HEY PATRON -ilhan özdemir

indir

HEY PATRON !

Kitap oldukça samimi yazılan bir dille insanı kuşatıyor.Çok fazla söze yok .Bence kısa bir yolculukta keyifle okunacak ve bazı şeyleri bildiğimiz halde farketmediğimizi farkettirecek bir emek mahsulü ile karşı karşıyayız.Bu nedenle kitabın arkasındaki kısa girişi alarak altına özetini ekliyoruz.iyi okumalar.

Bu kitabı eline aldığına göre hatta arkasını çevirip burayı okuduğuna göre benim aradığım nadir kişilerden biri olabilirsin.Çok insan tanıdım ,çok yönetici gördüm,çok patron tanıdım…Binlerce kişiye eğitim verdim ,yüzlerce patrona hizmet sattım , birçok firmaya yönetim danışmanlığı yaptım ve yaklaşık iki  yüz personel çalıştırdım.Evet , insanlar çok iyi yaratıklar!Bunu gördüm , ancak gördüğüm başka bir şey daha varki oda insanların çoğunun yönetim konusunda çok zayıf oldukları.

Etrafıma birde baktım ki sadece işletmeler değil ilişkilerde çok amatörce yönetiliyor.Sonra boşanma oranları ,küslükler ,tartışmalar e çözümsüzlükler ,yani mutsuzluk için gereken her şeyin arttığını farkettim .

Sadece bir işletme değil ,eşin ,ailen veya sevgilinle aranda olan tüm ilişkilerde yönetilmek zorundadır.Bundan da öte insan kendini daha da önemlisi duygularını yönetebilmelidir.

Bu kitap aracılığıyla hayatın bir çok alanını daha iyi yönetmen için yanında olacağım .Aslında herşeyden önemlisi , bir şeyleri yönetmenin sorumluluğu altında yalnız kaldıysan sana arkadaş olacağım .

Merhaba patron !

ÖZET

*Para kazanmak sana haz veriyor ama bundan daha falza haz veren bir şey varsa oda daha çok para kazanmaktır.

*bir yerden sonra  yükselen çizginin başını yere eğmemek çok zor çünki sadece sendeki aşk ve heyecan çalışma akı bu işletmeyi büyütmeye yetmiyor.

*Unutma çocukken bile boyun uzarken kemiklerin ağrıyordu.İşletmen için de böyle ağrılar olacak .Eğer ağrı yoksa büyüme de  yok demektir.

*Önce kendini yönetmen gerekiyor patron .Yöneteceğin yapı ne olursa olsun , onu ne kadar tanırsan o kadar iyi yönetirsin .önce kendini tanımlaı sonra karşındaki insanları tanımalısın .

Okumaya devam et “HEY PATRON -ilhan özdemir”

DUYGUSAL GERİLİMLE BAŞ EDEBİLME-‘BEN’ DEĞERİ TİRYAKİLİĞİ –A.KADİR ÖZER

indir (1)

DUYGUSAL GERİLİMLE BAŞ EDEBİLME-‘BEN’ DEĞERİ TİRYAKİLİĞİ –A.KADİR ÖZER

Duyguları anlama ,anlama ile birlikte davranışlara dönüşmesindeki süreçlere hakim olarak  değişimi başarma yolundaki insanlara yardımcı olmaya çalışan yazar kitabın amacının psikoloji alanındaki bilgilerini paylaşmak olarak anlatıyor.

Kitapta insanın iç dünyası ile dış dünyası arasındaki  etkileşimlerin neler olabildiğini bu etkileşim ile  insnaların hayatı kendilerine nasıl zorlaştırabildiklerini görebiliyoruz.İnsanı tanıma ,davranışlarını anlamlandırma ve onun değişebilmesinin yollarını anlatan kitapda uygulamalı değişime katkıda bulunacak çeşitli egzersizlerde var.

Faydalı olması dileğiyle.

ÖZET

DUYGUSAL GERİLİMİN ANATOMİSİ

Birey , kontrol edemediği ,karşı koyamadığı fizikzel ve ya sosyal güçlerin etkilerine açıktır ve kendisinin herhangibir katkısı olmaksızın ,kaçınılmaz ,belirgin duygusal tepkiler gösterir.Duygusal gerilimin nedeni bireyin yüzyüze geldiği olaylardır.

