propaganda
    3. Kışkırtıcı propaganda
  4. Amacına göre propaganda
    1. Propaganda
    2. Karşı propaganda
  5. Hedef topluma göre propaganda
    1. İstikrarcı propaganda
    2. İkna edici propaganda
    3. Yıkıcı – bölücü / sübversif propaganda
  6. Kapsamına göre propaganda
    1. Genel propaganda
    2. Sınırlı propaganda
    3. Ferdi propaganda
  7. Düzlemine göre propaganda
    1. Dikey propaganda
    2. Yatay propaganda
  8. Silahlı propaganda
  9. Kaynağına göre propaganda
    1. Beyaz propaganda
    2. Gri propaganda
    3. Kara propaganda

Gizli Propaganda Harekatı : Gri ve kara propaganda yoluyla yürütülen propaganda çalışmalarına denir. Bunda gizli servisler sızdıkları basın organlarını ve devşirdikleri gazetecileri etkili bir şekilde kullanırlar.

Eski CIA direktörlerinden Harry Rositzke: “ 3. Dünya’daki gizli propaganda operasyonları aslında bir basın savaşıydı. Yabancı editörler ve köşe yazarları çalıştırılıyor, magazin ve gazetecilere para desteği sağlanıyor, basın hizmetleri destekleniyordu. Propagandacılar, ödenekli ajanlardan işbirlikçilere kadar geniş biçimde bulunuyordu. Dost yayın kuruluşlarında yeni makaleler yayınlatılıyor ve tüm dünyada tekrarlanıyordu.

Basını kullanarak yapılan propagandayı daha da etkili kılmak ve bir bilgi tekeli oluşturmak için CIA, AP , Reuters, UPI gibi haber ajanslarını ve CBS gibi TV kanallarını denetlemektedir.

Kuzey Denizinde faaliyet gösteren bir İngiliz petrol şirketinin atıklarından ölen kuşların dünya televizyonlarında Saddam Hüseyin’in Basra Körfezi’ne bıraktığı petrol nedeniyle ölmüş gibi duyurması.

Gri propaganda :Kaynağı belli olmayan propagandadır. Dedikodu ve söylentileri sistemli bir şekilde kişileri ve kurumları yıpratmak amacıyla kullanır. Bu yöntem yalan olduğu kanıtlanamadığı, kanıtlansa dahi yapılan olumsuz propagandanın etkileri tamamıyla ortadan kaldırılamadığı için güçlüdür.

Kara propaganda : Başka bir kaynağın arkasına gizlenerek yapılan propaganda çalışmalarıdır. Gerçek kaynak anlaşıldığı zaman etkisini yitireceği için büyük bir gizlilik ile sürdürülmesi gerekir. Herhangi bir etik veya sınır tanımayan, her türlü konuyu sonuna kadar istismar etmekten çekinmeyen, kan akmasına yol açabilecek propaganda türüdür.

Propaganda Teknikleri :

  • Parlak ve genel anlamlı sözcük ve deyimlerin kullanılması: Analar ağlamasın(çözüm süreci)
  • Tanık gösterme
    • Düşman Liderler: Napolyon Bonapart-Türkler
    • Dost Liderler
    • Ünlüler
    • Askerler: Askerlerin farklı etkileri olabilir.
    • Cansız: Bayrak, sancak, cami…
  • Basitleştirme
    • Mesaj Kısa
    • Ortalama düzey ( Türkiye’de 4. Sınıf)
    • Hedef grubu desteklemeli

 

  • Halk adamı yaklaşımı
    • Yerli dil, argo, deyim ve nükte kullan
    • Uygun lehçe, telaffuz ve aksan
    • Köye ait söz konu ve semboller
  • Amaçlı seçim
  • Kaçınılmaz zafer yöntemi: İnsanlar normal olarak kazanan tarafta olmayı tercih ederler. Propagandacı ileri sürdüğü görüşlerin büyük halk kitlerinden kaynaklandığını ve kaçınılmaz olarak zafere ulaşacağını hedef toplumlara empoze ederek onların parçalanmasını amaçlar.
  • İma yöntemi
    • Belirli cevaplara götüren sorular sorma: Etrafınız tümüyle sarıldı. Yapacak neyiniz kaldı? (cvp: TESLİM OLMAK)
    • Mizah yoluyla ima etmek : Düşman hakkında fıkra
    • Açık nedenler ileri sürerek ima etmek
    • İlişki yoluyla
    • Söylenti yoluyla
    • Resim ve karikatürle
  • Lakap takma
    • Doğrudan
    • Dolaylı: Bir grup asker komutanına isim takabilir. Fakat bu davranış düşmandan geldiği zaman ters tepebilir.
  • Eğlendirme
    • Radyo televizyon kanalları

