2014 in review

WordPress.com istatistik yardımcı maymunları bu blog için bir 2014 yıllık raporu hazırladılar.

İşte bir alıntı:

Sydney Opera House’daki konser salonu 2,700 kişiyi barındırır. Bu blog, 2014 içinde yaklaşık 33.000 kez görüntülendi. Eğer bu Sydney Opera House’da bir konser olsaydı, bu kadar insanın onu görmesi kapalı gişe yaklaşık 12 gösteri alacaktı.

Raporun tamamını görmek için buraya tıklayın.

GEÇİNİLMESİ ZOR İNSANLARLA GEÇİNME SANATI-PROF .DR .EROL ÖZMEN

indir

GEÇİNİLMESİ ZOR İNSANLARLA GEÇİNME SANATI

            Herkesle İyi Geçinmek Mümkün Müdür?  (11-12-13)

 

  • İnsanlarla iyi geçinmek isteyen bir kişi öncelikle ‘herkesle iyi geçinmek mümkün müdür?’ ve ‘herkesle iyi geçinmek zorunda mıyız?’ sorularına cevap aramalıdır.
  • İyi geçinme bir uçta ‘dost olma, iyi arkadaş olma’, diğer uçta ise ‘iş (ya da başka bir zorunluluk) gereği (birbiriyle dost ya da iyi arkadaş olmadan) bir arada uyumlu çalışma’ anlamında kullanılabilir.
  • İyi geçinmeyi ‘zaman zaman çatışma yaşansa bile her iki tarafın da birbirinin varlığını birbirini değiştirmeye çalışmadan kabul ederek bir arada olabilme’ şeklinde tanımlayabiliriz. Yalnız burada vurgulanması gereken nokta iyi geçinmenin insanın kendi görüşlerinden, istek ve gereksinimlerinden tümüyle vazgeçmesi ve karşıdakinin her istediğini yerine getirmesi anlamına gelmediğidir. Yalnız karşı tarafın istek ve gereksinimlerine göre davranmak iyi geçinmek değil, teslim olmaktır.
  • İnsanlarla iyi geçinmek isteyen kişi öncelikle geçinmek istemeli ve geçinmeye gönlü olmalıdır.
  • ‘Herkesle iyi geçinmek mümkün müdür?’ sorusuna dönecek olursak dost ya da iyi bir arkadaş olarak geçinmeyi hedeflemiyorsanız bu sorunun yanıtı evettir.

 

Günümüzde Kişiler Arası İlişkiler Ve İletişim 

 

  • Eskiden aile, eş, dost, akraba ve aktörleri pek değişmeyen bir çevrede yaşam sürdürürken günümüzde eş-dost-akraba dışında görüşülen insanlar hem sayıca arttı hem de nitelik olarak çeşitlendi. 15
  • İnsan toplulukları kalabalıklaştıkça insanların birbirlerine açık, dürüst ve içten davranmaları giderek azaldı.  15
  • İlişkilerin niteliğinde de büyük bir değişim yaşandı. Birçok insanla her hangi bir duygusal bağ ya da duygusal bir yatırım olmaksızın yalnız bir ya da birkaç kez ya da sınırlı bir süre ve belirli bir çerçevede görüşülmeye başlandı. 15
  • Geleneksel olarak insan ilişkileri doğaçlama davranışlarla kurulmaktadır. Fakat günümüzde giderek karmaşıklaşan toplumsal yaşam,insanları belli bir amaca yönelik ilişki kurmaya zorlamıştır.   16
  • Bu nedenle günümüzde insan ilişkilerinin daha profesyonelce götürülmesi önem kazanmıştır.    17
  • Yakın ilişkiler kurulan insanlarla ilişkilerde de (doğaçlama ve içinden geldiğince davranma hala önemini korumakla birlikte) ilişkilerdeki beklentilerin çeşitlenmesi ve değişmesi nedeniyle zaman zaman ilişkilerin bilinçli olarak yönlendirilmesi ya da yönetilmesi gereksinimi ortaya çıkmıştır. Fakat yakınlık gerektirmeyen ilişkilerde ilişkilerin yönlendirilmesi ve yönetilmesi gereksinimi daha da önem kazanmaktadır.17
  • İlişki ve iletişim kurma becerilerinin en önemlileri arasında, insanın kendini tanıması, karşıdaki insanı tanıyabilmesi ve insan davranışlarını değerlendirebilmesi bulunmaktadır.     17
  • Bir insanı daha iyi tanımak için onunla daha fazla ilişki kurmak gerekmektedir. Bu ilişki ne kadar çok yüzyüze ise o kadar çok bilgi edinmek mümkündür.    18
  • Bir kişinin ne kadar çok konum, çevre ve ortamda (özellikle stres yaşanan ve çıkarların çatıştığı durumlarda) nasıl davrandığı gözlenirse o kişi hakkında o kadar çok bilgi edinilmektedir.   18
  • İnsanların pek çoğu karşısındaki insanı kendi bakış açısına göre değerlendirmektedir. Bu da karşımızdaki insanı olduğu gibi görmemizi engellemekte ve onu anlamamızı güçleştirmektedir.    19

Okumaya devam et “GEÇİNİLMESİ ZOR İNSANLARLA GEÇİNME SANATI-PROF .DR .EROL ÖZMEN”

CEO OLMAYA GİDEN YOL ..JEFFREY J.FOX.

indir

beyaz yakalı olan tüm yöneticilerin okuması faydalı olacak bir kitap .özetleyin E.Haskaraman .istifadeli olması dileğiyle..