Olaylarla karşılaşınca  bunları görme ,tutma ,işitme ,dokunma koku gibi şlevler ile algılamalar başlar.Algılamalar ile karşılaşılan yeni olayları yorumlamak ,değerlendirmek , inanç ve değer kalıplarına oturtma süreci  başlar.

Duygu sürecinin anatomisinde en belirgin ve somut tepkiler davranışsal olanlardır.

Sonuç olarak ;

Çevresel olaylar   =>duygusal tepkiler =>kavramsal tepkiler=>davranışsal/biyo-fizyolojik tepkiler e yol açar

Kavramsal tepkiler  bireyin kendi geçmiş tecrübe ,eğitim ve kişisel özelliklerinden dolayı farklı farklı olabilir.Aman sende ci , mutlaka  cezalandırılmalı , hakettiler gibi tepkiler aynı olaya şahit olan insanların farklı tepkileridir.

NEYİ DEĞİŞTİRİRSEK?

Duygular hızlı ortaya çıkan ve sonuçlanan bir süreçtir.duygulanma sürecinin hangi boyutunun değiştirilmesi ile duygu halinin daha kolay değiştirilebileceği üzerinde duruluyor.

Öğrenilen  her şey , çok güçlü alışanlıklar haline dönüşmüş olsalar bile ,söndürülüp başka öğretilerle yer değiştirilebilir.Bu bakımdan , inanç ve düşünce kalıplarının değişebilmeleri ,çevresel olaylara kıyasla daha olası ve kolaydır.En önemlisi bireyin kendi elinde olan bir değişimdir.

Herhangi bir duygunun nedeninin olaylarda değil , onlara ilişkin olarak geliştirilmiş görüş açılarında ,inançlarda ,yorum kalıplarında  ve anlam yakıştırmalarında aranmalıdır.Duygu halini değiştirmek için , o olaya ilişkin temel inançları değiştirmek ön koşuldur

Duygu sürecinin en sonunda ortaya davranışal ve biyo-fizyolojik tepkiler ortaya çıkar ve bunlar oldukça can yakıcı olabilir.Genelde günümüzde ortaya çıkan ve duygu sürecinin son basamağı olan bu biyo-fizyolojik tepkileri ortadan kaldırıcı ilaç tedavisi yapılmaktadır.Ortaya çıkan semptomları bloke eden ilaçlar ile sorunun nedenleri ortadan kalkmamaktadır.Bu bakış açısı kesin bir tedavi ye engeldir.Dolayısıyla bu tür durumlara müdahale davranışsal ve kavramsal boyuttaki müdaheleler gerekir.Bu duyguları oluşturan algıları ve kabulleri ele alarak kavramların elden geçirilmesi gerekmektedir.

Okumaya devam et “DUYGUSAL GERİLİMLE BAŞ EDEBİLME-‘BEN’ DEĞERİ TİRYAKİLİĞİ –A.KADİR ÖZER”

BÜYÜK MARKALAR BÜYÜK HATALAR – JACK TROUT …

indir

BÜYÜK MARKALAR BÜYÜK HATALAR   (JACK TROUT)

18.yüzyıl ve 19.yüzyılın ortalarına kadar  şirketlerin günümüzün global ekonomisinde olduğu gibi yoğun rekabetle uğraşması gerekmiyordu. Başarılarından öğrenebileceğimiz  çok şey olmasına rağmen iş hayatının çok daha kolay olduğu bir dönemde büyüme lüksüne sahip olmuşlardı.

Başarısızlıktan ders almak yalnızca daha kolay değil, neyin işe yaradığı ve neyin yaramadığı konusunda çok daha kapsamlı bir analiz de sunuyor. Bize hep hatalarımızdan ders almamız söylenmiştir. Süper markaların yaşamlarındaki  ‘’yükselişlerin’’ yanı sıra  ‘’düşüşlere’’ de göz atmak size genel olarak neyin yanlış gittiğini gösterebilir. Şaşaalı günlerden zor zamanlara düşen şirketlerin sayısı hiç de az değil.

En Çok Yapılan  Hatalar  ve  Yüksek  Maliyetleri

Ne  Değişti?

Rakiplerin hata yapmasını beklemek bir yarışta diğer koşucuların düşeceğini umarak koşmaya benzer. Pek akıllıca bir strateji değildir.

