HAYAT BİLGESİ -MÜMİN SEKMAN ..

2

HAYAT BİLGESİ -MÜMİN SEKMAN 

20.SAYFA

MICHAEL JORDAN

Zaferin tapınağı, yenilginin zemini üzerine yükselir.

Kariyerimde 9000’in üstünde şut kaçırdım. Hemen hemen 300 maçta yenildim. 26 defa maç kazanma sayısı için bana güvenildi, ama kaçırdım. Hayatımda tekrar, tekrar ve tekrar başarısız oldum. Ve sonunda bunun sayesinde başardım.

 21.SAYFA

MICHAEL JORDAN

!!!! “Hazırlıkta başarısız olursanız, başarısızlığa hazırlanıyorsunuz” demektir.

İsterseniz günde 8 saat şut idmanı yapın. Eğer tekniğiniz yanlış ise en iyi şartla, “çok iyi yanlış şut atan” bir oyuncu olursunuz. Oysa bir işin temel tekniğini çok iyi öğrenirseniz ne iş yaparsanız yapın alanınızda yükselirsiniz.!!!

 29.SAYFA

RICHARD BRANSON

Gerçekler toplantı salonlarından çok, açık alanlarda net görünür.

Bir sürü insan, karanlık odalara saklanıp dev ekranlara yansıtılmış kelimelere bakıyor. Toplantı odalarından kaçınmamın bir sebebi var. Zamanımı, göz temasının, kanaatin ve güvenin olduğu yerde yani “sahada” geçirmeyi yeğlerim.

30.SAYFA

RICHARD BRANSON

Bugünün başarısı, yarının bedava yemeğini garanti etmez.

İyi servisin birçok kriteri vardır. Bunlardan en önemli ikisi , iyi iletişim kurabilmek ve detaylara hakim olmaktır. Oysa bunlar, anlaşılması ve uygulaması kolay olduğu için genelde ilk unutulan şeyler olurlar.

Okumaya devam et “HAYAT BİLGESİ -MÜMİN SEKMAN ..”

İLK MARKA HZ.ADEM Mİ ? ..SERKAN OK .(marka nasıl oluşturulur ve yönetilir?)

indir

Bugünün  iş dünyasında en önemli şey satıştır.Satış yapabilmek için binlerce firma ve çalışanları rekabet ortamı adı verilen büyük bir savaşın içerisinde mücadele veriyorlar.Bu savaşın geçtiği mekan ise tüketici olarak adlandırılan insanların beyinlerindedir.ARtık insanların beyinlerinde kendilerine  yer açma savaşı veren işletmelerin en büyük silahı ise “marka” üretmektir.Bu kitabı tüm sektörler için geçerli olacak şekilde yönetici ,satış ,pazarlama ve arge alanlarında temas eden ve faaliyet gösterenler mutlaka okumalı dır.buradaki özette kitapta bulunan çok güzel anlatım dili , fotoğraflarla anlatımlar ve çeşitli diyagramlar bulunmuyor.dolayısı ile özet kitabin içeriği hakkında genel bilgi veriyor.bununla birlikte  asıl tadı lezzeti olan şeyler eksik bulunduğundan bir sürü benzer kitap içerisinde mutlaka okunması ve kütüphanede tutulması gereken kalitede bir kitap .Bir marka nasıl olunur ve bu nasıl doğru şekilde yönetilip korunur ? sorusunun cevabı çok net bir şekilde kitapta verilmiş ..şiddetle tavsiye ediyoruz.

İLK MARKA HZ.ADEM Mİ?

SERHAN OK

 MARKA DEDİĞİMİZ ŞEY ÖZÜNDE,ÜZERİNE ANLAM YÜKLENMİŞ KELİMELERDEN VE RAKAMLARDAN FAZLASI DEĞİLDİR.RAKAM DEMİŞKEN PARANIN İCADIDA ÇOK İYİ BİR MARKALAMA ÖRNEĞİDİR VE ESASINDA DETAYLI İNCELENDİĞİNDE,İNSANLIK TARİHİNİN EN İLGİNÇ MARKALARI PARALARDIR.NORMALDE NEREDEYSE TAMAMEN DEĞERSİZ OLAN BİR KAĞIT PARÇASINA,ÜZERİNE YAZILAR YAZILARAK BİR DEĞER ATFEDİLMİŞ VE BU DEĞER KONUSUNDA HERKES MUTABIK KALMIŞTIR.PARALAR ÇOK İYİ MARKALARDIR.

PEK ÇOK KAYNAKTA MARKALAŞMANIN KIZGIN BİR DEMİRLE HAYVANLARIN DAMGALANMASIYLA BAŞLADIĞI İFADEDİR.HAYIR BU,BELKİ LOGONUN İLK KULLANILMAYA BAŞLANDIĞI DÜŞÜNÜLEBİLİR.KALDIKİ MARKANIN TEK UNSURU LOGO OLMADIĞI GİBİ HER ZAMAN EN ÖNEMLİSİDE LOGO DEĞİLDİR.MARKALAMA DAMGALAMA İLE DEĞİL,TANIMLAMA İLE BAŞLAMIŞTIR.

MARKA NEDİR

MARKA : BİR ”ŞEY” LE İLGİLİ , O ŞEY ALGILANDIĞINDA (GÖRÜLDÜĞÜNDE, TADILDIĞINDA, DOKUNULDUĞUNDA,DUYULDUĞUNDA, KOKLANDIĞINDA,HİSSEDİLDİĞİNDE…)  AKLIMIZA HÜCUM EDEN KAVRAMLAR BÜTÜNÜDÜR.

Okumaya devam et “İLK MARKA HZ.ADEM Mİ ? ..SERKAN OK .(marka nasıl oluşturulur ve yönetilir?)”