CEO OLMAYA GİDEN YOL

JEFFREY J.FOX

Birçok şirkette, çalışanların nüfusu genel olarak muhasebe, planlama, bilişim gibi masa başı alanlarındaki departmanlarda yoğunlaşır. Bu insanlar işe yaramaz ya da yeteneksiz kesinlikle değillerdir. Ancak işin çok can alıcı bir noktasında bulunduklarını, onlarsız çok şey değişeceğini iddia etmek de güçtür. Bir başka deyişle, şirket onlara muhtaç değildir.

   Bir kadro işini, sadece kısa bir dönem için devraldığınız belli ise, sizin için bir atlama tahtasıysa veya ciddi şekilde daha fazla bir ücret alacaksınız yapın.

Şirketinizde hangi işlerin ürün, hangi işlerin kadro işi olduğunu bildiğinizden emin olun. Bunların içinde doğru olanında çalıştığınızdan da.

Müşteri edinin; edinmekle bırakmayın, onları elinizde tutun

   Üst düzey yöneticiler şirketleri yapılandırırlar, iş bölümünü düzenlerler ve sorun anında müşteriye daha yakın makamları gösterip ‘onlar müşteriye benden iki üç kat daha yakın’ diyerek işin içinden çıkarlar. Lafa bakın! Müşteri ile şirketteki  hiç kimse arasında mesafe olamaz. Dolayısıyla kimse ne iki kat yakın, ne üç kat uzak olabilir.

Dolayısıyla müşteri önünde sorumluktan kaçmaktansa, başarılı olmak isteyen bir şirkette müşteriden gelecek telefon çaldığında, bir düzine insanın o ahizeyi kaldırmak üzere yerinden fırlaması gerekir.

Müşteri gerçekten kraldır. Gelecek başkan veya CEO adayı ise, müşterinin kral olduğu gibi aynı zamanda nasıl kral da yapabildiğini anlayan kişidir.

Okumaya devam et “CEO OLMAYA GİDEN YOL ..JEFFREY J.FOX.”

AKLIN YENİ SINIRLARI -DANİEL H.PİNK

aklin-yeni-sinirlari20111003114947

h.altan ın   okuyarak çıkardığı özettir.teşekkür ediyoruz.faydalı olması dileğiyle.

GİRİŞ

Bu kitap, gelişmiş dünyanın büyük bölümünde ilerlemekte olan sismik-ancak henüz saptanmamış-bir hareketi tanımlıyor. Bilgi Çağı’na özgü mantıksal, lineer, bilgisayara benzer nitelikler üzerine kurulu bir toplum ve ekonomiden, yükselmekte olan Kavram Çağı’na özgü yaratıcı, empati içeren, büyük resme odaklı nitelikler üzerine kurulu bir toplum ve ekonomiye geçiyoruz. Aklın Yeni Sınırları ortaya çıkan bu yeni dünyada ayakta kalmak ve başarılı olmak isteyen herkes için: Kariyerlerinden rahatsızlık duyan ya da yaşamlarından hoşnut olmayan insanlar, bir sonraki dalganın başını çekmek isteyen girişimciler ve iş liderleri, çocuklarını geleceğe hazırlamak isteyen anne babalar ve Bilgi Çağı’na özgü yetenekleri çoğu kez gözden kaçan ve küçümsenen, duygusal zeka ve yaratıcılık sahibi çok sayıda insan.

Bu kitapta profesyonel başarı ve kişisel mutluluk açısından giderek önem kazanan altı temel yetenek konusunda bilgi sahibi olacaksınız; ben bunları  ‘altı duyu’ olarak adlandırıyorum. Tasarım. Öykü. Senfoni. Empati. Oyun. Anlam. Bunlar herkesin iyice öğrenip egemen olabileceği temel insan becerileri ve benim hedefim bunu başarmanıza yardımcı olmak.

