İSLAM İŞ VE TİCARET AHLAKI-PROF.DR.SAFFET KÖSE

image

İSLAM İŞ VE TİCARET AHLAKI-PROF.DR.SAFFET KÖSE

Ahlakın en fazla dejenere olduğu alan iş , çalışma ve ticaret hayatıdır.Çünki nsanın kendi menfaatine ,mala ve paraya karşı olan zaafı ilişkilerine de yön vermektedir.
Batılı ahlak araştırmacısı Ross Poole un isabetli tesbitinde de görüldüğü üzere “modern dünya en fazla ahlaka ihtiyaç duymakta ancak ahlak da bizzat kendisi imkansız kılmaktadır.”Bunun sebebi de modern kültürün kendisini dine karşı konumlandırarak dinin hayat içindeki alanını büyük ölçüde sınırlandırmış olmasıdır.
Din değer koyar ,ahlak onu bir yaşam biçimine dönüştürür, hukuk da onu yazılı kural haline getirir.Herhangi bir amaç için konulan kuralın ahlaki arka planı tamamlanmışsa etkisi zayıflamış demektir.Bu sebeble islam ın gelişim süreci dikkate alındığında öncelikle Mekke döneminde imanla birlikte ahlakın oluşturulduğu , medine devrinde de hukuhunun yapılandırıldığı görülür.İlginçtr bu konuda ilk adım ticarette atılmıştır.Burada ikiki kavram vardır birincisi kul hakkı duyarlılığı ,ikincisi helal kazanç bilincidir.Bu iki kavram , iş hayatında kalite ve verimliliğin,ticari sahadada helal kazancın sağladığı kalp huzurunun kaynağı ve teminatını oluşturmaktadır.
Hayata mal olmayan , anlam katmayan ve yaşanmayan bir dinin anlamı yoktur.Bu yüzden kuran ayeteri sürekli imanla birlikte salih ameli hatırlatır.Amele dönüşmeyen imanın ve davranışa yön vermeyen ibadetin ne anlamı olabilirki.
TİCARET VE AHLAK
İslam bir din olarak ferdin ruh ve ahlakını ıslah etmek onu hayır , iyilik ,dürüstlük gibi erdemlerle donatarak ahlaki özü korumasını ,böylece  onu arzu ve ihtiraslarının ,bayağı zevklerinin hakimiyetinden kurtarmaktır.Bunun içindir ki hz.peygamber; “En hayırlınız ahlakı en güzel olanınızdır” buyurmuştur.
Kulluk ise insan –allah  ve insan –alem ilikisini bütün yönleriyle kapsayan süreçtir.
Ticari ilişkilerde başlıca iki maksat vardır birisi sermayenin selameti , diğeri kardır.
Gerçek ticaretin nefsi allah  a satmak olduğu anlaşılmaktadır.Gerçek ticaret nefsini Allah a satarak büyük karı yakalamaktır.O bilir ki mülk kendisinin değil Allah ın dır.En üstün gaye mal değil  Allah  rızasıdır.Bunun yolu da allah yolunda mallarını verirler  veya öldürüleceğini bilseler iyiliği emredip ,kötülükten sakındırırlar.
Mümin güne başlarken nefisle mücadele kararlılığı , gündüz fiilen nefisle mücadeleyi , akşam olduğunda ise nefis muhabesini yapması iki cihan saadetinin anahtarıdır.Günlük hayatta imanın tezahürü gösterilmeli ,nefsin kulu değil imanın  Allah ın kulu olunmalıdır.
Okumaya devam et “İSLAM İŞ VE TİCARET AHLAKI-PROF.DR.SAFFET KÖSE”

Reklamlar

YÖNETİCİLERE ALTIN TAVSİYELER -İMAM GAZALİ

indir

YÖNETİCİLERE ALTIN ÖĞÜTLER

HÜCCETÜL İSLAM İMAM

GAZALİ

Kitap büyük islam alimi İmam Gazali (rah) hazretleri tarafından devrin Selçuklu sultanı Melikşah a yazılmıştır.bu eserde huzurlu bir devletin ve mutlu bir ailenin nasıl kurulacağını ,korunacağını anlatmıştır..Bu eserde işin temelini güzel niyet , merhamet , adalet ,iffet ve doğruluğun oluşturduğunu gözler önüne sermektir.