İMALATTA MÜKEMMELLİK YOLU –SÜREKLİ İYİLEŞTİRME TEKNİKLERİ –KİYOSHİ SUZAKİ

indir

İMALATTA MÜKEMMELLİK YOLU –

SÜREKLİ İYİLEŞTİRME TEKNİKLERİ –

KİYOSHİ SUZAKİ

Özeti hazırlayanın notu:

Öncelikli olarak şunu söylemek lazım ki özetlenmesi oldukça zor bir kitap.Çünki kitabın içeriği birçok görsel öge ve şekil ile destekleniyor.İkinci zorluk ise aşağıda bulunan konu başlıklarından da anlaşılacağı gibi kitabın her konusu hem kısaca olarak yani özet formunda hemde çok önemli konuları ithiva etmesi nedeniyle kolay değil .Fakat bence üretimle ilgilenen ilgilenmese bile üretimi anlayabilmek adına mutlaka yönetici olan herkesin okuması gereken bir kitap .ben kendi adıma yaklaşık 20 maddeye yakın yapılacaklar listesi çıkarttım bu kitabı okurken .BU KİTAP ÜRETİM YAPAN TÜM İŞLETMELERİN YÖNETİCİLERİNİN BAŞ UCU OLMASI GEREKEN VE ALINIP OKUNMASI GEREKEN BİR KİTAP .faydalı olması dileğiyle.

İMALATTA MÜKEMMELLİK YOLU –SÜREKLİ İYİLEŞTİRME TEKNİKLERİ –KİYOSHİ SUZAKİ

İmalatta Mükemmelliği yakalamadan ,yöremizde dünaynın en iyisi olmadan ülkemiz insanını refaha kabuşturmamız ,herkese saygın bir gelir sağlamamız mümkün görünmemektedir.ABD bunun en iyi örneğidir.1980 li yıllarda ABD büyük bir hata yaparak imalat sanayisini outsourche etti ,ucuz işçiliğin büyüsüne kapılarak fabrikalarını Meksika ve Çine taşıdır.Pazarlama ve ÜRGE yi kendisinde tuttarak imalatı oralarda yaptırdı ve zaman içinde büyük bedeller ödedi.Çünki imalat yapma becerileri ile birlikte ürün üzerindeki mühendislik bilgiside kaybolmaya başlamıştır.General motors Arge merkezini bile satmaya çalışırken bugün çok farklı bir yol izlemektedir.Günümüzde imalatta mükemmelliği Toyota seviyesine çıkartmadan ürün ARGE , ürün dizaynı konularında ileri gitmek mümkün değildir.

ANA KONULAR

v  İsrafı ortadan kaldır

  • fabrikayı fotoğrafla ,durum tesbiti yap.israf nedir belirle ve araştır.Basitleştir ,birleştir,ortadan kaldır.

v  Temele inmeyi öğren

  • İş yeri organiasyonunu gözden geçir ,bakım ve temizlikte iyileştirmeler yap.Birçok sorunun kaynağı bunlardır.

v  Çeşitlenen müşteri ihtiyaçlarına karşı imalatta esneklik sağlamalısın

  • Hızlı işten işe geçiş süreleri ,hızlı kalıp değiştirme teknikleri ,setup sürelerini ayar sürelerini kısaltmaya odaklan

v  Üretim alanında akışkanlığı sağla

  • Süreç eksenli yerleşimden ürün çıkartmaya odaklı yerleşime geç
  • Makine kullanımını talep üzerine kullanıma göre odakla

Okumaya devam et “İMALATTA MÜKEMMELLİK YOLU –SÜREKLİ İYİLEŞTİRME TEKNİKLERİ –KİYOSHİ SUZAKİ”

İŞ HAYATINDA MOTİVASYON -ÜZEYİR GARİH

indir (1)

İş hayatında motivasyon gittikçe güçlenen bir şekilde  bu yüzyılın iş dünyasına damgasını vuruyor.Bu konuda ciddi okumalara her iş adamının ihtiyacı olduğu kesin .üniversite yıllarında okuyup çok beğendiğim Üzeyir Garih in Yönetime dair kitaplarından birinin özetini sizlerle paylaşıyoruz.

özeti hazırlayan

EKREM HASKARAMAN  ‘ a teşekkür edioyruz.

İŞ HAYATINDA MOTİVASYON

ÜZEYİR GARİH

 

Bugün çalışma hayatımızda insan öğesinin en yüksek değer olduğu kanıtlanmıştır. İnsanı verimli çalıştırmak ancak onu en iyi şekilde motive etmekle mümkündür.

Motivasyonun en önemli unsuru olan ‘fikirden yararlanma’ öğesini ihmal etmeme gereğine inanmaktayım. Toplantı bu motivasyonu gerçekleştirecek en önemli hususlardan biridir.

Maalesef ülkemizde kurumlarımızda toplantı  terbiyesi henüz yerleşmemiş durumdadır.

Gündemli periyodik toplantılarla, başkanın toplantıya katılan kişilerin her birine söz verip fikir üretmesini istemesi, bu fikir uygulansın ya da uygulanmasın, fikir üreticisini motive eder.

Hele toplantı zaptında katılımcıların isimlerine yer verilmesi ve fikirlerinin açıklanmasının sağlanması ayrı bir motivasyon kaynağıdır.

Kurumlarda ekip çalışması

  Futbolda olagelen ekip çalışması acaba kurumlar içinde neden oluşamıyor?

Bir benzetme yapmak gerekiyorsa futbolda golcü elemana uygun pas vermeye çalışan orta oyuncuların mevcudiyetine mukabil teknokratik veya bürokratik sistemde bu tür paslar veya sonuca ulşatırıcı bilgiler neden iletilmiyor?

Okumaya devam et “İŞ HAYATINDA MOTİVASYON -ÜZEYİR GARİH”

drive -daniel pink…motivasyon ve performans üzerine bir kitap

indir (1)DRİVE

           Nasıl motive oluruz, Nasıl motive ederiz…

Kitapta, Ödül  ve ceza  sisteminin  tamamen geçen yüzyıla ait şeyler olduğunu  belirtiyor, ve  Drive, 21. yüzyıl şirketi olmak için özerklik, ustalık ve amaç konularında bir üst aşamaya terfi etmemiz gerektiğini söylüyor.