Daha da beteri  her yarışta sayısı artan katılımcıların miktarıdır. Her kategori ‘’seçenek zorbalığı’’  adını verdiğim bir kavram tarafından işgal edilmiş durumda. Tüketicilerin o kadar fazla seçeneği var ki  yaptığınız bir hata sizi yalnızca bir rakibin değil yanlış adımınızdan yararlanmak isteyen bir rakipler ordusunun ardına  düşürüyor. Özellikle trajik olan şey ise o şirketi asla geri alamamanız. Gitti mi gidiyor. (2. Bölümdeki General  Motors  hikayesi bu sorunu dramatize ediyor.)

‘’Ben de’’  Hatası

Okumaya devam et “BÜYÜK MARKALAR BÜYÜK HATALAR – JACK TROUT …”

YE O KURBAĞAYI!-İşleri Savsaklamaktan Vazgeçmenin, Ataletten Kurtulmanın ve Her Koşulda Başarılı Olmanın 21 Olağanüstü Yolu

Ye O Kurbagay_

YE O KURBAĞAYI!

İşleri Savsaklamaktan Vazgeçmenin, Ataletten Kurtulmanın ve Her Koşulda Başarılı Olmanın 21 Olağanüstü Yolu

Yazar: Brian Tracy

Orijinal Adı: Eat That Frog, 21 Great Ways to Stop Procrastinating and Get More Done in Less Time

Arıtan Yayınevi, 2009.

114 sayfa

 

Anahtar Kelimeler

Brian Tracy, atalet, zaman yönetimi, kişisel gelişim, başarı, verimlilik

Altını Çizdiklerimiz

Sf 13: “Siz de günümüzün diğer insanları gibiyseniz, yapılacak çok fazla şeye karşılık çok az zamana sahip olma duygusundan muzdaripsiniz demektir. İşlere yetişmek çabasıyla didişirken, yeni görev ve sorumluluklar dalga dalga üstünüze geliyor. Bu yüzen yapmanız gerekenleri asla yapamayacaksınız. Asla yetişemeyeceksiniz. Kimi görev ve sorumluluklarınızın daima gerisinde kalacaksınız.”

Okumaya devam et “YE O KURBAĞAYI!-İşleri Savsaklamaktan Vazgeçmenin, Ataletten Kurtulmanın ve Her Koşulda Başarılı Olmanın 21 Olağanüstü Yolu”

ALGI YÖNETİMİ – PROF. DR. ÜMİT ÖZDAĞ

indir

Algı yönetiminin en kısa tanımı, hedef insan veya toplumu hedef alanın istediği şekilde düşünmeye ikna etmek için etkilemektir. Algı yönetimi amaç; propaganda, psikolojik savaş/harekat, örtülü operasyon, kamu diplomasisi ve enformasyon savaşı ise araçtır.

Bir Amerikan filminde konu CIA in Pasifik okyanusundaki bir ada devlette düzenlemeye .-çalıştığı darbe ile ilgili idi. Darbeyi planlayan ve yöneten CIA yetkilisi dosyası ile ilgili CIA başkanına bilgi verirken şöyle diyordu. “Darbeden sonra iktidara getireceğimiz kişi adanın en zengin ailelerinden birisinin çocuğu. Yale  üniversitesinde tarih doktorası yapıyor. VE DÜŞÜNCELERİNİ KENDİSİNE AİT ZANNEDİYOR. Düşüncelerini kendine ait zanneden ancak başkasının istediği gibi düşünen kişi en büyük esaretin içinde yaşayan kişidir.

Algı yönetiminin amacı, insanların en güçlü organı olan beynine nüfuz ederek onun dış dünyayı istenilen şekilde algılamasını sağlamak ve böylece yargılarının da istenilen yönde şekillenmesini sağlamaktır. Algı yönetiminde kuralları bilmek yetmez. Ancak uygulamalı olarak üstüne çalışırsanız başarabilirsiniz.

Yurttaş maruz kaldığı ve zihnini hedef alan sürekli saldırıların farkında olmadığı için özgür olduğunu sanmaktadır.