Yaklaşık bir yüzyıldır, genel olarak Batı toplumuna, özel olarak da Amerikan toplumuna egemen olan düşünce biçimi ve yaşama yaklaşım, sınırlayıcı biçimde indirgeyici ve oldukça analitik olageldi. Bizim çağımız ‘ bilgi işçisi’nin, iyi eğitim almış bilgi manipülatörünün, uzmanlığını kullanan insanın çağıydı. Ancak bu durum değişiyor. Birtakım güçler- manevi özlemlerimizi derinleştiren aşırı maddiyat, beyaz yakalı işgücünü denizaşırı ülkelere taşıyan küreselleşme ve belli işlere bütünüyle ortadan kaldıran güçlü teknolojiler- sayesinde yeni bir çağa giriyoruz. Bu, farklı  bir düşünce biçimi ve yaşama yeni bir yaklaşımla canlılık kazanan bir çağ; ‘’ yüksek kavram’’ ve ‘’ yüksek  dokunuş’’ olarak adlandırdığım yetenekleri ödüllendiren bir çağ. ‘‘Yüksek kavram’’ ‘modelleri ve fırsatları saptama, sanatsal ve duygusal güzellikler yaratma, tatmin edici bir öykü yaratma ve görünürde birbiriyle ilişkili olmayan fikirleri yeni bir şey oluşturmak üzere bir araya getirme becerisi gerektiriyor. ‘‘Yüksek dokunuş’’ ise diğerleriyle empati kurmayı, insan etkileşiminin  inceliklerini anlamayı, kendi kendine mutlu olarak bunu diğerlerinde de ortaya çıkarmayı, amaç ve anlam arayışıyla gündelik olanın ötesine geçmeyi gerektiriyor.                                                            

Beyinlerimiz iki yarımküreye ayrılmıştır. Sol yarımküre sırasal, mantıksal ve analitiktir. Sağ yarımküre lineer olmaktan uzak, sezgisel ve bütünseldir.En basit işler için bile beynimizin her iki yarısından da yardım sağlarız. Bilgi Çağı’na güç veren ‘‘sol beyin’’ becerileri –bugün de gerekli, ancak artık tek başına yeterli değil. Ve bir zamanlar küçümsediğimiz ya da önemsiz olduğunu düşündüğümüz beceriler –‘’sağ beyin’’ nitelikleri olan yaratıcılık, empati, neşe ve anlam-kimin başarılı olacağı ve kimin bocalayacağı konusunda giderek daha belirleyici olacak .Profesyonel başarı ve kişisel  mutluluk bireyler, aileler ve kuruluşlar için artık yepyeni bir düşünce biçimi gerektiriyor.

Okumaya devam et “AKLIN YENİ SINIRLARI -DANİEL H.PİNK”

İYİ ŞİRKET-DAHA İYİ BİR DÜNYA DAHA KARLI ŞİRKETLER-Philip KOTLER-David HESSEKEL-NancyR.LEE

indir

İYİ ŞİRKET – DAHA İYİ BİR DÜNYA DAHA KARLI ŞİRKETLER

PHILIP KOTLER – DAVID HESSEKIEL – NANCY R. LEE

Doğru olanı yapmak, rekabet yarışında ipi göğüslemenin en garantili yolu değildir. Bununla beraber, son otuz yılda birçok şirket hem daha iyi bir dünya yaratılabileceğini hem de kurumsal anlamda başarılı sonuçlar alınabileceğini kanıtlamış bulunuyor. Başarılı bir kurumsal sosyal sorumluluk inisiyatifi yaratmanın yolu zekâ, azim ve ustalıktan geçiyor.

Etkin pazarlama odaklı ve kurumsal sosyal sorumluluk inisiyatifleri geliştirmeye yönelen şirketler, daha iyi bir dünya yaratılmasına katkıda bulunmakla kalmaz, bilanço karlılıklarını da artırır.

Eskiden büyük şirketlerin hissedarların cebine giren parayı maksimize etmek dışında bir sorumluluğu bulunmadığına inanılıyordu. Ancak Cone Communications şirketinin 2011 yılında 10 ülkede yaptığı araştırmaya göre bunun böyle olduğunu düşünenlerin oranı yalnızca % 6. Şirketlerin sosyal sorumlulukları da bulunması gerekmekte. Topluma değer katmaya yönelmeli.

Bu kitap şirketine ve içinde yaşadığı topluma fayda sağlayacak politika ve programları stratejik bir maharetle hazırlama görevini üstlenen, ellerindeki sınırlı kaynakları dikkatli kullanmak durumunda olan yöneticilere yol gösterecek bir kılavuz olarak tasarlandı.

Pazarlama odaklı kurumsal sosyal inisiyatifler bir şirketin sosyal meseleleri desteklemek, işini güçlendirmek ve kurumsal sosyal sorumluluk hedeflerini gerçekleştirmek için yürüttüğü belli başlı faaliyetlerdir.

Kurumsal sosyal sorumluluk, gönüllü kurumsal uygulamalarla ve iç kaynaklardan katkı sağlamak suretiyle toplumun refahını  iyileştirme çabasıdır.

Artık kararlar verilirken, hayırlı işler yapan firmanın işi de rast gider düsturu daha fazla esas alınıyor.

Araştırmalarda görüş bildirenlerin % 94 ü fiyat ve kalitesi eşit olan iki marka arasından bir sosyal meseleyi destekleyen markayı tercih edeceğini söylüyor.

Kitapta mercek altına alınan 6 sosyal inisiyatif şunlardır.

Pazarlama Odaklı İnisiyatifler:

  1. Sosyal Mesele Tanıtımı :

Şirket bir sosyal mesele hakkında farkındalığın artırılması ve dikkatlerin konuya toplanması amacıyla yapılacak tanıtımlara finansman sağlar, ayni yardımda bulunur veya kurumsal başka kaynakları devreye sokar. Ayrıca söz konusu meseleye katılım, yardım veya gönüllü toplama gibi faaliyetler için destek verir.