Eskiden, ama çok çok eskiden, şöyle böyle elli  bin yıl kadar önce insan davranışlarına dair hakim kanı çok  basit ve doğruydu. Hepimizin tek amacı hayatta  kalmaktı. Yiyecek bulmak için ormanı arıyor, kılıç dişli aslan saldırınca da çalılara kaçıyorduk. Bu güdüler, davranışlarımızda belirleyici olan ana  unsurlardı. Bu erken dönem işletim sistemine gelin Motivasyon 1.0 diyelim.Pek incelikli bir sistem değildi. Maymunlarınkinden, şebeklerinkinden ve diğer  hayvanlarınkinden de fazlaca bir farkı yoktu hani. Ama işimizi görüyordu. Tıkır tıkır işliyordu. Ta ki işlememeye başlayana kadar.

Bu yeni ve gelişmiş işletim sisteminin kalbinde revize edilmiş, daha doğru bir düşünce vardı: İnsanlar, biyolojik güdülerinin özetinden daha fazlasıydı. O ilk güdü hala önemliydi. Buna kuşku yoktu. Ama bize tam olarak hitap etmiyordu. İkinci bir güdümüz daha vardı. Ödülün peşinden gitmek, cezadan kaçmak olarak tanımlanabilecek bir güdüydü bu. İşte bu noktada Motivasyon 2.0 olarak adlandırabileceğimiz  yeni bir işletim sistemi baş verdi.

Özellikle de Amerikalı bir mühendis olan Frederick  Winslow Taylor’ un çalışmaları. 1900’lü yılların başlarında Taylor, şirketlerin verimsiz, gelişigüzel bir şekilde yönetildiğine inanıyordu. Buna bir son vermek için “bilimsel yönetim” adını verdiği şeyi icat etti. İcadı bir tür yazılım idi. Motivasyon 2.0 üzerinde çalışacak şekilde tasarlanmıştı. İcat kısa sürede tanınıp benimsendi.

Bu yeni  yaklaşım , işçileri komplike bir makinenin parçaları olarak görüyordu. İşçiler işlerini doğru zamanda doğru şekilde yaparlarsa makine de doğru şekilde işlerdi. Bunu sağlamak için ise almak istediğiniz davranışı ödüllendirip karşılaşmak istemediğinizi cezalandırmanız yeterliydi.

Motivasyon 2.0 işletim sistemi çok uzun  bir süre kullanıldı. Hayatımızın içine o denli girmiş ki birçoğumuz varlığından bile haberdar değil. Kurumlarımızı ve hayatlarımızı bu sisteminin değişmez kuralı üzerine oturttuk bunca zaman: Performansı, verimliliği artırmanın, mükemmelliği teşvik etmenin  yöntemi iyiyi  ödüllendirip kötüyü cezalandırmaktan geçer.

Motivasyon konusunda bilimin bildiği ama iş dünyasının yaptığı arasında büyük bir uçurum  var. Halihazırda-harici motivasyon unsurlarına, ödül-ceza anlayışına dayalı- şirketlerin kullandığı işletim sistemi işe yaramadığı gibi çok zaman zarar da veriyor.Bu sistemi  terfi ettirmek lazım. Bilim bize bu konuda yol gösteriyor.Bu yeni yaklaşımın üç ana bileşeni var: (1) Özerklik-hayatımızı yönetme arzusu; (2) Ustalık-önemli bir konuda sürekli daha iyiye gitme dürtüsü; (3) Amaç-her şeyi  kendimizden daha  büyük, daha yüce bir şey için yapma isteği.

 

Harlow ve Deci  çok sayıda bulmaca şeklinde deney yapmış ve motivasyon kousunda şaşırtıcı sonuçlar almışlar.Aşağıda bunlardan bir bölümü var,ama kitapta daha fazla sayıda örneklere yer verilmiş.

 

Harry Harlow ile Edward Deci’nin Şaşırtıcı Bulmacaları

Geçen asrın ortalarında,iki genç bilim adamı, dünyayı değiştirmesi gereken bir deney yaptı.Ama değişen hiçbir şey olmadı.Harry F.Harlow, Wisconsin Üniversitesi’nde psikoloji profesörü olarak görev yapıyordu.1940’larda primat davranışlarını inceleyen ilk laboratuarlardan birini kurmuştu.1949 yılında bir gün Harlow ve iki meslektaşı, sekiz rhesus cinsi maymunu,öğrenme konulu iki haftalık bir deney için bir araya getirdi.Araştırmacılar, resimdekine benzer basit bir mekanik bulmaca hazırladı.Bulmacayı çözmek için üç şartı yerine getirmek gerekiyordu.Öncelikle dikey olarak gömülü iğneyi dışarı çekmek, kancayı açmak ve son olarak menteşeli kapağı kaldırmak gerekiyordu.Sizin için benim için çok kolay olan bu işlem, altı-yedi kiloluk bir laboratuar maymunu için ise çok zordu.

Okumaya devam et “drive -daniel pink…motivasyon ve performans üzerine bir kitap”

kaldıraç etkisi -ekim nazım kaya ..optimist yayınları ..

 

 

indir (1)

Son yıllarda  popüler olan internet girişimciliği konusunda başarılı olmuş isimlerin tavsiyelerini barındıran bir kitap .içinde girişimcikle ilgili çok pratik konuların olduğu kitabın altı çizilen yerlerini paylaşıyoruz.

 

ÖZET

İnternet işi yapma bir zamanlar (90 lı yıllar) meslek değil “nitelikli dolandırıcılık “ sayılıyordu.

Sabır , risk alma , stresle başa çıkma ,adapte olma,pratik düşünme , fırsatları görme  ve hızlı hareket etme gibi pek çok nitelik gerektiriyor.

Gelirlerle giderlerin başabaş noktaya geldiği zamana kadarki döneme “ölüm vadisi “ adı veriliyor ve her 100 kişiden 80 i ilk üç yılda bu vadide toprağa gömülüyor.