Gazali ,Sultan Melikşaha bu eseri  her hafta birisine okutmasını ,kendisinin dikkatle dinlemesini ve gereken dersleri alıp uygulamasını tavsiye etmiştir.

 

ÖZET

*Gazali , tasavvufun bereketine sadece ilimle ulaşılamayacağını anlayarak makam mevki ve şöhretini terk edip bütün servetini dağıtarak 1095 yılında  bağdatı terketti .

*kim Allahın nimetlerine şükretmez ise ,elinden alınır ve kıyamet gününde  de şükür ve kulluktaki kusurundan dolayı  rezil rüsva olur.

*akıllı insanın nazarında ölümle yok olan hiçbirşeyin kıymeti yoktur.kıymetli nimet insandasn gece gündüz ayrılmayıp ahirette de devam eden nimettir.

*iman bir tohum , itaat ise onun suyudur.iman  tohumunu Allaha itaat ile sulayan insan ağacın meyvesini ahirette görecektir.

*Ey sultan ! haftanın bir gününü sırf Allah a ibadet için ayırman ve ahiret ameli için meşgul olman gerekir.Ayıracağın o gün Cuma günüdür.Çünki o günde öyle bir saat vardırki iyi niyet ve temiz bir kalp ile yapılan dua kabul olur.

*Ey sultan! Cuma gecesinden oruca niyet et.!perşembeyide katarsan buna daha güzel olur.Cuma günü sabah erken kalk guslünü al!Cuma namazını cemaatle kıl !güneş doğana kadar konuşma ,yüzünü kıbleden çevirme !tesbihini eline al ve bin defa kelimeyi tevhit zikri çek!bu günde mümkün oldukça salavat çek .

*Allahın yaptıklarında zulüm yoktur.Zalim ; başkasının mülkünde tasarruf edendir.Halbki Allah c.c. sadece kendi mülkünde tasarruf etmektedir.

*şunu bilki seninle Allah c.c. arasındaki olan şeylerin affedilmesi mümkündür.İnsanlara zulüm olan işlere gelince onun hakkı kıyamete kadar kalkmaz.

*Sultanın bir günlük adaleti ,Allah c.c. karşı yapacağı  yetmiş yıllık nafile ibadetten daha üstündür.(hadisi şerif)

*insanların  yüce Allah a en sevimlisi ve en yakın olanı  ,adaletli liderdir.O’nun en çok buğzettiği ve uzak tuttuğu kişi de zalim liderdir. (hadisi şerif)

*Allah adaletli sultanın amelini halkının ameli derecesine yükseltir.Adaleti müddetince kıldığı her namazın sevabı yetmiş bin rekat namaza denktir.

*Allah c.c. şu üç kişiye bakmaz;
1-yalancı ve zalim başkana
2-zina eden ihtiyara
3-kibirli fakire

hadisi şerif (nesai zekat , müslim ,iman 172 …

*bir gece Cebrail as. İnsan şeklinde haz.Davut a.s a yaklaşıp ;-davut güzel bir kuldur fakat ,kendi çalışmasından  ve elinin emeğinden değilde devlet hazinesinden yiyor dedi.Davud a.s ağlayarak geri döndü ve rabbine şöyle yalvardı:-Ey rabbim !bana ,kendi el emeğimle karnımı doyuracakğım birşe öğret .bunun üzerine Allah c.c. ona zırh yapma sanatını öğretti.

*Ey sultan !unutmaki senin dünya ve ahiretteki emniyetin , geçrek din alimleri ile beraber hareket etmene bağlıdır.çünki kötü alimler ,liderlere övgüler yağdırıp onları boş övgü ve vaatlerle aldatırlar.Sultanların elindeki dünya malına kavuşmak için ,onları kendilerinden memnun etmek isterler.

*sabahı kıyamet olacak geceyi unutma

*Ey sultan!sadece kendini zulümden uzak tutmakla yetinme!hizmetçilerini ,yakınlarını ,görevlerini ve kapınızı bekleyenleride muhafaza et.Onların zulmüne razı olma ,çünki sen , kendi zulmünden sorgulanacağın gibi ,onların zulmündende sorgulanacaksın.

*gevşek ve laubali davranışlardan çekin çünki görevli memurların sana uyalarlar ve senin gibi yaparlar.