  1. Sosyal Mesele Odaklı Pazarlama:

Şirket parasal veya ayni yardımlarını ürün satışlarına veya diğer tüketici  eylemlerine bağlayabilir. En çok görülen bu örnekte teklif belirli bir süre, belirli bir ürün ve belirli bir hayır işi içindir.

  1. Kurumsal Sosyal Pazarlama:

Şirket Kamu sağlık ve güvenliğinin iyileştirilmesi, çevrenin korunması veya toplum refahının artırılması gibi konulara odaklı davranış değiştirme kampanyalarının geliştirilmesine ve / veya bunların hayata geçirilmesine destek verebilir. En ayırt edici niteliği bu davranış değiştirme yönüdür.

Kurumsal İnisiyatifler

  1. Kurumsal Hayırseverlik :

Bir şirket, bir sosyal meseleye veya hayır kurumuna doğrudan ve genellikle nakit para, bağış ve / veya ayni hizmet şeklinde katkıda bulunabilir.

  1. Çalışanların Gönüllülüğü :

Şirket, çalışanlarını, perakende partnerlerini ve / veya franchise üyelerini yerel topluluk örgütlerine ve meselelerine gönüllü destek vermeye  teşvik edebilir.

  1. Sosyal bakımdan sorumlu iş uygulamaları:

Bir şirket, toplumun refahını geliştirip çevrenin korunmasını sağlayacak sosyal meseleleri destekleyen kurumsal uygulamaları benimseyebilir ve bu doğrultuda yatırım yapabilir.

Okumaya devam et “İYİ ŞİRKET-DAHA İYİ BİR DÜNYA DAHA KARLI ŞİRKETLER-Philip KOTLER-David HESSEKEL-NancyR.LEE”

10 İNOVASYON ŞİFRESİ-başarılı bir şirket için fark oluşturan …TOM KELEY

 

 

indir (1)

10 İNOVASYON ŞİFRESİ 

Her gün, binlerce yeni fikir, kavram ve tasarı daha tomurcuk safhasında şeytanın avukatları tarafından imha ediliyor. 16

  • Doğru, harika bir ürün başarıda önemli bir rol oynar, ama bugünün rekabetçi ortamında tutunabilmek isteyen şirketlere daha fazlası gereklidir. Artık pusulanın gösterdiği her yönde, yaptıkları işin her alanında ve elemanlarının tek tek her birinde yenilikçiliğe ihtiyaçları var. Her elemanıyla pozitif bir değişim içinde olan, zengin bir inovasyon ve yaratıcılık kültürüne sahip bir ortam yaratmak, her yanında yenilik olan bir şirket yaratmak demektir. 17
  • Yeni gelişen anlayış; yenilikçi bir kültürün oluşmasını sağlamanın, rekabet stratejileri yaratmak ve iyi kar oranları tutturmak kadar önemli olduğudur. 17
  • Eskiden şirketleri satış, büyüme ve karlarına göre sıralayan iş dergileri artık şirketleri inovasyonlarına göre sıralıyor. 17
  • Gelecek 10 bölümde anlatılacak olan yenilikçi kişiler, karşılaşacağınız en güçlü insanlar olmayacaklar. Olmak zorunda değiller. Çünkü her biri kendi kaldıracını, kendi araçlarını, kendi becerilerini ve kendi bakış açısını yanında getiriyor; birisi çıkıp da enerji ve zekayı doğru kaldıraç ile birleştirdiği zaman, çarpıcı bir güç meydana getirebilir. Bu insanların takımınızda yer aldıklarına emin olun, birlikte olağanüstü şeyler yapabilirsiniz. 20
  • İnovasyon tanım; ‘İnsanların, yeni fikirlerin uygulanmasıyla değer yaratmaları.’ 21
  • Elinizdeki kitap insanlarla ilgili, Thomas Edison gibi inovasyonun yıldızlarıyla ya da Steve Jobs, Jeffrey Immelt gibi meşhur CEO’larla ilgili değil. Bu kitap girişimciliğin ön saflarında çarpışan, adı duyulmamış, takımlar halinde çalışarak her gün yenilik yaratan kahramanlarla ilgili. 21
  • Bu kitap 10 tane insan temelli aracı anlatıyor. 21
  • Bu yenilikçi kişilerden bazılarını geliştirmeniz, şeytanın avukatını durdurmanızı sağlayabilir. Böylece, birisi ‘ bir dakikalığına şeytanın avukatı olmama izin verirseniz…’ dediği ve yeni fikri negatiflikle yıkmaya giriştiği zaman, odada başka birisi sesini duyurup , ‘ Bir dakikalığına Antropolog gibi düşünelim, çünkü ben müşterilerimizin aylardır sessiz bir şekilde bu problemle baş etmeye çalıştıklarını gördüm ve bu yeni fikir onlara yardım edebilir. ‘ diyebilir. Hatta belki bu ses diğerine de cesaret verir ve birisi çıkıp ‘ Bir de Deneyici gibi düşünelim. Bu fikri örnek olarak alıp, bir hafta deneyelim ve bakalım iyi bir şey yakalamış mıyız?’ der. Veya başka birisi Mücadeleci olup, takımdan bu fikrin üzerinde daha çok çalışması için ödenek ayrılmasını isteyebilir. Şeytanın avukatı asla tam olarak çekip gitmez, ama bu on kişilik, onu uzak tutabilir. Ya da cehenneme kadar yolu olduğunu söyleyebilir. 22
  • Öğrenen; Antropolog, Deneyci, Çaprazlayıcı
  • Organizasyon; Mücadeleci, İşbirlikçi, Yönetmen
  • Yapıcı; Deneyim Mimarı, Set Tasarımcısı, Hizmet Ustası, Hikayeci 25
  • Doğru zamanda başlayan doğru yenilik hareketi tüm şirkete yayılan bir hareket yaratır; iş yerinin dokusuna kadar sinen bir yaratıcılık hissi bırakır ve kendi kendine yaşayan bir yenilik kültürü yaratır. 29
  • Bu kişilikler; ‘ yenilik yapmak’ değil, ‘ Yenilik olmak ‘ anlayışı getirir. 30