Okuldan mezun olurolmaz kendi işini kurup başarılı olmak  oldukça istisnai bir durum .30 yaşına doğru yapmak en iyisi.öncesinden insanın ayakları ticaret konusunda yere basmıyor .

Şirket değeri yıllık gelirinin 6 katı  olarak alınabilir.

Şirketin hedefi para kazanmak değil “değer yaratmak “ olmalıdır.böylelikle para kazanmayı düşünmezsiniz.O değerden faydalanan insanlar ya da kurumlar , değeri üretmeyi devam etmeniz için sizi finanse ederler , el altında tutarlar.

Bir saat içinde bırakamayacağınız hiçbir şey olmasın .sizplanlamasanız bile bazı şeyler sizi bırakabilir.

Okumaya devam et “kaldıraç etkisi -ekim nazım kaya ..optimist yayınları ..”

HAYVAN ÇİFTLİĞİ – GEORGE ORWELL

(  YUKARIDAKİ BİLGİLER By   DEN ALINTIDIR)

 

2-    KİTABIN ÖZETİ :

Olaylar İngiltere’de bir çiftlikte cereyan eder. Hayvanlar, çiftlik sahibi zalim Bay Jones’un boyunduruğu altında köle gibi yaşamaktadırlar. Yaşlı domuz Koca Reis, buna karşı çıkmak için bir devrim planlar ve hayvanları gizli bir toplantıya çağırır. Toplantıda tüm hayvanlara artık köle gibi yaşamalarının sonunun gelmesi gerektiğinden ve gördüğü bir rüyadan bahseder. Üç gün sonra da öldürülür. Kendisinden geriye konuşma esnasında söylediği İngiltere Hayvanları adlı şiiri kalmıştır. Fakat konuşması da çoktan diğer hayvanlarda ufuklar açmaya başlamıştır.

Sahipleri Bay Jones’un yem saatlerini unttuğu bir günde önceden planlanmış olmamasına karşın aniden ,syaan patlak verir ve bu devrim umduklarından da kısa bir süre iççerisinde tamamlanır. Çiftliğin sahibi Bay Jones çiftlikten uzaklaaştırılır. Artık en zeki olarak tanımlanan domuzlar diğerlerine önderlik yapmaya başlarlar. İlk iş çiftliğin adını değiştirmektir. İsim kolayca bulunur. Bu sahibi sadecde kendileri olan çifttliğin adı bundan sonra “HAYVAN ÇİFTLİĞİ” dir.

 

  • İki ayak üzerinde yürüyen herkesi düşman bileceksin.
  • Dört ayak üstünde yürüyen ya da kanatları olan herkesi dost bileceksin.
  • Hiçbir hayvan giysi giymeyecek.
  • Hiçbir hayvan yatakta yatmayacak.
  • Hiçbir hayvan içki etmeyecek.
  • Hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldürmeyecek.
  • Bütün hayvanlar eşittir,  şeklindedir.

Bütün bu kuralar tüm hayvanlar tarafından benimsenmiş ve beklenen devrim gerçekleşmiştir. Ancak zamanla Napoleon ve Snowball birbirini çekememeye başlayıp, ikisi de yeni düzenin tek adamı olmak istememektedir. Snowball çiftlikte elektrik üretimi için bir yeldeğirmeni yapılması gerektiğini söylediğinde Napolyon’un köpekleri tarafından çiftlikten sürülür.Ama buna rağmen yeldeğirmeni çalışmalarına başlanır. Burada Napeleon başta savunmadığı bu düşünceyi sonraları ne yapıp edip kendisinin de bunu savunduğu ancak Snowball’u çiftlikten göndermek için böyle söylediğine inandırır. Devrimin amaçlarından da hızla uzaklaşılmaktadır; başlarda vaadedilen çalışma saatlerinin azalacağı yiyeceklerin artacağı  yönündeki sözler gitmiş aksine çalışma saatleri artmış, verilen yiyecekler azalmıştır. Bu arada domuzlar da hızla şişmanlamaktadırlar. Hatta yatakta yatmakta, içki içmektedirler. Hayvanların eşitliği ilkesine uymauyan bu davranışlar zamanla duvardan değiştirilerek domuzlar tarafından kendilerine uygun hale getirilir. Örneğin domuzların yatakta yatmaları ve  içki içmeleri konusunda  “Hiç bir hayvan yatakta yatmayacaktır” ilkesini hatırlayıp hayrete kapılıyorlar. Hep beraber duvarın yanına gidiyorlar, ancak duvarda: “Hiç bir hayvan çarşaflı yatakta yatmayacaktır” yazısını görüyorlar, hepsi, bu ilkeyi yanlış hatırladıklarını düşünüyor, bu ilkenin sonradan değiştirilmiş olduğunu anlayamıyorlar bile. Tüm hayvanların eşitliği ilkesi Koca Reisle birlikte toprağa gömülmüştür kısacası.Süreç içerisinde iki domuz öne çıkar: Nopolyon ve Snowball. Napolyon iri yarı, iyi konuşamayan ancak otorite sahibi; Snowball ise etkili konuşan, parlak zekaya sahip biridir. İkisi birlikte koca Reis’in fikirlerinden yola çıkarak “animalizm” adında bir öğreti ortaya koyarlar. Ardından da kamçıları, gemleri, burun halkalarını, zincirleri yok ederler ve aynı gün “yedi Emir”i yazıp ahırın kapısına asarlar. Yedi Emir şöyledir:

Kış aylarında çiflikte kıtlık başgösteriyor. Buğday azalıyor, patatesler soğuktan donuyor ve yenile-meycek hale geliyor. Açlıktan dolayı ölümler baş-gösteriyor. Büyük domuz, bu haberlerin çiftlik dışında yayılmasını önlemek için önlemler alıyor, çifliğe gelen ziyaretçilere, erzak depolarının dolu olduğunu söylüyor ve onlara, üzerini buğday ve yiyecekle örttürdüğü kum yığınlarını erzak diye gösteriyor…

Büyük domuz, aldığı bir kararla, tavukların yumurtalarının çiftlik dışında satılacağını, tavukların kuluçkaya yatmalarını yasakladığını ilan ediyor, buna karşı çıkan tavukları, yetiştirdiği köpeklere öldürtüyor… Bunun üzerine hayvanlar; “hiçbir hayvan diğer bir hayvanı öldürmeyecektir” ilkesini hatırlıyorlar. Hemen bu ilkelerin yazılı bulunduğu duvarın yanına gidiyorlar. Ancak duvarda: “Hiç bir hayvan diğer bir hayvanı bir sebep olmadan öldürmeyecektir” yazıldığını görüyorlar, bu ilkeyi de yanlış ezberlemiş olduklarını düşünüyorlar!.