*başkasının dünyası için ,dinini ve ahiretini satan kimseden daha fazla aldanan yoktur.

*ey sultan !sana kayıtsız şartsız hizmet edenler ancak karınlarını doyurmak , keyfilerini yerine getirmek , ve arzularına ulaşmak için bunu yaparlar.

*Aşırı yemeğe düşkünlük hayvanların tabiatıdır.

*akıllı olmayan adaletli olmaz.

*sultan ve idareciler çoğunlukla kibirli olurlar .kbiirlerinden dolayı kendilerinde hemen bir kızgınlık oluşur ; bu onları karşı taraftan intikam almaya sevk eder.halbuki kızmak , akıl için tehlikedir.

*hz isa  as.  Hz .yahya  as ya:” birisi senin hakkında konuşurdas doğruları soyulerse  ,Allah a şükret .Eğer senin hakkında yalan konuşursa  daha fazla şükret ,çünki onun iyilikleri sana yazılacaktı” demiştir.

*kişi ,yumuşak huyluluğu ve kusurları affetmesi ile , çokça oruç tutan ve namaz kılanların derecesine ulaşır.Ailesine karşı baskı ile davrananlar ise zalimler listesine yazılır. (hadis)

*ikindi namazından önce yetmiş defa “Estağfirullah “ deki senin yetmiş yıllık günahına kefaret olsun “ buyuran efendimize sahabi –benim 70 yıllık günahım yokki deyince  :-annenin günahı ,yoksa babanın günahı yoksa kardeşinin günahları affedilir  demiştir.

*Ey sultan ! Nefsini ,övünülecek giysiler giymek ve hoş yiyecek yemek gibi şehevi arzularına alıştırma .herşeyde kanaatkar ol , çünki kanatsiz adalet olmaz.

*Baş olan kişinin , kendisine gelerek övgüler yağdıranlara aldırmaması ,bütün halkın da onun gibi kendisinden razı olduğunu düşünmesi gerekir.çünki kendisini öven kimse bunu ondan korktuğu için yapmaktadır.

*halkın idaresini üstelenen kimse , dine aykırı hareket ederek insanlardan hiçbirinin hoşnutluğunu aramamalıdır.

*idarecinin  kendisine gelen iki davacı ve davalıyı razı etmesi mümkün değildir.insanların çoğu cahil olduklarından halkın hoşnutluğu için cenabı hakkın razı olduğu şeyi terkederler.halkı kızdırma pahasına da olsa Allah c.c  ın rızasını arayan kimseden Allah da insanlarda razı olur.

*denize düşenin ıslanmaması mümkün olmadığı gibi dünyaya alanında kirlenmemesi mümkün değildir.

*midelerinizi hayvan kabristanı haline getirmeyin .bütün nimetlerin lezzeti boğazdan öteye gitmez.

*kim günde 20 defa ölümü hatırlarsa onun mükafatı ve derecei şehitler kadar olur ..hadis

*Mülk , küfür ile devam eder ama zulüm ile asla ! (hadis ) tarihte meccusiler 4000 sene boyunca dünyaya hükmettiler.Çünki onlar ,insanlar içerisinde adaleti ve yaptıları tüm işlerde eşitliği muhafaza ettiler.Onlar ne dinlerinde nede milletlerinde haksızlığı caiz görmüşlerdi.Adaletleriyle şehirler imar ettiler  ve insnlara insaflı davrandılar .

*insanlar zulüm üzerinde huzur ve istikrar bulamaz.memleketleri  zalimler istila ederse herşey harap olur, insanlar dağılır ,başka devletlere kaçarlar.Böylelikle  mülk noksanlaşır ,memleketin geliri azalır ,devlet hazinesi boşalır,insanların geçimi zorlaşır,çünki halk zalim olanı zevmez.

*Halkın tabiatı , adet ve ahlakları başlarındaki idarecilerin tabiatı gibi olur.sultan  Abdülmelik zamanında insanlar ,güzel ve aşırı yemek yemeye özen gösteriyorlardı birbirlerine : “ sen hangi rengi seversin ,bugün hangi yemeği yedin ? “ diye sorarlardı .Ömer bin Abdülaziz zamanında ise insanlar ,badet etmek ,kuran okumak ,hayır hasenat işlemek ve sadsaka vermekle meşgul oluyorlardı.