Propagandaya karşı koyma teknikleri

  1. Önleme
  2. Doğrudan Doğruya çürütme
  3. Dolaylı çürütme
  4. Başka Yöne saptırma
  5. Sessizlik
  6. Bağışıklık Kazandırma
  7. Kısıtlayıcı Tedbirler
  8. Konuyu Önemsememek
  9. Taklit edici aldatma

PSİKOLOJİK SAVAŞ

Düşmanın kendi rızası ile teslim olması en iyisidir. Saldırıp yenmek bundan daha az önem taşır.       (Sun Tzu)

Barış savaşın başka yöntemlerle devamıdır. (Lenin)

Psikolojik savaş, kesintisiz savaştır. Barışı ve mütarekesi yoktur.

Psikolojik savaşın hedefi düşmanın idaresini zayıflatmak, moral gücünü kırmak, gücünün verimliliğini azaltmak, düşman saflarında şüphe, memnuniyetsizlik ve karışıklık yaratmaktır.

Kullanılabilirse psikolojinin tersanelerinde dünyanın en kudretli toplarından daha etkili silahlar dökülebilir.

Psikolojik savaş, hasmı dışlayıcı değil kazanıcı olmalıdır. Örneğin 2. Dünya Savaşı’nın yaklaştığı bir dönemde Atatürk iki önemli psikolojik savaş hamlesi gerçekleştirmiştir. Bunlardan birisi, 1936’da Recep Peker’e yazarak Çanakkale muharebelerinin yıldönümünde okumasını istediği metinde Çanakkale muharebelerinde hayatlarını kaybeden İngiliz, Fransız, Avustralya ve Yeni Zelandalı annele­re yönelttiği ve “Sizin evlatlarınız artık bizim evlatlarımız” şek­lindeki mesajıdır. Böyle bir mesajı alan Batı kamuoyu ikinci kez evlatlarını Çanakkale önüne yığma konusunda oluşacak muhalefeti göz önünde tutmak zorunda kalacaklardır.’

Atatürk’ün ikinci psikolojik harekâtı, yine 1936’da Ayasofya Cami’nin müzeye dönüştürülmesidir. Böylece Atatürk, düşman psikolojik operasyon karargâhlarının elinden İstanbul’un “ne­den” işgal edilmesi gerektiği ile ilgili bir argümanı almayı he­deflemiştir.

General Eisenhower, “kağıt merminin “savaşın en özel ve tercih edilen silahı” olduğunu söy­lemiştir

Psikolojik savaşta bu savaşın bombalarının hedefleri, as­kerî tesisler, köprüler, fabrikalar değil, bir milleti ayakta tutan temel manevi değerler ve özgüvenidir. Bir milletin özgüveni ağır bir yara alır veya yıkılır ise psikolojik savaş başarıya ulaş­mış demektir.

PKK nın yürüttüğü Psikolojik Harekat

PKK dokümanında şöyle denmektedir: Psikolojik Savaş düşman güçler tarafından karşılıklı olarak yürütülen ve moral bozukluğu, şaşkınlık, panik ve bozgun yaratmayı hedefleyen bir savaş biçimidir.

-Daha çok kitleler aracılığıyla, içinde gerçekleri de taşıyan ve düşmanı manevi alanda çökertmeyi hedefleyen propagandalar yayılmalıdır.

-Sahte eylem ya da faaliyet planları hazırlayarak düşmanın eline geçmesi sağlanmalıdır.

-Ulaşma olanaklarımızın çok zor olduğu ajan ve işbirlikçilerin isim listelerini hazırlayarak ellerine geçmeleri sağlanmalıdır.

-Bizim tarafımızdan açığa çıkarılan ve etkisizleştirilen ajan ve işbirlikçiler aracılığıyla düşmana yanlış bilgiler aktarılmalıdır.