Büyük domuz, çiftlik içerisindeki hayvanlar arasında: “liderimiz” ,”Hayvanlar babası” , “Koyunlar hâmisi” , “Yavru hayvanların dostu” gibi üstün sıfatlarla anılıyor ve her türlü güzellikler ona atfedilmeye başlanıyor; mesala: genellikle tavuklar, “liderimiz sayesinde altı günde beş yumurta yumurtladım” , havuzdan su içen inekler: “liderimiz sayesinde bu suyun tadı ne kadar güzelmiş” diyorlar…

Birgün çiftliğe dışarıdan saldırılar oluyor… Yabancı hayvanlar çiftliğe giriyor, iki sene gibi uzun bir zaman içerisinde bütün hayvanların büyük gayretleri sonucu yaptıkları ve büyük domuzun adının verildiği Yel Değirmenini yıkıp harap ediyorlar..çiftlikteki bütün hayvanlar yaralanıyor, bazıları ölüyor… Bir müddet sonra bir tüfek sesi duyuluyor. Ağır yaralı bir hayvan yanındaki bir domuza: “Neden tüfek atılıyor” diye soruyor. Domuz: “Zaferimizi kutlamak için”cevabını veriyor. Yaralı hayvan; “Hangi zafer” diye hayret ediyor. Domuz; “Ne demek hangi zafer, düşmanı topraklarımızdan kovmadık mı” diyor. “Ama iki yıl uğraştığımız değirmeni yok ettiler” karşılığını veriyor…Domuz: “Ne önemi var, bir değirmen daha yaparız, istersek daha fazla yaparız, yapmış

olduğumuz muazzam işleri takdir etmiyorsun, şimdi şu bastığın topraklar düşman işgalindeydi, ama liderimiz sayesinde her karışını geri aldık” diyor…Biraz sonra Büyük Domuz, kendisine taktığı

bir kaç madalya ve nişanla çıkıp bütün hayvanları, elde ettikleri zaferden dolayı kutluyor, tebrik ediyor…Hayvanların hepsi büyük zafer kazandıklarına böylece inanmış oluyorlar…

Bir gece çiftlikte bir gürültü oluyor, hayvanlar ahırdan fırlayıp koşuyorlar… çiftlik ilkelerinin yazılı olduğu duvarın dibinde kırılıp parçalanmış bir merdiven görüyorlar, domuzlardan birinin orada sersem sersem dolaştığını, yanında bir fener, bir boya kutusu ve bir de fırça olduğunu farkediyorlar. Hayvanlar duvara baktıklarında, duvardaki ilkelerden birinin daha kendi ezberledikleri gibi olmadığını farkediyorlar.

Büyük Domuz, aldığı son kararla; arpaların bundan sonra sadece domuzlaratahsis edileceğini ve gazdan tasarruf etmek için ahırlardaki fenerlerin kaldırılacağını, hiç bir domuzun çiflikteki işlerle uğraşmayıp, sadece yönetimle ilgileneceğini, domuzlardan başka, hiçbir hayvanın yönetim işlerine karışamayacağını, domuzların dışındaki bütün hayvanların Ağustos ayında pazar günleri dahi çalışacağını, çalışmayanın yiyeceğinin yarıya ineceğini ilan ediyor.

Hayvanlar, “Bütün hayvanlar eşittir” ilkesini hatırlayıp, “bu nasıl eşitlik” diye kendi kendilerine söylenmeye başlıyorlar. Hemen, ilkelerin yazılı olduğu duvarın yanına gidiyorlar, duvardaki yazıların değiştirilmiş olduğunu, ilk defa, fark ediyorlar, duvardaki bütün yazılar silinmiş, sadece şöyle yazıyor:

“Bütün hayvanlar eşittir FAKAT Bazı hayvanlar ötekilerden daha fazla eşittir.”

3.    KİTABIN ANA FİKRİ :

Aklını kullanmayan hiçbir varlık için özgürlüğün değeri yoktur.

YÖNETİCİLERE ALTIN TAVSİYELER -İMAM GAZALİ

indir

YÖNETİCİLERE ALTIN ÖĞÜTLER

HÜCCETÜL İSLAM İMAM

GAZALİ

Kitap büyük islam alimi İmam Gazali (rah) hazretleri tarafından devrin Selçuklu sultanı Melikşah a yazılmıştır.bu eserde huzurlu bir devletin ve mutlu bir ailenin nasıl kurulacağını ,korunacağını anlatmıştır..Bu eserde işin temelini güzel niyet , merhamet , adalet ,iffet ve doğruluğun oluşturduğunu gözler önüne sermektir.

Gazali ,Sultan Melikşaha bu eseri  her hafta birisine okutmasını ,kendisinin dikkatle dinlemesini ve gereken dersleri alıp uygulamasını tavsiye etmiştir.

 

ÖZET

*Gazali , tasavvufun bereketine sadece ilimle ulaşılamayacağını anlayarak makam mevki ve şöhretini terk edip bütün servetini dağıtarak 1095 yılında  bağdatı terketti .