*hayırlı şeyler düşündüğün zmaan onu yapmış olursun ,hayır yaptığın zaman  da muradına kavuşursun.

*açıkladığımız zaman bize utanç verecek ,hatırladığımız zaman  yüzümüzü kızartacak ,gizlediğmiiz zaman ise bize pişmanlık verecek fikirlerden Allah bizi korusun .

*haz ömer bin hattab r.a adalette öyle bir dereceye ulaşmıştıki oğluna dahi işlediği suçun cezasını vermiş ve bu cezadan kısa bir süre sonra oğlu ölmüştü.

*Tam bir adalet şöyeolur: halktan pek tanınmayan birisi ile tanınmış ,makam , mevki sahibi  bir insan bir dava için geldiklerinde birisi  fakir , diğeri zengin ayrımı yapmadan eşit muamele de bulunursan gerçek adaleti uygulamış olursun.

*halk birbirine zul mettiği zaman Allah ona zalim bir idareci gönderir.

*idarecinin altındakilere karşı niyeti değişirse bereket kalkar , hayır azalır.

*Ey sultan !dünyayı isteyen kimse ,sana karşı samimi davranmaz , ahireti isteyen de sana rağbet etmez.

*sultana hizmet etmek zordur ve uzakdurmak gerekir.Eğer ona itaat edersen seni yorar , muhalefet edersen kzıar ve seni öldürür.

*lider , kendinde bulunan kuvvetin ,kudretin ve iktidarın  Allah c.c. dan geldiğne inansa , kendinden daha kuvvetli orduları dahi yenebilir.bu durum şu ayette izah edilmiş “ nice az sayıda birlik ,Allah ın izni ile çok sayıdaki birliği yenmiştir.Allah sabredenlerle birliktedir.

*bir olayı hemen çözmek gerekir , yoksa tesbiti de hallide çok zor olur.

*sultanın veziri salih , işinde yeterli ve adil olunca ,sultanın ünü yayılır ve kıymeti yükselir.Vezirler ,usta avcı gibi davranmalı , küçük kuşları değil ,büyük turnaları avlamalıdır.

*hikmetin neticesi , rahatlık ve yüceliktir.mala dükünlüğün sonucu ise ,yorgunluk ve beladır.

*ilmin süsü doğruluk ,cömertliğin süsü güler yüzlülük , cesaretin süsü ise affetmektir.

*üç şey belaların en büyüğüdürİ1- çoluk çocuğun çok olup malın az olması , 2-etrafını rahatsız eden komşu , 3-edep ve iffetini korumyan kadın .

*dünyadaki en ağır şeyler ; değersi kişilerden sert sözler işitmek , ağır borç ve elin darda olmasıdır.En tatlı şey ise ;çocuk , güzel söz ve zenginliktir.

*gözün nurunu artıran dört şey , yeşillik , akan su , temiz su ,dostların yüzüne bakmaktır.

*gözün nurunu azaltan 4 şey ; tuzlu ve pastırma yemek , başa sıcak su dökmek ,sürekli güneyş ışığına  bakmak ,düşmanı görmektir.

*vücüdu semiz hale getiren 4 şey ; yumuşak elbise , kalbi üzüntüden uzaklaştırmak , güzel koku , sıcak yatakta yatmak tır.

*vücudu zayıflatan 4 şey ; güneşte kavrulmuş kuru et  yemek , çokça cinsi münasebet , uzun süre hamamda kalmak , akşamdan uyumak

*vücuda sıhhat veren 4 şey : vaktinde yemek yemek , herşeyde öölçülü olmak , meşakkatli şeylerden sakınmak ,gereksiz üzüntüyü bırakmaktır.

*kalbi dirilten 4 şey : fayda veren akıl , bilgili üstad , güvenliir ortak , saliha eş , her işte yardımcı ve destek olan dost

Kalbi öldüren 4 şey : zemherir soğuğu , zherin harareti ,pis duman , düşman korkusu

*yedi şey unutkanlığa sebeb olur :

1-bekenmedik bir anda sözler işitmek

2-ense kökünden kan  aldırmak

3-durgun suya işemek

4-ekşi şeyler yemek

5-ölünün yüzüne bakmak

6-haddin den falza uyumak

7-harabelere ve mezar taşlarına bakmak

*malın afiyeti 3 şeyle olur: malını görene  ihsanda bulunmak , emaneti yerine getirmek ,malından fakirin hakkını vermek

*bedenin afiyeti 3 şeye bağlıdır : az yemek ,uyumak ve konuşmaktır.

