HEY PATRON – İlhan Özdemir

indir

HEY PATRON !

Kitap oldukça samimi yazılan bir dille insanı kuşatıyor. Fazla söze yok. Bence kısa bir yolculukta keyifle okunacak ve bazı şeyleri bildiğimiz halde farketmediğimizi farkettirecek bir emek mahsulü ile karşı karşıyayız. Bu nedenle kitabın arkasındaki kısa girişi öncelikle altına özete ekliyoruz. İyi okumalar.

Bu kitabı eline aldığına göre hatta arkasını çevirip burayı okuduğuna göre benim aradığım nadir kişilerden biri olabilirsin. Çok insan tanıdım, çok yönetici gördüm,çok patron tanıdım. Binlerce kişiye eğitim verdim, yüzlerce patrona hizmet sattım, birçok firmaya yönetim danışmanlığı yaptım ve yaklaşık iki yüz personel çalıştırdım. Evet, insanlar çok iyi yaratıklar! Bunu gördüm, ancak gördüğüm başka bir şey daha var ki o da insanların çoğunun yönetim konusunda çok zayıf oldukları.

Etrafıma birde baktım ki sadece işletmeler değil ilişkiler de çok amatörce yönetiliyor. Sonra boşanma oranları, küslükler, tartışmalar, çözümsüzlükler yani mutsuzluk için gereken her şeyin arttığını farkettim.

Sadece bir işletme değil, eşin, ailen veya sevgilinle aranda olan tüm ilişkilerde yönetilmek zorundadır.Bundan da öte insan kendini daha da önemlisi duygularını yönetebilmelidir.

Bu kitap aracılığıyla hayatın bir çok alanını daha iyi yönetmen için yanında olacağım. Aslında her şeyden önemlisi, bir şeyleri yönetmenin sorumluluğu altında yalnız kaldıysan sana arkadaş olacağım.

Merhaba patron !

ÖZET

*Para kazanmak sana haz veriyor ama bundan daha fazla haz veren bir şey varsa o da daha çok para kazanmaktır.

*Bir yerden sonra yükselen çizginin başını yere eğmemek çok zor çünkü sadece sendeki aşk ve heyecan çalışma aşkı bu işletmeyi büyütmeye yetmiyor.

*Unutma çocukken bile boyun uzarken kemiklerin ağrıyordu. İşletmen için de böyle ağrılar olacak .Eğer ağrı yoksa büyüme de  yok demektir.

*Önce kendini yönetmen gerekiyor patron .Yöneteceğin yapı ne olursa olsun , onu ne kadar tanırsan o kadar iyi yönetirsin . Önce kendini tanımlayıp sonra karşındaki insanları tanımalısın.

Okumaya devam et “HEY PATRON – İlhan Özdemir”

Reklamlar

DUYGUSAL GERİLİMLE BAŞ EDEBİLME-‘BEN’ DEĞERİ TİRYAKİLİĞİ –A.KADİR ÖZER

indir (1)

DUYGUSAL GERİLİMLE BAŞ EDEBİLME-‘BEN’ DEĞERİ TİRYAKİLİĞİ –A.KADİR ÖZER

Duyguları anlama, anlama ile birlikte davranışlara dönüşmesindeki süreçlere hakim olarak değişimi başarma yolundaki insanlara yardımcı olmaya çalışan yazar kitabın amacının psikoloji alanındaki bilgilerini paylaşmak olarak anlatıyor.

Kitapta insanın iç dünyası ile dış dünyası arasındaki etkileşimlerin neler olabildiğini bu etkileşim ile insanların rın hayatı kendilerine nasıl zorlaştırabildiklerini görebiliyoruz.İnsanı tanıma ,davranışlarını anlamlandırma ve onun değişebilmesinin yollarını anlatan kitapda uygulamalı değişime katkıda bulunacak çeşitli egzersizlerde var.

Faydalı olması dileğiyle.

ÖZET

DUYGUSAL GERİLİMİN ANATOMİSİ

Birey, kontrol edemediği, karşı koyamadığı fizikzel veya sosyal güçlerin etkilerine açıktır ve kendisinin herhangibir katkısı olmaksızın kaçınılmaz, belirgin duygusal tepkiler gösterir. Duygusal gerilimin nedeni bireyin yüz yüze geldiği olaylardır.

Olaylarla karşılaşınca  bunları görme, tatma, işitme, dokunma, koku gibi işlevler ile algılamalar başlar. Algılamalar ile karşılaşılan yeni olayları yorumlamak, değerlendirmek, inanç ve değer kalıplarına oturtma süreci başlar.

Duygu sürecinin anatomisinde en belirgin ve somut tepkiler davranışsal olanlardır.

Sonuç olarak ;

Çevresel olaylar   =>duygusal tepkiler =>kavramsal tepkiler=>davranışsal/biyo-fizyolojik tepkilere yol açar

Kavramsal tepkiler  bireyin kendi geçmiş tecrübe, eğitim ve kişisel özelliklerinden dolayı farklı farklı olabilir. Aman sendeci, mutlaka cezalandırılmalı, hakettiler gibi tepkiler aynı olaya şahit olan insanların farklı tepkileridir.

NEYİ DEĞİŞTİRİRSEK?

Duygular hızlı ortaya çıkan ve sonuçlanan bir süreçtir. Duygulanma sürecinin hangi boyutunun değiştirilmesi ile duygu halinin daha kolay değiştirilebileceği üzerinde duruluyor.

Öğrenilen  her şey, çok güçlü alışanlıklar haline dönüşmüş olsalar bile, söndürülüp başka öğretilerle yer değiştirilebilir. Bu bakımdan, inanç ve düşünce kalıplarının değişebilmeleri, çevresel olaylara kıyasla daha olası ve kolaydır. En önemlisi bireyin kendi elinde olan bir değişimdir.

Herhangi bir duygunun nedeninin olaylarda değil, onlara ilişkin olarak geliştirilmiş görüş açılarında, inançlarda, yorum kalıplarında ve anlam yakıştırmalarında aranmalıdır. Duygu halini değiştirmek için, o olaya ilişkin temel inançları değiştirmek ön koşuldur.

Duygu sürecinin en sonunda ortaya davranışal ve biyo-fizyolojik tepkiler ortaya çıkar ve bunlar oldukça can yakıcı olabilir. Genelde günümüzde ortaya çıkan ve duygu sürecinin son basamağı olan bu biyo-fizyolojik tepkileri ortadan kaldırıcı ilaç tedavisi yapılmaktadır. Ortaya çıkan semptomları bloke eden ilaçlar ile sorunun nedenleri ortadan kalkmamaktadır. Bu bakış açısı kesin bir tedaviye engeldir. Dolayısıyla bu tür durumlara müdahale davranışsal ve kavramsal boyuttaki müdaheleler gerekir. Bu duyguları oluşturan algıları ve kabulleri ele alarak kavramların elden geçirilmesi gerekmektedir.

Okumaya devam et “DUYGUSAL GERİLİMLE BAŞ EDEBİLME-‘BEN’ DEĞERİ TİRYAKİLİĞİ –A.KADİR ÖZER”