*kim Allahın nimetlerine şükretmez ise ,elinden alınır ve kıyamet gününde  de şükür ve kulluktaki kusurundan dolayı  rezil rüsva olur.

*akıllı insanın nazarında ölümle yok olan hiçbirşeyin kıymeti yoktur.kıymetli nimet insandasn gece gündüz ayrılmayıp ahirette de devam eden nimettir.

*iman bir tohum , itaat ise onun suyudur.iman  tohumunu Allaha itaat ile sulayan insan ağacın meyvesini ahirette görecektir.

*Ey sultan ! haftanın bir gününü sırf Allah a ibadet için ayırman ve ahiret ameli için meşgul olman gerekir.Ayıracağın o gün Cuma günüdür.Çünki o günde öyle bir saat vardırki iyi niyet ve temiz bir kalp ile yapılan dua kabul olur.

*Ey sultan! Cuma gecesinden oruca niyet et.!perşembeyide katarsan buna daha güzel olur.Cuma günü sabah erken kalk guslünü al!Cuma namazını cemaatle kıl !güneş doğana kadar konuşma ,yüzünü kıbleden çevirme !tesbihini eline al ve bin defa kelimeyi tevhit zikri çek!bu günde mümkün oldukça salavat çek .

*Allahın yaptıklarında zulüm yoktur.Zalim ; başkasının mülkünde tasarruf edendir.Halbki Allah c.c. sadece kendi mülkünde tasarruf etmektedir.

*şunu bilki seninle Allah c.c. arasındaki olan şeylerin affedilmesi mümkündür.İnsanlara zulüm olan işlere gelince onun hakkı kıyamete kadar kalkmaz.

*Sultanın bir günlük adaleti ,Allah c.c. karşı yapacağı  yetmiş yıllık nafile ibadetten daha üstündür.(hadisi şerif)

*insanların  yüce Allah a en sevimlisi ve en yakın olanı  ,adaletli liderdir.O’nun en çok buğzettiği ve uzak tuttuğu kişi de zalim liderdir. (hadisi şerif)

*Allah adaletli sultanın amelini halkının ameli derecesine yükseltir.Adaleti müddetince kıldığı her namazın sevabı yetmiş bin rekat namaza denktir.

*Allah c.c. şu üç kişiye bakmaz;
1-yalancı ve zalim başkana
2-zina eden ihtiyara
3-kibirli fakire

hadisi şerif (nesai zekat , müslim ,iman 172 …

*bir gece Cebrail as. İnsan şeklinde haz.Davut a.s a yaklaşıp ;-davut güzel bir kuldur fakat ,kendi çalışmasından  ve elinin emeğinden değilde devlet hazinesinden yiyor dedi.Davud a.s ağlayarak geri döndü ve rabbine şöyle yalvardı:-Ey rabbim !bana ,kendi el emeğimle karnımı doyuracakğım birşe öğret .bunun üzerine Allah c.c. ona zırh yapma sanatını öğretti.

*Ey sultan !unutmaki senin dünya ve ahiretteki emniyetin , geçrek din alimleri ile beraber hareket etmene bağlıdır.çünki kötü alimler ,liderlere övgüler yağdırıp onları boş övgü ve vaatlerle aldatırlar.Sultanların elindeki dünya malına kavuşmak için ,onları kendilerinden memnun etmek isterler.

*sabahı kıyamet olacak geceyi unutma

*Ey sultan!sadece kendini zulümden uzak tutmakla yetinme!hizmetçilerini ,yakınlarını ,görevlerini ve kapınızı bekleyenleride muhafaza et.Onların zulmüne razı olma ,çünki sen , kendi zulmünden sorgulanacağın gibi ,onların zulmündende sorgulanacaksın.

*gevşek ve laubali davranışlardan çekin çünki görevli memurların sana uyalarlar ve senin gibi yaparlar.

*başkasının dünyası için ,dinini ve ahiretini satan kimseden daha fazla aldanan yoktur.

*ey sultan !sana kayıtsız şartsız hizmet edenler ancak karınlarını doyurmak , keyfilerini yerine getirmek , ve arzularına ulaşmak için bunu yaparlar.

*Aşırı yemeğe düşkünlük hayvanların tabiatıdır.

*akıllı olmayan adaletli olmaz.

*sultan ve idareciler çoğunlukla kibirli olurlar .kbiirlerinden dolayı kendilerinde hemen bir kızgınlık oluşur ; bu onları karşı taraftan intikam almaya sevk eder.halbuki kızmak , akıl için tehlikedir.

*hz isa  as.  Hz .yahya  as ya:” birisi senin hakkında konuşurdas doğruları soyulerse  ,Allah a şükret .Eğer senin hakkında yalan konuşursa  daha fazla şükret ,çünki onun iyilikleri sana yazılacaktı” demiştir.

*kişi ,yumuşak huyluluğu ve kusurları affetmesi ile , çokça oruç tutan ve namaz kılanların derecesine ulaşır.Ailesine karşı baskı ile davrananlar ise zalimler listesine yazılır. (hadis)

*ikindi namazından önce yetmiş defa “Estağfirullah “ deki senin yetmiş yıllık günahına kefaret olsun “ buyuran efendimize sahabi –benim 70 yıllık günahım yokki deyince  :-annenin günahı ,yoksa babanın günahı yoksa kardeşinin günahları affedilir  demiştir.

*Ey sultan ! Nefsini ,övünülecek giysiler giymek ve hoş yiyecek yemek gibi şehevi arzularına alıştırma .herşeyde kanaatkar ol , çünki kanatsiz adalet olmaz.

*Baş olan kişinin , kendisine gelerek övgüler yağdıranlara aldırmaması ,bütün halkın da onun gibi kendisinden razı olduğunu düşünmesi gerekir.çünki kendisini öven kimse bunu ondan korktuğu için yapmaktadır.

*halkın idaresini üstelenen kimse , dine aykırı hareket ederek insanlardan hiçbirinin hoşnutluğunu aramamalıdır.