-Açığa çıkarılan ve işbirliği yapan düşman ajanlarının itirafları yayınlanmalıdır.

-Düşmanın askeri ve siyasi yöneticileri, zayıflıkları tespit edilerek şantaj ve tehdit yoluyla sürekli baskı altında tutulmalıdır.

-Düşmanın güvenlik güçleri içinde bulunan Kürt kökenli öğeler aracılığıyla güvensizlik, inançsızlık, cesaretsizlik yayma gibi amaçları hedefleyen propagandaların yapılması hedeflenmelidir.

-Düşman güçlerine hitap eden bildiriler dağıtılmalı ve pullamalar yapılmalıdır.

-Gerçekleştirilen eylemlerden bazıları henüz kurulmamış birlikler ve komutanlıklar adına üstlenilmelidir.

-Kitleler aracılığıyla gücümüz hakkında abartılı haberler yayılmalıdır.

-Düşmanın psikolojik savaşı hakkında kitleler bilinçlendirilmelidir.

PKK nın sürdürdüğü psikolojik savaşın çok önemli bir ayağını da şüphesiz etnik çatışma/ayrışma zeminin beslemek adına yapılan mağduriyet psikolojisinin beslenmesi oluşturmaktadır.

Bir olay/olaylar bütünü travma haline gelip, seçilmiş travma haline geldiğinde, tarihsel olarak gerçek olup olmadığı önemini yitirir. Seçilmiş travmanın temelinde mağduriyet psikolojisi vardır. (“Bizim kürt olmamız yatıyor” düşüncesi) Mağduriyet psikolojisinin önemli bir işlevi de PKK için “mazuriyet psikolojisine” daha farklı bir ifade ile PKK’yı mazur göstermeye el vermesidir.

2009’da başlayan PKK açılımı ile terör örgütü psikolojik savaşı yeni bir boyuta taşımıştır. Bu psikolojik savaşın temel dayanakları “PKK devleti yenmiş ve masaya oturmaya zorlamıştır.” “PKK artık meşru bir güçtür.” Ve “ PKK bölgenin gelecekteki hakimidir” argümanlarıdır. 2009-2015 yılları arasında PKK psikolojik savaşı bölgede olağanüstü bir ilerleme kaydetmiş ve bölgenin geleceğinin PKK olduğu inancını büyük ölçüde halka empoze etmiştir.

Türkiye’yi yoğun olarak maruz kaldığı psikolojik savaş sal­dırıları karşısında çökmek ve mağlup olmaktan koruyan Türk devletini yöneten siyaset adamlarının, askerî ve sivil güvenlik bürokrasisinin aldığı önlemler değil, Türk milletinin 4000 sene­lik yüksek seciyesi ve bu seciyenin İstiklal Harbi ve Cumhuriye­timizin ilk 15 yılında çok güçlü şekilde yenilenerek güçlenmiş olmasıdır.

Örtülü Operasyonlar

Örtülü operasyonlar öyle planlanır ve gerçekleştirilir ki destekleyicisi, gerektiğinde gayet ikna edici bir biçimde inkar edebilir.

Hedef alınan milletin birliğini, ahlakını, moral gücünü, sağlığını, iç dayanışmasını, iş disiplinini, düzenli aile hayatını, öz değerlerine saygı ve bağlılığını, genç nesillerin nitelikli eğitim ve gelişimini zedeleyen; toplumu kötü alışkanlıklara, çalışmadan üretemeden parazit yaşamaya, lüks tüketime, tembelliğe özendiren; hedonizmi, eşcinselliği, fuhuşu, kumarı, talih oyunlarını, içkiyi, kumar oyunlarını teşvik eden; devleti ve görevlerini, milli savunma hizmetlerini, askerliği, yurttaşlık görevlerinin aşağılayan psikolojik savaş faaliyetleri doğrudan ve dolaylı örtülü savaşın bir parçasıdır.