*ailenin afiyeti 3 şeydedir: kanaat , güzel geçim ve Allah c.c a itaate devam

*Bugünki halimizin nedeni 5 şeyi kaybetmemizdir: 1-samimi alim 2-uyumlu arkadaş 3-devamlı gayret 4-helal kazanç 5 –ibadete ayrılmış müsait zaman

*insanın helaki iki şeydedir .bunlar günah işlemek ve sürekli kendi görüşüne göre hareket etmektir.

*insanlara öyle davranki onlarda sana aynı şekilde davrandıklarında razı olasın

*kötülüklerin kaynağı 3 şeyde gizlidir: kibir ,haset ve hırs .bunlar ise 5 şeyi netice verir.: çok uyumak ,çok yemek , vücüdu rahat hale düşürmek ,dünya sevgisi ve insanların övgüsüne yönelmek.

*hırs başkalarının elinde olana aşırı düşkün olmaktır.

*üç şey kalbin körlüğünü katılığını götürür : alimlerle sohbet etmek , borcunu ödemek , dostları görmek

Son Nefes

sonnefes_big

Kitabın Adı : Son Nefes

Yazar : Osman Nuri Topbaş

Sayfa : 382

Okuyanın Notu : 10

Özet : 

Son nefes sevdiğim ve saydığım bir büyüğümün vefatı sonrasında okuduğum ve beni çok etkileyen bir kitap.

Osman Nuri Topbaş Hocaefendi’nin yazdığı kitabın özünde nasıl yaşarsan öyle ölürsün, nasıl ölürsen öyle haşrolursun felsefesi var.

Dünyada bir çok şeyi biliyoruz ama uygulamıyoruz, bu kitap uygulamaya büyük vurgu yapıyor.

Altı çizdiğim yerler;

Yani manevi bir eğitim olan tasavvuftan tecrid edilmiş bir İslami hayat, kişiyi Allah’a götürüyormuşcasına bir kulluk kıvamına ulaştıramaz. Bu kıvama ulaşamayanlar, son nefeste darlık ve zorluk yaşar.

***

Oğul, herkesin ölümü kendi rengindedir, insanı Allah’a kavuşturduğunu düşünmeden ölümden nefret edenlere, ölüme düşman olanlara, ölüm korkunç bir düşman gibi görünür. Ölüme dost olanların karşısına da dost gibi çıkar.

***

Her can ölümü tadacaktır. (el-Enbiya, 35)

***

Rivayete göre bir vaiz kürsüde kıyamet ahvalini anlatmaktaydı.Cemaatin arasında Şeyh Şibli Hazretleri de vardı.Vaiz sohbetin sonuna doğru Cenab-ı Hakk’ın kabirde soracağı suallerden bahisle :
‘İlmini nerede kullandın, sorulacak! Malını mülkünü nerede harcadın, sorulacak! İbadetlerin ne durumda, sorulacak!…Bunlar sorulacak; şunlar da sorulacak!…. diye uzun uzadıya birçok husus saydı. Bu kadar teferruata rağmen meselenin özüne dikkat çekilmemesi üzerine Şibli Hazretleri vaize şöyle seslendi :

‘Ey vaiz efendi ! Allah Teala o kadar çok sual sormaz.O sorar ki : Ey kulum! Ben seninleydim, sen kiminleydin!..’

Okumaya devam et “Son Nefes”