   Okumaya devam et “10 İNOVASYON ŞİFRESİ-başarılı bir şirket için fark oluşturan …TOM KELEY”

İŞ HAYATINDA MOTİVASYON -ÜZEYİR GARİH

indir (1)

İş hayatında motivasyon gittikçe güçlenen bir şekilde  bu yüzyılın iş dünyasına damgasını vuruyor.Bu konuda ciddi okumalara her iş adamının ihtiyacı olduğu kesin .üniversite yıllarında okuyup çok beğendiğim Üzeyir Garih in Yönetime dair kitaplarından birinin özetini sizlerle paylaşıyoruz.

özeti hazırlayan

EKREM HASKARAMAN  ‘ a teşekkür edioyruz.

İŞ HAYATINDA MOTİVASYON

ÜZEYİR GARİH

 

Bugün çalışma hayatımızda insan öğesinin en yüksek değer olduğu kanıtlanmıştır. İnsanı verimli çalıştırmak ancak onu en iyi şekilde motive etmekle mümkündür.

Motivasyonun en önemli unsuru olan ‘fikirden yararlanma’ öğesini ihmal etmeme gereğine inanmaktayım. Toplantı bu motivasyonu gerçekleştirecek en önemli hususlardan biridir.

Maalesef ülkemizde kurumlarımızda toplantı  terbiyesi henüz yerleşmemiş durumdadır.

Gündemli periyodik toplantılarla, başkanın toplantıya katılan kişilerin her birine söz verip fikir üretmesini istemesi, bu fikir uygulansın ya da uygulanmasın, fikir üreticisini motive eder.

Hele toplantı zaptında katılımcıların isimlerine yer verilmesi ve fikirlerinin açıklanmasının sağlanması ayrı bir motivasyon kaynağıdır.

Kurumlarda ekip çalışması

  Futbolda olagelen ekip çalışması acaba kurumlar içinde neden oluşamıyor?

Bir benzetme yapmak gerekiyorsa futbolda golcü elemana uygun pas vermeye çalışan orta oyuncuların mevcudiyetine mukabil teknokratik veya bürokratik sistemde bu tür paslar veya sonuca ulşatırıcı bilgiler neden iletilmiyor?

Okumaya devam et “İŞ HAYATINDA MOTİVASYON -ÜZEYİR GARİH”

drive -daniel pink…motivasyon ve performans üzerine bir kitap

indir (1)DRİVE

           Nasıl motive oluruz, Nasıl motive ederiz…

Kitapta, Ödül  ve ceza  sisteminin  tamamen geçen yüzyıla ait şeyler olduğunu  belirtiyor, ve  Drive, 21. yüzyıl şirketi olmak için özerklik, ustalık ve amaç konularında bir üst aşamaya terfi etmemiz gerektiğini söylüyor.

Eskiden, ama çok çok eskiden, şöyle böyle elli  bin yıl kadar önce insan davranışlarına dair hakim kanı çok  basit ve doğruydu. Hepimizin tek amacı hayatta  kalmaktı. Yiyecek bulmak için ormanı arıyor, kılıç dişli aslan saldırınca da çalılara kaçıyorduk. Bu güdüler, davranışlarımızda belirleyici olan ana  unsurlardı. Bu erken dönem işletim sistemine gelin Motivasyon 1.0 diyelim.Pek incelikli bir sistem değildi. Maymunlarınkinden, şebeklerinkinden ve diğer  hayvanlarınkinden de fazlaca bir farkı yoktu hani. Ama işimizi görüyordu. Tıkır tıkır işliyordu. Ta ki işlememeye başlayana kadar.

Bu yeni ve gelişmiş işletim sisteminin kalbinde revize edilmiş, daha doğru bir düşünce vardı: İnsanlar, biyolojik güdülerinin özetinden daha fazlasıydı. O ilk güdü hala önemliydi. Buna kuşku yoktu. Ama bize tam olarak hitap etmiyordu. İkinci bir güdümüz daha vardı. Ödülün peşinden gitmek, cezadan kaçmak olarak tanımlanabilecek bir güdüydü bu. İşte bu noktada Motivasyon 2.0 olarak adlandırabileceğimiz  yeni bir işletim sistemi baş verdi.