  • Sosyolojik veya Kamuoyu Şekillendirme örtülü operasyonları
  • Kişi ve kuruluşlara yönelik örtülü operasyonlar
  • Politik Operasyonlar veya bir ülkenin menfaatine olan eylemleri destekleyici operasyonlar
  • Yarı Askeri örtülü operasyonlar
  • Ekonomik örtülü Operasyonlar

Ekonomik örtülü operasyonların amacı bir ülke veya bir şir­keti ekonomik olarak ağır sıkıntıya sokmak veya ekonomik ola­rak menfaat sağlamaktır. Ekonomik örtülü operasyonlarda ge­rekçe ve sonuç ekonomik değil, esas itibarı ile politiktir. 1960’ların başında ABD’nin Küba’nın SSCB’ye yaptığı şeker ih­racatını sabote etmek için şekerleri zehirlemesi bir ekonomik ör­tülü operasyondur.122 Kıbrıslı Türk iş adamı Asil Nadir’in KKTC’de Cumhurbaşkanı Denktaş desteklemek ve KKTC’nin üzerindeki ekonomik ambargoları kaldırmak amacı ile yaptığı ticarî girişimler üzerine, Asil Nadir’in sahip olduğu firmaların uluslararası haber ajanslarında yapılan manipülasyonlarla bir­kaç gün içinde iflasa sürüklenmesi de bir ekonomik örtülü ope­rasyondur.

Parayı Veren Düdüğü Çalar CIA ve Kültürel Soğuk Savaş

CIA, komünistlere “ the God that failed” gibi komünizmi eleştiren, kendi itiraflarını, pişmanlıklarını içeren kitaplar yazdırmıştır. Eski komünistlere komünizm aleyhtarı konferanslar verdirmiştir. Zaten her zehrin panzehiri içinde olur mantığı işlenmiştir.

Ermeni Psikolojik Savaşı

Ermeni diasporası Türkiye’ye yönelik olarak iki ana ekseni olan bir propaganda çalışması yürütür.

Birisi Türkiye içerisinde biri de Türkiye dışında yürütülen operasyonlardır.

  1. Yabancı parlamentolardan Ermenilere 1915 te Osmanlı devletinin soykırım yaptığını onaylayan yasaların çıkarılması
  2. Batılı sigorta şirketleri ve bankalara tazminat davası açılması
  3. Ermeni soykırımı yapılmadığı açıklamasına hapis cezalarının getirilmesi
  4. Değişik ülkelerde okul kitaplarına Ermeni soykırımı maddesinin eklenmesi

Ermeni psikolojik savaş mekanizması dört başlık altında incelenmektedir.

  1. Üniversite ve enstitüler aracılığıyla gerçekleştirilen propaganda çalışmaları
  2. Kitle iletişim araçları aracılığıyla gerçekleştirilen propaganda
  3. Uluslararası kuruluşlarla gerçekleştirilen propaganda
  4. Ermenilere gerçekleştirilen propaganda

ASALA’nın dört temel amacı:

  1. İşgal altındaki ermeni topraklarını kurtararak “ Birleşik, demokratik, sosyalist ermenistanı kurmak
  2. Topraklarına dönen Ermenilerin kendi kaderlerini tayin hakkını kullanmaları
  3. Soykırımın Türkiye tarafından kabulünü sağlamak
  4. Türkiye’nin katliam ödemesini sağlamak.

Asala – PKK İşbirliği

PKK’nın 1980’li yıllarda gerçekleştirdiği köy katliamlarında yok edilen köylerin 1915 öncesi ve sonrasında Ermeni çeteleri ile savaşan köyler olması tesadüf ile izah edilemeyecek bir ger­çektir 1987 yılında ASALA ile PKK arasında yapılan bir anlaş­ma gereği olarak Ermeni militanların PKK içinde eğitim almala­rı, eğitim alan terörist başına PKK’ya yıllık 5000 Dolar ödenme­si ve bu teröristlerin Türkiye’de bazı küçük eylemlere katılması anlaşması yapılmıştır.199 Esasen, birçok kripto Kürt yani Ermeni ya da yan Ermeni kökenli PKK saflarında lider kadro da dahil olmak üzere yer almış ve almaktadır .