*idarecinin  kendisine gelen iki davacı ve davalıyı razı etmesi mümkün değildir.insanların çoğu cahil olduklarından halkın hoşnutluğu için cenabı hakkın razı olduğu şeyi terkederler.halkı kızdırma pahasına da olsa Allah c.c  ın rızasını arayan kimseden Allah da insanlarda razı olur.

*denize düşenin ıslanmaması mümkün olmadığı gibi dünyaya alanında kirlenmemesi mümkün değildir.

*midelerinizi hayvan kabristanı haline getirmeyin .bütün nimetlerin lezzeti boğazdan öteye gitmez.

*kim günde 20 defa ölümü hatırlarsa onun mükafatı ve derecei şehitler kadar olur ..hadis

*Mülk , küfür ile devam eder ama zulüm ile asla ! (hadis ) tarihte meccusiler 4000 sene boyunca dünyaya hükmettiler.Çünki onlar ,insanlar içerisinde adaleti ve yaptıları tüm işlerde eşitliği muhafaza ettiler.Onlar ne dinlerinde nede milletlerinde haksızlığı caiz görmüşlerdi.Adaletleriyle şehirler imar ettiler  ve insnlara insaflı davrandılar .

*insanlar zulüm üzerinde huzur ve istikrar bulamaz.memleketleri  zalimler istila ederse herşey harap olur, insanlar dağılır ,başka devletlere kaçarlar.Böylelikle  mülk noksanlaşır ,memleketin geliri azalır ,devlet hazinesi boşalır,insanların geçimi zorlaşır,çünki halk zalim olanı zevmez.

*Halkın tabiatı , adet ve ahlakları başlarındaki idarecilerin tabiatı gibi olur.sultan  Abdülmelik zamanında insanlar ,güzel ve aşırı yemek yemeye özen gösteriyorlardı birbirlerine : “ sen hangi rengi seversin ,bugün hangi yemeği yedin ? “ diye sorarlardı .Ömer bin Abdülaziz zamanında ise insanlar ,badet etmek ,kuran okumak ,hayır hasenat işlemek ve sadsaka vermekle meşgul oluyorlardı.

*hayırlı şeyler düşündüğün zmaan onu yapmış olursun ,hayır yaptığın zaman  da muradına kavuşursun.

*açıkladığımız zaman bize utanç verecek ,hatırladığımız zaman  yüzümüzü kızartacak ,gizlediğmiiz zaman ise bize pişmanlık verecek fikirlerden Allah bizi korusun .

*haz ömer bin hattab r.a adalette öyle bir dereceye ulaşmıştıki oğluna dahi işlediği suçun cezasını vermiş ve bu cezadan kısa bir süre sonra oğlu ölmüştü.

*Tam bir adalet şöyeolur: halktan pek tanınmayan birisi ile tanınmış ,makam , mevki sahibi  bir insan bir dava için geldiklerinde birisi  fakir , diğeri zengin ayrımı yapmadan eşit muamele de bulunursan gerçek adaleti uygulamış olursun.

*halk birbirine zul mettiği zaman Allah ona zalim bir idareci gönderir.

*idarecinin altındakilere karşı niyeti değişirse bereket kalkar , hayır azalır.

*Ey sultan !dünyayı isteyen kimse ,sana karşı samimi davranmaz , ahireti isteyen de sana rağbet etmez.

*sultana hizmet etmek zordur ve uzakdurmak gerekir.Eğer ona itaat edersen seni yorar , muhalefet edersen kzıar ve seni öldürür.

*lider , kendinde bulunan kuvvetin ,kudretin ve iktidarın  Allah c.c. dan geldiğne inansa , kendinden daha kuvvetli orduları dahi yenebilir.bu durum şu ayette izah edilmiş “ nice az sayıda birlik ,Allah ın izni ile çok sayıdaki birliği yenmiştir.Allah sabredenlerle birliktedir.

*bir olayı hemen çözmek gerekir , yoksa tesbiti de hallide çok zor olur.

*sultanın veziri salih , işinde yeterli ve adil olunca ,sultanın ünü yayılır ve kıymeti yükselir.Vezirler ,usta avcı gibi davranmalı , küçük kuşları değil ,büyük turnaları avlamalıdır.

*hikmetin neticesi , rahatlık ve yüceliktir.mala dükünlüğün sonucu ise ,yorgunluk ve beladır.

*ilmin süsü doğruluk ,cömertliğin süsü güler yüzlülük , cesaretin süsü ise affetmektir.

*üç şey belaların en büyüğüdürİ1- çoluk çocuğun çok olup malın az olması , 2-etrafını rahatsız eden komşu , 3-edep ve iffetini korumyan kadın .

*dünyadaki en ağır şeyler ; değersi kişilerden sert sözler işitmek , ağır borç ve elin darda olmasıdır.En tatlı şey ise ;çocuk , güzel söz ve zenginliktir.

*gözün nurunu artıran dört şey , yeşillik , akan su , temiz su ,dostların yüzüne bakmaktır.

*gözün nurunu azaltan 4 şey ; tuzlu ve pastırma yemek , başa sıcak su dökmek ,sürekli güneyş ışığına  bakmak ,düşmanı görmektir.

*vücüdu semiz hale getiren 4 şey ; yumuşak elbise , kalbi üzüntüden uzaklaştırmak , güzel koku , sıcak yatakta yatmak tır.

*vücudu zayıflatan 4 şey ; güneşte kavrulmuş kuru et  yemek , çokça cinsi münasebet , uzun süre hamamda kalmak , akşamdan uyumak

*vücuda sıhhat veren 4 şey : vaktinde yemek yemek , herşeyde öölçülü olmak , meşakkatli şeylerden sakınmak ,gereksiz üzüntüyü bırakmaktır.