GÖLGELER KORİDORU -MUHYİDDİN ŞEKUR

  • GÖLGELER KORİDORU
  • MUYYİDDİN ŞEKUR
  • Bu kitap  Amerikada doğan ve orada islamla tanışan , çeşitli Amerikan üniversitelerinde psikolojik dsanışmanlık dersleri veren ve şuanda misafir öğretim görevlisi olarak türkiyede bulunan MUHYİDDİN ŞEKUR un son kitabı.Bundan önceki kitabı olan “Su üstüne yazı yazmak !” ta tasavvufla tanışma serüvenini anlatmış vekitap çok satmış.Ben bu kitab hakkında ki olumlu birkaç yazıdan dolayı ilkini bulamadığım için bu son kitabını aldım.Kitabın belki bir devamı niteliğinde olmasından dolayı içinde geçen olaylara tam konsantre olamadım.Amerikadaki  tarikata mensup bir müslüman  olan yazarın kendi hayatı ile tarikatının etrafında gelişen olayların içeriğiyle başlayan kitap, oradan bosna savaşına müslümanlara destek için gittiği saraybosna ve hırvatistan seyahatleri ile devam edip , türkiye ziyaretindek izlenimleri ile son buluyor.ben okumakta konsantrasyon bozukluğu yaşasamda tasavvufi anlamda şeyh –mürid ilişkilerini , bir tarikatın iç dünyasını anlatıyor.burada özete aldığımız tasavvufi açıdan ortaya konulan (bu tarikatin bakış açısıdır , farklı tarik lerde farklı görüşler olabilir, özetleyenin görüşü)görüşlerdir.
  • İstifadeli olması dua ve temennisi ile..
  • GÖLGELER KORİDORU
  •  
  • -“şayet benim kulağa tatlı gelen fısıltılarımı işitemiyorsan , o halde hayatın acı dersleri sana öğretsin öğrenmen gerekenleri “
  • -ölü adam olalım ; iktidar ve şöhret karşısında duyulan açlık karşısında ölü , her bir heva ve hevesin peşinden gitmek arzusu karşısında ölü , tatmini  bu dünyada bulmak arzusu karşısnda ölü .
  • -nefsimin beni esir ettiği dar hücreden ,yani öteden beri boyunduruğunda tutmakta olan bir kaç nefsani heves ve arzumdan kaçmış oluğum için rabbime şükrediyorum elbette.bir gün onların yüzüne gülecektir.
  • -yapraklar uçuşunca şer aşikar olur , çünki kafirler rahatları ne zaman bozulsa ortalığı gürültüye verirler.
  • Hakikatı müdafa etmek müslümanların hasletlerindendir.
  • -Niyet ,amelden mühimdir.İhlasın ve edebin ve teslimiyetin gücü ,tahmin ettiinizden çok daha büyüktür.
  • -Hepimiz , hergün , kendimiz için ve kendimize rağmen aldığımız kararlarla ve yaptğımız tercihlerle ahyatlarımın kitabını yazmaktayız.
  • -Herkes kendi anının gelmesini beklemektedir ve o an hiç kuşkusuz gelecektir.
  • -Adamın biri bir süreliğine dinlenmek için gittiği seyahatte  dinlenmenin mümkün olmadıını görür.süreki düdük çalan cocuğun birine düdük çalmazsan 10 dolar veririm der.çocuk sevinçle alıp parayı kaybolur.biraz sonra kapıda bir sürü elinde düdükle duran çocuk belirir.çocuklar burada düdük çalana 10 dolar veren biri varmış derler.yani çıkacak ders ;
  • Allah c.c. hoşumuza gitmeyen bir şey gönderildiğinde , bu şeyi değiştirmeye çalışmalımıyız?
  • -daha önceden tecrübe etmediğiniz bir şeyle karşılaştığınızda hissettiğiniz tedirginliği mercek altına almayı deneyin .
  • -hak yolcusu, başkoyduğu manevi yolda ,kendi nev i şahsına münhasır en deruni heva ve  hevesleriyle , dünyevi bağlılıklarıyla veiştiyaklarıyla , hayalleriyle  ve umutlarıyla  karşılaştığnı bilmesi gerekir.
  • -Hak yolunun yolcusu bilsin ki  şeyh  , müridini , vaziyet nasıl görünürse görünsün ,terk  etmez.Himmetiyle , müridinin  kemale ermesine vesile olmak için elinden geleni ardına koymayan hakiki  bir Şeyh in , gerektiği zaman kullanmak üzere elinin altında hazı tuttuğu en aşağı yüz yirmi dört bin usulü vardır.Arzu , müridin kalbinde neşvüneva  buldukça , Şeyh  ona rehberlik etmeye devam edecektir.
  • -“entel hadi ,entel hakk.Leysel Hadi illa Hu” -rehber olan sensin , Hakk olan sensin .ondan başka rehber yoktur.
  • -Tekmil mevcudat hayal içinde hayaldir.Hakiki var oluşun sadeceonunla olduğunu bil ve bunu zinhar aklından çıkarma .
  • -Paylaşmak istediğimiz nice sırrımız var ama paylaşacaklarımız hazır olmalıdır.
  • -Hakkı arayanlar , bundan sonra sadece Ehad ve Samed olan Allah ın var olduğu Ehadiyet makamına erişirler.bu makamda ,sen Allah ın içinde , Oda senin içinde avr olur.Çoğu mürid bu mertebeye vasıl olamaz.Unutmaki , bu mertebeye ulaşmak için mürid , kişiliğinden ciddi anlamda feragat etmeye mecburdur.
  • -insanoğlunun , cihadı esaden , ruhun cesede karşı verdiği mücadeledir.
  • -insanoğlunun önemli bir bölümü , dünyevi bağlılıklarını ve nefsani arzularını kendilerine mürşid edinmiştir.Bu insanlar , enelerinin ve heveskar nefislerinin rehberliğiyle ve talimatıyla hareket ederler.
  • -Makamın yükseldikçe zaHiri olan herşey senin gözÜnde gölgelere dönüşür.