Tarafsız Tarihçilere Ermeni Baskı ve Yıldırma Politikaları

19 Mayıs 1985’te 69 bilim insanı, Amerikan Kongresine yaz­dıktan açık bir mektup ile Ermeni lobisi tarafından Kongre’ye sunulan sözde soykırım iddialarının tarihi gerçekleri yansıtma­dığını ortaya koymuşlardır. Türkiye’nin o tarihte Washington Büyükelçisi olan Şükrü Elekdağ’ın öncülüğü ile harekete geçen bilim insanımın bu açık mektubu Ermeni diasporasına ölümcül bir darbe indirmiştir. Açık mektuba imza atan bilim insanları arasında Bemard Lewis, Stanford Shaw, Justin McCarthy, Heath Lowrv, Ankwart Rustow, Tibor Halasi-Kun, J.C. Hurewitz, Lowry, Ankvvart Rustow, Tibor Halasi-Kun, J.C. Hurevvitz, Avigdor Levy, Frank Tachau, Alan Fisher, Pierre Oberling, Ro- dernek Davison gibi isimler bulunmaktadır. Bunun üzerine Ermeni diasporası, bilim özgürlüğünün beşiği olduğu iddia edilen ABD’de bu açık mektuba imza atan bilim insanlarına ve mektupta imzası olmamasına rağmen eserlerinde soykırım id­dialarının diasporanın fabrikasyonu olduğunu ileri süren tarih­çilere karşı bir terör kampanyası başlatmışlardır.

İ.G. Çavçavadze, “Ermeni Bilim Adamları ve İnsanı isyan Ettiren Taşlar” adlı eserinde Ermeni tarihçilerin yaptıklan tahri­fatlardan dert yanmaktadır.

Ermenilerin belgeler üzerinde yaptıkları tahrifatlar konu­sunda bir diğer çarpıcı örneği de Prof. Erich Feigle vermektedir. Feigle, Ermeni tarihçi Prof. Dr. Gerhard Libaridian’ın ile yaptığı görüşme sırasında Libaridian’ın sürekli atıfta bulunduğu “Andonyan kağıtları” konusunda dayanamayıp, “Fakat Doktor Li baradian, siz de benim kadar iyi bilirsiniz ki bu kağıtlar sahtedir.” deyince, Prof.Dr.Libaradian Dr. Feigle onun unutamadı­ğını yazdığı bir ifade ile bakmış arkasından da “Ve? (ne yapa­yım yani?)” demiştir.

İlber Ortaylı bu konuda şöyle demektedir: “Türkler arasında da Türklerin jenosit uyguladığım düşünen ve bunu benimseyen insanlar vardır. Devletle, devlet gücüyle herhangi bir şekilde ters konuma düşen ve hesaplaşmasını tamamlayan aydınlar veya kendisini etnik idandite olarak Türk’ten başka bir gruba has hissedenler olabilir. (Milli mazoşist kimliğe sahip aydınlar)

Bu aydınlar Türk olan her şeyden nefret eden, Türk’ü neredeyse varlığından dolayı suçlu gören bir yapıya sahiptirler. Türk milletinin her konuda haksız olduğu noktasından hareket ederler. (Taner Akçam, Cengiz Aktar, Halil Berktay gibi )

Orhan Pamuk gibi yazarlar ise Batı’nın Ermenici tezleri savunan Türk pasaportluları ödüllendirdiğinin bilinci içinde “ tabulara karşı savaşmak” sloganının arkasına sığınarak sahte soykırım tezleri savunmaktadırlar. Bunlar mahkemeye verilip cezalandırıldığı halde sahip oldukları Batı desteğinin ve şöhretlerinin artacağı bilincindedirler. Muhatap almamak, tartışmamak, sessizlikle yanıt vermek gereklidir.

“Levanten meşrep çeyrek entelimiz genelde,

Tam bağımsız milli devletin kadrini bilmez,

Bilmez ki icra-i sanatta maharet asla,

Yurda ihanet cürmünün lekesini silmez.”

Avrupa Birliği bugüne kadar “Ermeni soykırımını kabul etmeniz tam üye olmak için şart değil ama kabul ederseniz iyi olur” görüşünde olmuştur.