*kalbi dirilten 4 şey : fayda veren akıl , bilgili üstad , güvenliir ortak , saliha eş , her işte yardımcı ve destek olan dost

Kalbi öldüren 4 şey : zemherir soğuğu , zherin harareti ,pis duman , düşman korkusu

*yedi şey unutkanlığa sebeb olur :

1-bekenmedik bir anda sözler işitmek

2-ense kökünden kan  aldırmak

3-durgun suya işemek

4-ekşi şeyler yemek

5-ölünün yüzüne bakmak

6-haddin den falza uyumak

7-harabelere ve mezar taşlarına bakmak

*malın afiyeti 3 şeyle olur: malını görene  ihsanda bulunmak , emaneti yerine getirmek ,malından fakirin hakkını vermek

*bedenin afiyeti 3 şeye bağlıdır : az yemek ,uyumak ve konuşmaktır.

*ailenin afiyeti 3 şeydedir: kanaat , güzel geçim ve Allah c.c a itaate devam

*Bugünki halimizin nedeni 5 şeyi kaybetmemizdir: 1-samimi alim 2-uyumlu arkadaş 3-devamlı gayret 4-helal kazanç 5 –ibadete ayrılmış müsait zaman

*insanın helaki iki şeydedir .bunlar günah işlemek ve sürekli kendi görüşüne göre hareket etmektir.

*insanlara öyle davranki onlarda sana aynı şekilde davrandıklarında razı olasın

*kötülüklerin kaynağı 3 şeyde gizlidir: kibir ,haset ve hırs .bunlar ise 5 şeyi netice verir.: çok uyumak ,çok yemek , vücüdu rahat hale düşürmek ,dünya sevgisi ve insanların övgüsüne yönelmek.

*hırs başkalarının elinde olana aşırı düşkün olmaktır.

*üç şey kalbin körlüğünü katılığını götürür : alimlerle sohbet etmek , borcunu ödemek , dostları görmek

YÖNETİM TEKNİKLERİ -ÜZEYİR GARİH ..hayat yayınları

indir

YÖNETİM TEKNİKLERİ

ÜZEYİR GARİH

HAYAT YAYINLARI

Bu kitabı ve toplamda 7 kitaplık yönetim serisinin tamamını büyük bir keyfle okumuştum.Elbetteki günümüzün en büyük hastalığı olan okunan şeylerin akılda kalmaması ve  istenen zamanda ihtiyaç olduğunda ulaşılamaması durumunu yaşadım .Uzun zaman önce okuyarak çok etkilendiğim bu kitapların içindeki en önemlisi olan yönetim tekniklerinin özetini  kıymetli dostumuz MEHMET ALİ POLAT  okudu ve özetledi.Özeti gözgezdirirken kaynak kitap olacak kıvamda olan bu güzel  kitabın değerini bir kez daha anladım .istifadeli olması dileğiyle.

1.BÖLÜM SİSTEME DOĞRU

AMAÇ, YOL VE ARAÇ

BİR ŞİRKETİN YÖNETİMİNDE EN MODERN YÖNTEMLERDEN BİRİ AMAÇLARA GÖRE YÖNETİMDİR.BAŞARI, BELİRLİ BELİRLİ BİR SÜRE İÇİNDE YAPILANLARIN VEYA ULAŞILAN NOKTANIN, YAPILMASI GEREKENE VE ULAŞILMASI GEREKEN NOKTAYA ORANI ŞEKLİNDE TANIMLANIR.BİR ŞİRKETİN ANA AMACI KARDIR.YÖNETİM, ZAMAN ZAMAN TEKRAR ETTİĞİM GİBİ İŞLERİN YAPILMASI DEĞİL, BEŞERİ VE MADDİ KAYNAKLARIN AMACA ULAŞMAK ÜZERE İŞLERİ YAPMAK İÇİN MOBİLİZE EDİLMELERİ ANLAMINA GELİR.

YÖNETİMDE SİSTEM KAVRAMI

Sistemi Yazıya Dökmek

KURUMLAŞMANIN ESASI SİSTEM OLSA GEREK.

ANA HİSSEDARLARIN VEYA BUNLARIN TEMSİLCİLERİ DURUMUNDA OLAN YÖNETİM KURULLARININ,PROFESYONEL YÖNETİMİN YAPTIKLARINI YAKINDAN İZLEMEK VE DENETLEYEBİLMEK İÇİN,ŞİRKETLERİNDE OLAGELEN FAALİYETLERİ SAPTAYIP,BUNLARIN YAPIM ŞEKLİNİ VE USULLERİNİ YAZILI ŞEKLE DÖKTÜRÜP,BÜROKRASİLERİNİ OPTİMUMDA KURDURUP, ÇALIŞMA ŞEKLİ HAKKINDA İLGİLİLERİ EĞİTTİRMELERİ VE BU KURALLARI UYGULANIR DURUMA GETİRTİP BİLİNÇLİ VE BİLGİLİ BİR ŞEKİLDE UYGULATMALARI EN DOĞRU ÇÖZÜMDÜR.

Okumaya devam et “YÖNETİM TEKNİKLERİ -ÜZEYİR GARİH ..hayat yayınları”

MAVİ OKYANUS STRATEJİSİ …2.BÖLÜM ÖZETİ

131295b

STRATEJİK SIRAYI DOĞRU ANLA

Yapılması gereken şey, mavi okyanus düşüncenizden sağlıklı kazanç sağlamanızı güvence altına alan güçlü bir işletme modeli inşa etmektir. Stratejik sıra:

      15

1.Alıcı Faydası: Birçok şirket özellikle teknoloji işin içine   karıştığı zaman ürün ve hizmetlerinin yeniliğiyle meşgul olduğu için olağanüstü değer sunmayı başaramaz. Değer yenileme teknoloji yenileme ile aynı şey değildir. Alıcı faydası en ön planda tutulmalıdır. 6 fayda manivelası bulur. Şekil 6-2 de görebilirsiniz. Bunlar şirketlerin alıcılar için olağanüstü değer çıkartma yollarıdır. En sık kullanılan manivela müşteri verimliliğidir.

Okumaya devam et “MAVİ OKYANUS STRATEJİSİ …2.BÖLÜM ÖZETİ”