Ayda petrol bulunduğuna dair bir haber okursanız, bunun derhal yalan olduğunu düşünebilirsiniz ki doğru düşünüyorsunuz demektir. Çünkü petrolün oluşması için bitkilerin fosilleşmesi gerekir. Ayda ise bitki yoktur ve olmamıştır. Öyle ise ayda petrol olmaz. Bu çok açık bir gerçekten siz eğer insanların “ayda petrol olduğuna” inanmalarını sağlamak isterseniz, yine de bunu yapabilirsiniz. Bunun için gereken doğru teklifleri kullanmanız yeter. Önce bazı uzmanları ay hakkında bildiklerimizin yeterli olmadığını, aydaki doğal kaynakların dünyadaki doğal kaynakları sıkıntı için bir çare olabileceği konusunda bir makaleler yazarlar. Bu makaleler gazetelerde haber yapılır. Sonra aydaki doğal kaynaklarla ilgili sempozyumlar düzenlenir ve böylece kamuoyunun kafasında ay doğal kaynaklar ikilisi konusunda bir zihinsel hazırlık bir asamaya taşınmış olur. Bu döneme “ön propaganda dönemi” diyebiliriz. Bu dönem gerçekleştirdikten sonra ikinci asamaya geçilir ve ikinci aşamada sanayideki gelişmenin dünyanın her yerine yayılması sonucunda petrol kaynaklarının küresel talebi karşılamadığı doğrultusunda yayınlar ve televizyon konuşmaları yapılırken, makaleler yapılır, yazılır, röportajlar yapılırken ayda petrol bulunması ihtimali olduğu tartışmaları kamuoyuna yoğun bir şekilde taşınmaya başlanır. Bu süreçte özellikle “ayda petrol olamaz” diyen bilim adamları ve politikacıların görüşlerinin yetersiz, bilimsel değil ve ilerlemenin karşısında olduğu seklinde kamuoyuna bir intiba verilmesi gerekir.

Okumaya devam et “ALGI YÖNETİMİ – PROF. DR. ÜMİT ÖZDAĞ”

İLHAM VEREN -İLHAM SÜHEYL AYGÜL “var olmak yaptığınız işlerle dünyaya ilham katabilmektir”

indir

İLHAM VEREN ;

VAR OLMAK YAPTIĞINIZ İŞLERLE DÜNYAYA İLHAM KATABİLMEKTİR.

 

YAZAR:İLHAM SÜHEYL AYGÜL

GÜZEL BAŞLANGIÇ:

*Güzel göz, başkalarındaki iyiliği görendir….

*Güzel dudak, sevecen sözcükler söyleyendir…

*Var olmak, yaptığınız işler ile Dünyaya İlham katabilmektir…

*Yaşamım boyunca karşıma çıkan güzel gözlü, güzel sözlü yaratan ve şaşırtan, ezber bozarak yaşamıma anlam katan tüm ilham veren insanlara……

Sayfa 13: BEN KİMİM NE İSTİYORUM:

Yaşamınızın sonuna kadar sıkıntısız yaşayabilecek kadar paranız olsaydı, şuan yapmakta olduğunuz işi yapar mıydınız?

Dünya ortalamasına yakın bir oran olan %20 çıkıyor. Evet dünyada çalışanların sadece %20 si işinden memnun. Evinizdeki mutluluk işe yansımıyor. Ama işinizdeki mutluluk eve yansıyor. Tabii mutsuzlukta!

 

Sayfa 14:Hayatta aslında cevaplanması gereken iki temel soru var:

1.Bne kimim?

2.Ne istiyorum?

 

Sayfa 23:Burada ortaya çıkan kritik tespitler;

*Algoritmik işler söz konusu olduğunda öne çıkan havuç-sopa yöntemi (harici ödül ve cezalar) halen işe yarasa da keşifsel işlerde bu tür harici motivasyon uygulamaları bırakın yararı, oldukça olumsuz sonuçlara yol açabiliyor.

*Keşifsel işler harici motivasyonla değil içsel motivasyonla yapılabilir.

*İçsel motivasyon yaratıcılığın yardımcısıdır.

*Dış motivasyonun amansız kontrolcülüğü yaratıcılığa yıkıcı zarar verir.

Okumaya devam et “İLHAM VEREN -İLHAM SÜHEYL AYGÜL “var olmak yaptığınız işlerle dünyaya ilham katabilmektir””

REMOTE-OFFİCE NOT REQUARED..uzaktan çalışma hakkında bir kitap -JASON FRİED

indir

GÜNÜMÜZÜN İŞ HAYATINDAKİ EN ÖNEMLİ KONULARINDAN BİRİ OFİSTE YAPILAN ÇALIŞMALARIN VERİMLİLİĞİ VE PERSONEL MOTİVASYONU ÜZERİNDEKİ ETKİSİDİR.ŞİMDİ SİZE  ŞİRKET DIŞI ÇALIŞMANIN DAHA ETKİN VE İNOVASYONA AÇIK MOTİVASYON KAYNAĞI OLDUĞUN ANLATAN BİR KİTABIN ÖZETİNİ PAYLAŞIYORUZ.ÖZETİ HAZIRLAYAN İLYAS BEYE TEŞEKÜR EDİYORUZ.