İlber Ortaylı: “ Jenosit, Ermenilerin hakkını aramaktan çok, Türkleri de kasaplar kulübüne ithal etmek isteyen başta Alman, Fransız çevreleri gibi ikinci harpte hakikaten jenosit suçu işleyen ve yüz kızartıcı suçtan dolayı, harp sonrası nesillerin vicdan muhasebesi yaptıkları ortamda genişletilmek istenmektedir.”  Sf 167-170

Ermeni Psikolojik savaşı sf. 174 – 175

Yumuşak Hegemonik Parti için psikolojik savaş sf. 177- sf. 183

Daha mahkeme bitmeden halk vicdanında mahkum ettirme görevi iktidar basınına verilir. Ergenekon’un bamteli soruşturulmazların soruşturulabilmesidir.

Enformasyon Savaşı

İnsanlık tarihinin çok büyük bir bölümünde gerçekleşen Birinci Dalga savaşlar toprak elde etmek için yapılmıştır. 19. Yy savaşlarının ancak yüzyılın sonuna denk düşenleri ve 20. Yy savaşları İkinci Dalga savaşlardır ve amaçları ekonomik kapasiteleri kontroldür.20. yy sonu ve 21. Yy başında gelmekte olan Üçüncü dalga savaşta ise amaç bilginin kontrolüdür. Bilgi için verilen savaşa Enformasyon Savaşı denir. İnsanların düşünce şekilleri ve karar alma biçimlerini denetim altına almak için yapılan savaştır. Bilgisayar casusluğu ve sabotajı, istihbarat ve casusluk operasyonları, iletişim dinlemesi, algı yönetimi ve elektronik savaşı da kapsayan bir dizi faaliyetten oluşur.

Sivil Enformasyon Savaşı

Hedef toplumun algı sistemini yönetmek amacı ile yapılan enformasyon savaşıdır. Toplumun nasıl düşünmesi, hissetmesi, duyumsaması, karar vermesi isteniyor ise bu sonucu ortaya çıkarmak amacıyla insan akıl ve vicdanına karşı onun algılama sitemini ele geçirerek yönlendirmek amacı ile sürdürülen savaşa denir. Kontrol ve denetim biçimi iki yönlü işleyişe sahiptir. Birincisi, toplumun değerleri, normları, inanışlarına yönelik olarak işletilen denetim; ikincisi üretim, hayat tarzları ve araçları kullanma biçimlerine yönelik denetim.

  1. Psikolojik Savaş
  2. Çarpıtma/ Manipülasyon
  3. Haber / Bilgi Üretme
  4. Hile Yapma
  5. Sosyal Mühendislik
  6. Suçlama
  7. Komplo Teorileri
  8. Karalama
  9. Taciz
  10. Reklam
  11. Sansür
  12. Aldatma

Enformasyon savaşında kullanılan tekniklerin büyük bölümü basın-yayın organları aracılığı ile yaşama geçirilir.

Modern toplumda ulaşım ve iletişim altyapısının üç sıklet merkezi vardır.

  1. Elektrik kaynakları
  2. İletişim Altyapısı
  3. Taşıma Altyapısı

Algı yönetimi, dostları yönetmek, düşmanı ise yenmek için gerekli hatta vazgeçilmezdir.

Ek : Operasyon Örnekleri:

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde öğrenim gören öğrencilerin tarih dersinden Rum katliamlarının kaldırılması ( Gençliğe yönelik geçmişi unutturucu psikolojik harekat)

Kıbrıslı Rum ve Türk öğrenciler Avrupa’daki projelerde ortak yaşamış ve birlikte yaşanabileceği propagandası yapılmıştır.(Gençliğe yönelik psikolojik harekat)

Tapu nedeniyle evinden çıkarılmak isteyen birçok Annan planı karşıtı insanın Annan planına evet dedirtilmesi(Toplumu huzursuzluğa yönelten psikolojik harekat)

AB’ye girince daha iyi bir yaşama sahip olunacağı propagandası ”Siz de Rumlar kadar zengin olacaksınız.”(Topluma daha iyi bir gelcek vadeden psikolojik harekat)

BM Temsilcisinin Rumlarla önceden görüşüp plan hazırlaması(Örtülü operasyon)

Planın açıklanırken Denktaş’ın New york’ta ameliyatta olması(Psikolojik operasyon)

Annan planını daha okumayan akademisyenlerin tv de planı savunması(Basın-yayın psikolojik harekatı)

Denktaş’ın mr.NO olarak adlandırılması(Kişiye yönelik psikolojik harekat)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s