Okumaya devam et “GÖLGELER KORİDORU -MUHYİDDİN ŞEKUR”

ÜZÜNTÜYÜ BIRAK YAŞAMAYA BAK -Dale CARNEGİE

ÜZÜNTÜYÜ BIRAK YAŞAMAYA BAK

Yazarı: Dale CARNEGİE
Yayınevi: Deniz Kitaplar Yayınevi

I.BÖLÜM:

‘Sorun Sızdırmayan Bölmelerde Yaşayın’ Başlığının kullanıldığı bölüm:

Burada 1871’yılının baharında Montreal Hastanesi’nde stajyer tıp öğrencisi olan ve geleceğini, bir de nasıl para kazanacağını düşünüp üzülen ve daha sonra 11 kelimelik bir sözcüğü okuduktan sonra üzülmeyi bırakıp kendi adına belirlediği amaç doğrultusunda yapması gerekenlere çalışan William Osler’in hayatı ve ünlü bir doktor oluşunu anlatır.

Osler daha genç ve yalnız bir öğrenci iken nasıl hayatta yaşayacağını ve zengin olacağını düşünerek çok üzülür ve hayatını kaosa sokar. Bu arada 11 kelimelik şu cümleyi bir kitapta okuyunca onun hayatı değişir. Devrinin en iyi doktoru olur. Ve öldükten sonra hayatı iki ciltlik bir eserde yayınlanır.

Bu sihirli söz:

‘Asıl görevimiz uzaktaki belirsiz şeylerle uğraşmak değil elimizdeki belli olanla ilgilenmektir’. Sözüdür.

Okumaya devam et “ÜZÜNTÜYÜ BIRAK YAŞAMAYA BAK -Dale CARNEGİE”

GÜNLÜK HAYATIMIZDA HELALLER VE HARAMLAR -PROF.DR .HAYRETTTİN KARAMAN

Gunluk Hayatimizda Helaller ve Haramlar
GÜNLÜK HAYATIMIZDA HELALLER VE HARAMLAR 
HAYRETTİN KARAMAN