Özellikle de Amerikalı bir mühendis olan Frederick  Winslow Taylor’ un çalışmaları. 1900’lü yılların başlarında Taylor, şirketlerin verimsiz, gelişigüzel bir şekilde yönetildiğine inanıyordu. Buna bir son vermek için “bilimsel yönetim” adını verdiği şeyi icat etti. İcadı bir tür yazılım idi. Motivasyon 2.0 üzerinde çalışacak şekilde tasarlanmıştı. İcat kısa sürede tanınıp benimsendi.

Bu yeni  yaklaşım , işçileri komplike bir makinenin parçaları olarak görüyordu. İşçiler işlerini doğru zamanda doğru şekilde yaparlarsa makine de doğru şekilde işlerdi. Bunu sağlamak için ise almak istediğiniz davranışı ödüllendirip karşılaşmak istemediğinizi cezalandırmanız yeterliydi.

Motivasyon 2.0 işletim sistemi çok uzun  bir süre kullanıldı. Hayatımızın içine o denli girmiş ki birçoğumuz varlığından bile haberdar değil. Kurumlarımızı ve hayatlarımızı bu sisteminin değişmez kuralı üzerine oturttuk bunca zaman: Performansı, verimliliği artırmanın, mükemmelliği teşvik etmenin  yöntemi iyiyi  ödüllendirip kötüyü cezalandırmaktan geçer.

Motivasyon konusunda bilimin bildiği ama iş dünyasının yaptığı arasında büyük bir uçurum  var. Halihazırda-harici motivasyon unsurlarına, ödül-ceza anlayışına dayalı- şirketlerin kullandığı işletim sistemi işe yaramadığı gibi çok zaman zarar da veriyor.Bu sistemi  terfi ettirmek lazım. Bilim bize bu konuda yol gösteriyor.Bu yeni yaklaşımın üç ana bileşeni var: (1) Özerklik-hayatımızı yönetme arzusu; (2) Ustalık-önemli bir konuda sürekli daha iyiye gitme dürtüsü; (3) Amaç-her şeyi  kendimizden daha  büyük, daha yüce bir şey için yapma isteği.

 

Harlow ve Deci  çok sayıda bulmaca şeklinde deney yapmış ve motivasyon kousunda şaşırtıcı sonuçlar almışlar.Aşağıda bunlardan bir bölümü var,ama kitapta daha fazla sayıda örneklere yer verilmiş.

 

Harry Harlow ile Edward Deci’nin Şaşırtıcı Bulmacaları

Geçen asrın ortalarında,iki genç bilim adamı, dünyayı değiştirmesi gereken bir deney yaptı.Ama değişen hiçbir şey olmadı.Harry F.Harlow, Wisconsin Üniversitesi’nde psikoloji profesörü olarak görev yapıyordu.1940’larda primat davranışlarını inceleyen ilk laboratuarlardan birini kurmuştu.1949 yılında bir gün Harlow ve iki meslektaşı, sekiz rhesus cinsi maymunu,öğrenme konulu iki haftalık bir deney için bir araya getirdi.Araştırmacılar, resimdekine benzer basit bir mekanik bulmaca hazırladı.Bulmacayı çözmek için üç şartı yerine getirmek gerekiyordu.Öncelikle dikey olarak gömülü iğneyi dışarı çekmek, kancayı açmak ve son olarak menteşeli kapağı kaldırmak gerekiyordu.Sizin için benim için çok kolay olan bu işlem, altı-yedi kiloluk bir laboratuar maymunu için ise çok zordu.

Okumaya devam et “drive -daniel pink…motivasyon ve performans üzerine bir kitap”

KİTAP KULÜBÜ YILLIK SİTE RAPORU

KİTAP KULÜBÜ OLARAK İKİNCİ YILIMIZI TAMAMLAMIŞ OLDUK. DOSTLARIMIZIN VEKİTAP SEVERLERİN  İSTİFADE EDECEĞİ, KAYNAK BİR SİTE OLMAYI AMAÇLAYARAK ÇIKTIĞIMIZ BİR  YOLCULUK BU .ilMİN EN BÜYÜĞÜ KENDİNİ BİLMEKTİR.BİZDE FERD FERD KENDİMİZİ YETİŞTİRDİĞİMİZ ÖLÇÜDE İŞİMİZİ ,ÇEVREMİZİ VE BU CENNET VATANIMIZI GELİŞTİRİR VE GÜZELLEŞTİRİRİZ.