Remote: Office Not Required

by Jason Fried, David Heinemeier Hansson

 *Yoğun bir ofis öğütücü gibidir, gününüzü küçük parçalara böler.

*Evet, ofis dışında çalışmanın kendine özgü zorlukları vardır. Farklı yerlerden gelen kesintiler olabilir. Eğer evdeyseniz bu TV olabilir. Eğer yerel bir kafedeyseniz bir kaç masa uzakta yüksek sesle konuşan kişi olabilir. Fakat önemli olan şu ki bu kesintiler sizin kontrol edebileceğiniz şeylerdir. Edilgendirler. Sizi kelepçelemezler. Size uyacak bir yer bulabilirsiniz. Bir kulaklık takarsınız ve sizi rahatsız eden bir iş arkadaşınız, ikide bir sırtına dokunan biri omaz. Gereksiz bir toplantıya çağrılma sorununuz da olmaz. Sizin yeriniz, sizin bölgeniz, sadece sizindir.

*Size bir öngörüde bulunalım: Gelecek yirmi yılın ayrıcalığı şehri terk etmek olacak. Şehrin kölesi olan banliyöde yaşamak değil, şehri tamamen terk etmek.

*Bizim gözlemlediğimiz bir şey, çok başarılı çalışanlarımız o konunun fazla olduğu bölgenin dışında yaşadıkları zaman çok daha fazla verimli oluyorlar. Çünkü alternatif firmaların fırsatları ve diğer durumlarını düşünme ihtiyaçları olmuyor.

*İnsanların uzaktan çalışmasına izin verken hayat kalitelerini artırma anlamına, en iyi kalitede insan nerdeyse ulaşma imkanı sağlıyor. Ayrıca ofis masrafı yapılmadığı için ofis maliyeti ortadan kalkılyor.

*Kendi şirketinizin içine baktığınız zaman dikkatinizi çekecek şey bir çok işin yüzyüze bakılmadan yapıldığı. Aslında şirketinizde bir çok işin uzaktan yapıldığını gördüğünüzüde şaşıracaksınız.

*Eğer insanların gün boyu ne yaptığını izlemezsem, onların masalarında ne yaptıklarına bakmazsam insanlar işlerini yaparlar mı? yoksa internette video izleyip oyun mu oynarlar?

*Bir çok insan yaptığı işin bir hedefi olduğu ve insanı tatmin ettiği sürece çalışmak istiyor. Eğer çıkmaz geleceği olmayan bir işte çalışıyorsa, çalışanın uzakta çalışması değil iş değiştirmesi gerekli olan.

*İnnovasyonun ve yıkıcılığın mantığın sizden öncekilerin yaptıklarından farklı davranmak, yoksa şansınız yok.

*Eğer patronunuzdan haftada bir iki gün uzakta çalışma izni alabilirseniz bir ayrıcalığa kavuşmuş oluyorsunuz. Bu ayrıcalığa neden kavuşacaksınız ki? Heğinizde ofis ortamında verimsiz ve mutsuz çalışmalısınız.

*Herkesin eşit olduğu ve herkese eşit davranılması gerektiği savının savmanın en doğru yolu insanlara aynı gemide olduğunuzu ve yapılan işin en verimli halinin herkes için verimli olduğunu anlatmak.

*Şirkette oluşan en güzel alışkanlık insanların yaparak gösterdikleri, ne yaptıklarını anlattıkları (misyon da yazan) değil

Okumaya devam et “REMOTE-OFFİCE NOT REQUARED..uzaktan çalışma hakkında bir kitap -JASON FRİED”

İLETİŞİM – HBR’S 10 MUST READS ..OKUNMASI GEREKEN 10 ETKİLİ YÖNETİM FİKİRLERİ

                                                                    

iletisim_HBR_K1 

   İLETİŞİM

İş  dünyasında da  değişmeyen  tek  şey  değişimdir. Ya kendimizi  buna  adapte etmeli  ya da  demode  olmayı, daha kötüsü, yok olmayı  göze almalıyız. İkna  etme  biliminde  ustalaşmak,  parlak  bir  fikrin  nasıl sunulacağını  öğrenmek  ve doğru iletişim  kanallarını yaratabilmek  her  şirket için hayati önem taşıyor. Bu  kitapta hem kendilerini  hem  de şirketlerini  değişime  hazırlamak  isteyen  yöneticilerin  ihtiyaçlarını  karşılayacak fikirleri  bulacaksınız.