Bir yerde nizam varsa mutlak hürriyeti kayıt altına alan, sınırlayan kaideler, emir ve yasaklar da var demektir. İslam, kulun kendini ve Rabbini bilmesi, O’na kulluk edebilmesi, böylece ebedî saadete erebilmesi için Allah’ın lûtfettiği son din, irşad ve nizam olduğuna göre onda helâl ve haramı birbirinden ayıran sınırların bulunması tabiîdir. Bir hadîs-i şerîfte ifade buyurulan teşbihe göre, haram sınırının ötesi Allah’ın korusudur; o sınırı aşmak bir yana, oraya yaklaşmak bile tehlikelidir. Hemen bütün din, hukuk ve ahlâk sistemlerinde yasaklar, çirkin ve yakışıksız telakki edilen davranışlar vardır. Semâvî dinlerin sonuncusu ve en mütekâmili olan İslam da, ferd ve cemiyet halinde insanlığın hayrına olmak üzere getirdiği mükellefiyetler manzûmesi içinde yasaklara yer vermiştirİnsan ne taş ne hayvandır, ne de melek; o, büyük kabiliyetler ihtiva eden, eşsiz meyvelerin planını saklayan bir çekirdektir. Dünya zemininde, ömür denilen mevsimler içinde, en son ilâhî dinin rahmet ve terbiyesine kendisini teslim ederse (mükellefiyetlerini yerine getirirse) melekleri kendine hayran bırakır. Aynı zeminde nefis ve şeytanın arzularına boyun eğer, onların pembe bardakta sundukları zehiri gıda zannederse özünü zayi eder, taş-toprak ve gübre arasında çürüyüp gider.
Bunun olmamasının yolu ise sınırları bilmekten geçer.kuralları iyi bilme , kuralsızlıkların sonuçlarını öğrenme ile insan nizama uymuş olur.
Ülkemizdeki otorite olarak kabul edilen dimağlardan olan ,son zamanların yaşayan alimlerinden prof.dr .Hayrettin KARAMAN hocamızın bu kitabında, helaller ve haramlar çok kolay anlaşılacak bir dil ile bu günün müslümanı için izah edilmiş.Burada özet olarak genel bilinenlerin dışında kalan dikkat çekici noktaları özetleyen almıştır.en son bölümde hocamıza sıklıkla sorulan konulardan oluşan başlıkları yazılmış cevapları ise her müslümanın evinde bulunması gereken bu kaynak kitaba havale edimiştir.
istifadeli olmak dileğiyle.

*HARAMIN TÜRLERİ
1-Dürüst müminlerin sakındığı haramlar
2-Sadık kulların sakındığı haramlar
3-Müttakilerin sakındığı haramlar
4-Sıddıkların haramı 
Okumaya devam et “GÜNLÜK HAYATIMIZDA HELALLER VE HARAMLAR -PROF.DR .HAYRETTTİN KARAMAN”

MESNEVİ TERAPİ-PROF.DR.NEVZAT TARHAN

MESNEVİ TERAPİ

PROF .DR .NEVZAT TARHAN

 TİMAŞ YAYINLARI 

İnsanlık mevlanayı  yeniden keşfediyor.Çünki onun öğretisi yaşadığı zamana hapsedilmeyecek kadar evrensel.Çünki hepimizin ondan öğreneceği çok şey var.

Yazar bu kitabında Mesnevi ‘nin çağları aşan ,bir  bal peteğinden süzülen hikmet damlalarını alarak günümüzün psikolojik  gerçekleriyle birlikte çağımız insanına tekrardan taptaze ve duru bir kaynak olarak sunuyor.

Kitap üç bölümden oluşuyor.

1.bölüm; insanlık mevlanayı yeniden keşfediyor

Bu bölümde yazar insanlığın bugünki çıkmazlarını  sıkıntılarını ele alarak mevlananın maddiyatçı bir bakış açısının yolaçtığı travmalara yönelik bir çıkış kapısı olduğunu çeşitli verilerle ortaya koyuyor.

2.bölüm ; mesnevi terapi

Bu bölümde  günümüzdeki birçok hatalı yada eksik davranış bozuklukları olumsuz davranış üst başlığı ile başlayıp devamında mesnevide geçen hikayeleri aktararak sonuç bölümünde bu hikayelerden yapılan çıkarımlar açıklamaları ile paylaşılıyor.

3.bölüm ;Duygusal zekada on adım ve mesnevi başlığında duygusal zekanın insanlığın en önemkli değeri olduğu ve bunun geliştirilmesi ile birçok problemin çözüleceği ve bu konudaki mesnevi derslerinin anlatıldığı bir bölüm oluşturulmuş .

“İnsanın gözü kördür ışık olmadıkça, 
Aşkın gözü kördür gerçekler olmadıkça,
Aklın gözü kördür ahlak olmadıkça,
Hırsın gözü kördür terazi olmadıkça,
Şöhretin gözü kördür tevazu olmadıkça,
Gücün gözü kördür erdem olmadıkça,
Paranın gözü kördür insaf olmadıkça,
Menfaatin gözü kördür empati olmadıkça,
Adaletin gözü kördür hakkaniyet olmadıkça,
Tabibin gözü kördür tıp etiği olmadıkça,
Medeniyetin gözü kördür bilgelik olmadıkça…”

İyi okumalar…

Okumaya devam et “MESNEVİ TERAPİ-PROF.DR.NEVZAT TARHAN”