BİR YILDA 17.000 KEZ GÖRÜNTÜLENEN SİTEMİZİN EN BÜYÜK AMACI DOĞRU KİTAPLARI SEÇEREK , KİTAP OKUMAYI TEŞVİK ETMEK VE OKUNAN KİTAPLARIN DEĞERLİ BİLGİLERİNİ ONLİNE OLARAK ULAŞILABİLİR KILMAKTIR.BÖYLELİKLE ZAMANIN BAŞ DÖNDÜRÜCÜ ŞEKİLDE SIKIŞTIRDIĞI BİZLERE ,DAHA  FAYDALI OLACAK ŞEKİLDE UZUN VADEDE YÖNETİCİ VE İŞ SAHİPLERİNİN  KENDİNİ VE İŞİNİ GELİŞTİRMESİNE KATKIDA BULUNMAYI HEDEFLİYORUZ.SİTEMİZİ TAKİP EDENLER KENDİLERİ İÇİN ÖNEMLİ VE FAYDALI OLABİLECEK KİTAPLARLA İLGİLİ DOĞRU BİR BİLGİLENDİRME KAYNAĞINA SAHİP OLUYORLAR.BURADAKİ ÖZETLERDEN KİTABIN İÇERİĞİNİ BEĞENEREK KİTABI ALIP OKUMA YOLUNA GİDEBİLİRSİNİZ.

AMELLER NİYETLERE GÖREDİR ,BEKLENTİSİZ VE SOSYAL BİR SORUMLULUK ŞUURUYLA YAPMIŞ OLDUĞUMUZ BU ÇALIŞMANIN MÜKAFATINI SADECE ALLAHTAN  BEKLİYORUZ. FAYDALI OLMASI DİLEK VE DUASI İLE YENİ YILDA DAHA GÜZEL KİTAPLARDA BULUŞMAYİ TEMENNİ EDİYORUZ.

SİTEMİZİ TAKİP EDEN DOSTLARIMIZIN DA BU ÇALIŞMAYA KATKIDA BULUNMASI BİZİ MUTLU EDECEKTİR.BURAYA ÖZELİKLE İŞ HAYATI İLE İLGİLİ OKUYARAK BEĞENDİĞİNİZ KİTAPLARIN ÖZETLERİNİ EKLEYEBİLİRİZ.ÖZETLER İÇİN bkarakus38@gmail.com  ADRESİNE MAİL ATABİLİRSİNİZ.İLGİNİZE ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİZ.

SAYGILARIMIZLA

KİTAP KULUBU ÜYELERİ

WordPress.com istatistik yardımcı maymunları bu blog için bir 2013 yıllık raporu hazırladılar.

İşte bir alıntı:

Sydney Opera House’daki konser salonu 2,700 kişiyi barındırır. Bu blog, 2013 içinde yaklaşık 17.000 kez görüntülendi. Eğer bu Sydney Opera House’da bir konser olsaydı, bu kadar insanın onu görmesi kapalı gişe yaklaşık 6 gösteri alacaktı.

Raporun tamamını görmek için buraya tıklayın.

Steve Hakkında (All about Steve)

steve-jobs-ebook

Kitabın Adı : Steve Hakkında (All About Steve)

Yazar : Fortune dergisi yazarları

Sayfa : 183

Okuyanın Notu : 7

Özet : 

Bu kitap 1993-2011 yılları arasında çıkmış Steve Jobs makalelerinin bir derlemesi.

Aslında baştan sona okuduğunuzda Steve Jobs’ın ilk başarısını, ardından kopuşu ve tekrar dönüşü net bir şekilde izleyebiliyorsunuz.

Kitapta altını çizdiğim yerlere gelince;

Mikroyönetimin büyük resim vizyonu ile olan ender eşleşmesi Jobs’un kendine has olan

kalite mühürüdür.

:) :) :) :) :) :) :) :) :)

Apple’ın en güçlü yanlarından birisi de aynı zamanda birden çok şeye odaklanabilme kabiliyetidir.

:) :) :) :) :) :) :) :) :)

‘Benim işim sıralamadaki ilk 100 insanla çalışmaktır’ dedi. ‘Bu onların hepsinin başkan yardımcısı olduğu anlamına gelmez.İçlerinden bazıları sadece bireysel katkı sağlayan kişilerdir.Ve gel gelelim iyi bir fikir ortaya çıktığı zaman benim işim o fikrin etrafında dolaşmak ve bu 100 kişilik gruptan nitelikli fikirler almaktır.

:) :) :) :) :) :) :) :) :)

Microsoft henüz gerçekleştirilmemiş hasılat paketleri bulmaya çalışır ve daha sonra ne yapması gerektiğini kavrar.Apple ise tam tersidir:

Mükemmel ürünleri düşünür ve daha sonra onları satar.Prototipler ve demolar her zaman hesap tablolarından once gelir.

:) :) :) :) :) :) :) :) :)

İnsanlar odağın sadece üzerine odaklanmak zorunda oldukları şeye evet demek olduğuna inanırlar.Fakat tüm anlamı bu değildir.Odaklanmak aynı zamanda güzel olan diğer 100 farklı düşünceye de hayır diyebilmektir.

:) :) :) :) :) :) :) :) :)

Birçok şeyi yapmak için bir şansımız olmaz ve herkes yaptığı işte gerçekten mükemmel olmalıdır.Çünkü bu bizim hayatımız.Hayat kısadır ve daha sonar ölürsünüz, biliyor

musunuz? İşte bizim bu seçimimiz hayatımızla yapmak istediğimiz şeydir.Japonyada bir manastırda oturuyor olabilirdik.Yelkenle denizlere açılmış da olabilirdik.Bazılarımız [yönetim takımından] golf oynuyor olabilirdi.Başka firmalarda çalışıyor da olabilirdiler.Ve hepimiz hayatımızla bunu yapmayı seçtik.Dolayısıyla hayat son derece güzel olabilirdi.