İkna  Etme  Tarzınızı  Değiştirin.

Yöneticilerin, genel  olarak, beş karar alma kategorisinden birine girdiklerini tespit ettik: Karizmatikler  yeni bir fikir ya da bir öneri konusunda başlangıçta coşkulu olabilirler, fakat son kararlarını dengeli bir dizi enformasyona dayandırarak  vereceklerdir. Düşünürler tek bir toplantı süresince çelişen bakış açıları sergileyebilir ve bir karara varmadan önce tüm seçenekleri  dikkatlice araştırmak isterler. Kuşkucular  kendi dünya görüşlerine uymayan veriler konusunda şüphelerini sürdürür ve algılarına dayanarak  karar verirler. Takipçiler diğer güvenilir yöneticilerin veya kendilerinin  geçmişte aldıkları benzer kararlara dayanarak  karar verirler. Kontrolcüler kendi korkuları ve tereddütleri  nedeniyle bir kararın salt olgularına ve mantıksal analizlerine odaklanırlar.

Patronunuzu şirketinizin  önemli  bir atılım yapmaya ihtiyacı olduğuna ikna etmeye çalışmak için bir toplantı  çağrısı yaparsınız. Savunmanız coşkulu , mantığınız çürütülemez, verileriniz sağlamdır. Ancak, iki hafta sonra, parlak önerinizin rafa kaldırıldığını öğrenirsiniz. Ters giden neydi?

Yazarlar, yöneticilerin genel olarak, beş karar alma tarzı kategorisinden birine girdiklerini belirtiyor: Ancak iş sunumlarının çoğu  -kendi zararlarına olarak – bu farklı tarzlar dikkate alınarak tasarlanmaz. Bu makalede, yazarlar, bu beş karar alma tarzının çeşitli inceliklerini ve her gruptan yöneticinin en iyi nasıl ikna edileceğini açıklıyorlar. Yazarlar, yöneticilerin karar alma süreçlerinin belirli aşamalarında duymayı ve görmeyi seçtikleri  belirli türde enformasyon tercihlerini bilmenin, sonucu kendi  lehinize çevirme yeteneğinizi büyük ölçüde geliştirebileceği sonucuna varıyorlar.

Karar  almanın  beş  tarzı ve her birini etkilemenin yolları

Ocak  1999’dan Haziran 2001’e kadar biz ve Miller-Williams’ daki meslektaşlarımız, karar alma yöntemlerini anlamak üzere, 1684 yöneticiyi  inceledik. Katılımcılar çeşitli sektörlerdendi(otomotiv, perakende ve ileri teknoloji dahil) ve kendileriyle e-postayla, şahsen veya telefonda görüşüldü. Katılımcılar, karar alma eğilimlerini araştırmacılarımız için tarif ettiler-örneğin, bir kararı almalarının ne kadar sürdüğü; olumsuz sonuçlar doğurabilecek bir seçim yapmaya ne kadar istekli oldukları; konuyla ilgili meselelerde başkalarının onları eğitmesi konusundaki arzuları ve benzerleri .

Okumaya devam et “İLETİŞİM – HBR’S 10 MUST READS ..OKUNMASI GEREKEN 10 ETKİLİ YÖNETİM FİKİRLERİ”

LİDERİN TAKIM ÇANTASI-CEM KOZLU–2.özet ..

LİDERİN TAKIM ÇANTASI

indir

Bir alet veya takım çantası çözüme yöneliktir. Teorik değil pratik kullanıma yöneliktir. Takım çantasının kullanımı büyük ölçüde evrenseldir.

CHECKLİST

Takım çantamdaki en önemli araç o ölçüde de basit. Kişisel yönetim checklistim.

Bir işlemin 1000 defa tekrarlanmış olması 1001. Seferde ihmal edilmeyeceği anlamına gelmiyor. Checklist atlama, unutma, eksik uygulamayı engelliyor.