:) :) :) :) :) :) :) :) :)

Emek gerektiren itibarı üzerine : Benim işim insanları hafife almamaktır.Benim işim sahip olduğumuz bu muhteşem insanları dikkate almak, onları zorlamak ve onları daha iyi yapmaktır.Nasıl mı? Sadece bunun nasıl olabileceğini gösteren daha agressif bir vizyonla çıkagelerek.

:) :) :) :) :) :) :) :) :)

Ciddi bir maraton olan Pazartesi toplantılarında : Gerçekten iyi birini işe aldığınızda, ona işin bir parçasını vermeli ve onu yapmasına izin vermelisiniz.Bu yaptığı işe çok fazla karışmayacağınız anlamına gelmez.Fakat onları işe almanızın sebebi dizginleri onlara verecek olmanızdır.Onlardan benim verebileceğimden daha iyi kararlar verebilmelerini isterim.Bunu yapmanın yolu onların her şey hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlamaktır.Başka bir deyişle sadece işin kendi ilgilendikleri kısmı hakkında değil, işin tüm bölümleri hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlamaktır.İşte burada her Pazartesi yaptığımız şey

bütün işi gözden geçirmektir.Bir hafta once ne sattığımıza bakarız.Geliştirilmekte olan her bir ürüne bakarız – sorun yaşadığımız ürünler, karşılayabileceğimizden daha fazla talep gören ürünler.Geliştirilmekte olan tüm ürünler, hepsini gözden geçiririz.Ve bu işi her hafta yaparız.Apple’da çok sayıda işlem yoktur, ancak yaptığımız sayılı işler içinde bu bahsettiğim toplantı, hepimizin bir noktada buluşmasını sağlayan çok önemli bir işlemdir.

:) :) :) :) :) :) :) :) :)

Intel’in CEO’su Andy Grove Farmer : Steve hakkında konuşurken Jobs’lar arasındaki farkı gözetmeye ihtiyaç duyarsınız, 1. Apple’I başlatan genç adam, 2.’si ise Apple’a geri dönerek altını üstüne getiren adam.Jobs 1 çağı içerisinde Silikon Vadisi’nden bazılarımız Palo Alto’da bir akşam yemeğine davet edilmiştik.Yıl 1983.Yemek sırasında Steve ayağa kalktı ve bağırdı ’30 yaşından büyük olan hiç kimse programlamanın ne olduğunu muhtemelen anlayamaz.’ Onu kenara çektim, ona işaret parmağımı salladım ve ‘İnanılmaz derecede küstahsın.Neyi bilmediğini bilmiyorsun.’ diyerek bir ders verdim. Buna tepkisi ‘Öğret bana.Bana neyi bilmem gerektiğini söyle’ oldu.Birlikte bir öğlen yemeği yedik ve daha çok kişisel şeylerden bahsettik.Ona hiçbir şey öğrettiğimi düşünmüyorum.Fakat belirli bir jenerasyonu bir kenara

ayırma konusunda hatalıydı. iPod ortaya çıktığında Steve kaç yaşındaydı -46? Jobs 2 olarak son 10 yılın geri dönüşünü yapan bir artist haline geldi. Ana faaliyet alanı ile bir işe başlayan ve daha sonradan çok sağlam bir temel iş alanı geliştiren başka bir teknoloji firması daha yoktur.Geriye kalanımız ise şanslıyız, veya iyiyiz, eğer bir zamanlar haklıysak.

:) :) :) :) :) :) :) :) :)

Tasarım, kendisini ürün veya hizmetin dışındaki katmanlara başarılı bir şekilde ifade edebilmeyi başaran insan yapımı bir kreasyonun temel ruhudur.

:) :) :) :) :) :) :) :) :)

25 yaşımdayken net değerim aşağı yukarı 100 milyon dolar civarlarındaydı.Daha sonra bunun benim hayatımı mahvetmemesi gerektiği kararını aldım.Bütün parayı harcayabilmenin herhangi bir yolu yoktu, ve servetimi hiçbir zaman zekamı doğrular nitelikte olan bir şey olarak görmedim.

:) :) :) :) :) :) :) :) :)

İsmini vermek istemeyen önceki bir iş arkadaşı ‘ O fikrini değiştirme yeteneğine sahipti ve

herhangi bir şey hakkındaki eski fikirlerini tamamıyla unutabilirdi.’ dedi. ‘ Gariptir. ‘ Beyazı severim, beyaz en iyisidir’ diyebilir ve bunu söyledikten 3 ay sonra ‘Siyah en iyisidir, beyaz değil’ diyebilirdi. Hatalarıyla birlikte yaşamazdı.Hataları buharlaşırdı.Jobs bunu basit bir açıklamayla akla uygun hale getirmiştir : ‘ Doğru olan şeyi yapıyoruz.’