Checklist’teki ilk adım veri toplama. Çantamdaki aracı ise 30 küsür yıldır ceplerimde taşıdığım ufak not kartonları. Bunları takım çantamda taşımamın bir nedeni, kurumsal kaynaklardan nesnel biçimde toplanan veya satın alınan verilere kişisel gözlem ve güdülerin de eklenmesini sağlamak.

Bu aşamaları hep birlikte gözden geçirelim .

Veri Toplama :

Yönetici, tüketici araştırmasını sadece uzmanlara ve/veya araştırma kurumlarına bırakmamalı, kendisi de sürecin içinde olmalı , tüketici ve müşterilerinden kopmamalı. Bu arada tüketici ve müşteri her zaman aynı grup olmayabilir.

Takımınızı cephenin gerisinden değil, siperlerin önünden yönetin.

Çalıştığım her ortamda yanımda not kartları taşımışımdır. Önemsediğim gözlem, tanıştığım kişi, aklıma gelen fikir veya soruları kaydeder, günün veya ziyaretin sonunda değerlendiririm. Bunlardan, teşekkür yazılacak kişilerin, takip edilecek işlerin, soruşturulacak konuların listesi çıkar. Ziyaret raporunun alt yapısını oluşturan bu notlar ileride gerekirse tarih, isim ve konuların hatırlanmasında yardımcı olur.

Okumaya devam et “LİDERİN TAKIM ÇANTASI-CEM KOZLU–2.özet ..”

CEO GİBİ DÜŞÜNMEK –D.A. BENTON

SFDA

Zirvede olmak için gerekli 22 altın kural

PEGASUS YAYINLARI

 BÖLÜMLER

Bölüm 1- bir CEO ile doğrudan açlışmadan önce onlar gibi düşünmeyi öğrenmelisiniz

Bölüm 2-CEO ların sahip olduğu 22 önemli özellik

Bölüm 3-    1-8 arası önemli özelikler; 1-kendinizden emin olun 2-davranışlarınızı kontrol atında tutun 3-kendinizi sürekli geliştirin 4-dürüst olun  5 –konuşmadan önce düşünün 6-özgür fikirli  olun 7-alçak gönüllü olun

Bölüm 4-  9-13 arası önemli özelikler ;9- kendi tarzınızın farkında olun 10-cesaretli ol 11-esprili ol 12-tiyatro yapmalısın rol kesmelisin 13-ayrıntılara önem verin

Bölüm 5-  14-22 arası önemli özellikler; 14-yönetmek için istekli olun 15- yanınızdakilerle savaşmaya hazır ol 16-hatalarını kabul et 17-tutarlı ol 18-kibar ol 19-meraklı ol 20-esnek ol 21-öyküleştir

Bölüm 6-girişimciler ve profesyonel yöneticiler arasındaki fark (patron ile profesyonel )

Bölüm 7 –mükemmel olmayan CEO lara ilişkin uyarılar

BÖLÜM 1-TEMEL ARAÇLAR –CEO GİBİ DÜŞÜNMEYİ ÖĞRENMEK

*CEO lar ekonomi odaklı düşünüler. Para kazanmak ilk ve en büyük hedeftir.

*patronu anlamak kariyer başarısı için önemlidir.İşinizde bazı şeyleri yarım yamalak yaptığınız zaman genellikle sizden n beklenen şeyi anlamamış olmanızdan  kaynaklanır.

*CEO  terfi ettrieceği yada geleceği için beklentide olduğu insanlara sürekli destek verir.

*CEO tüm yapıya yönelik bir bakış açısı vardır.Çalışanlarda ise işlerin kendilerne ilişkin bölümüne saplanıp kalarak ,bir bütün olarak işi görememe sorunu bulunur.CEO nun amaçlarından biri bu bütünü tüm çalışanlara gösterebilmektir.

*CEO nun nasıl olacağını görmekle en kısa zamanda onlar gibi olursunuz.

*CEO demek yasal olarak şirketin başkanı olup imza atmaya yetklili kişisi demektir.

*Mükemmel CEO kapıya en yakın kişidir.O içeriye giren kişileri selamlar ,enerjik birşekilde gülümseyerek ,kibarca elskışarak ve kısa bir konuşma yaparak orada bulunanları etkiler.

*CEO iyi karakterli , entelektüel birikimi olan ,üretken ve çalışkan olmalıdır.

MÜKEMMEL CEO LARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ

Okumaya devam et “CEO GİBİ DÜŞÜNMEK –D.A. BENTON”