HEY PATRON -ilhan özdemir

indir

HEY PATRON !

Kitap oldukça samimi yazılan bir dille insanı kuşatıyor.Çok fazla söze yok .Bence kısa bir yolculukta keyifle okunacak ve bazı şeyleri bildiğimiz halde farketmediğimizi farkettirecek bir emek mahsulü ile karşı karşıyayız.Bu nedenle kitabın arkasındaki kısa girişi alarak altına özetini ekliyoruz.iyi okumalar.

Bu kitabı eline aldığına göre hatta arkasını çevirip burayı okuduğuna göre benim aradığım nadir kişilerden biri olabilirsin.Çok insan tanıdım ,çok yönetici gördüm,çok patron tanıdım…Binlerce kişiye eğitim verdim ,yüzlerce patrona hizmet sattım , birçok firmaya yönetim danışmanlığı yaptım ve yaklaşık iki  yüz personel çalıştırdım.Evet , insanlar çok iyi yaratıklar!Bunu gördüm , ancak gördüğüm başka bir şey daha varki oda insanların çoğunun yönetim konusunda çok zayıf oldukları.

Etrafıma birde baktım ki sadece işletmeler değil ilişkilerde çok amatörce yönetiliyor.Sonra boşanma oranları ,küslükler ,tartışmalar e çözümsüzlükler ,yani mutsuzluk için gereken her şeyin arttığını farkettim .

Sadece bir işletme değil ,eşin ,ailen veya sevgilinle aranda olan tüm ilişkilerde yönetilmek zorundadır.Bundan da öte insan kendini daha da önemlisi duygularını yönetebilmelidir.

Bu kitap aracılığıyla hayatın bir çok alanını daha iyi yönetmen için yanında olacağım .Aslında herşeyden önemlisi , bir şeyleri yönetmenin sorumluluğu altında yalnız kaldıysan sana arkadaş olacağım .

Merhaba patron !

ÖZET

*Para kazanmak sana haz veriyor ama bundan daha falza haz veren bir şey varsa oda daha çok para kazanmaktır.

*bir yerden sonra  yükselen çizginin başını yere eğmemek çok zor çünki sadece sendeki aşk ve heyecan çalışma akı bu işletmeyi büyütmeye yetmiyor.

*Unutma çocukken bile boyun uzarken kemiklerin ağrıyordu.İşletmen için de böyle ağrılar olacak .Eğer ağrı yoksa büyüme de  yok demektir.

*Önce kendini yönetmen gerekiyor patron .Yöneteceğin yapı ne olursa olsun , onu ne kadar tanırsan o kadar iyi yönetirsin .önce kendini tanımlaı sonra karşındaki insanları tanımalısın .

Okumaya devam et “HEY PATRON -ilhan özdemir”

Harika Kariyer

0000000689433-1

Kitabın Adı : Harika Kariyer

Yazar : İlham Süheyl Aygül

Sayfa : 208

Okuyanın Notu : 9

Özet : 

Bu kitap Kariyer Hakkında İlham Süheyl Aygül’ün kendi yorumları ve diğer kaynaklardan aldığı güzel bir derleme. Bence sadece Kariyer planı yapan değil herkesin okuması gereken güzel bir kitap.

Kitapta altını çizdiğim yerlere gelince;

 

  • Kendiniz olun! Hayat başkası olmak için çok kısa! (s4)
  • Başarının güzel olduğunu, ancak oyunun asıl amacının anlam olduğunu, hayatta kalmanın değil hayatın sizde kalmasının önemli olduğunu ve kristal toplarınızın gerçekte neler olduğunu hep anımsatıyor olacağız. (s10)
  • Eğer yöneticinize karşı güçlü bir güven ve sadakat duygusu beslediyseniz, o kişiler hiçbir zaman karanlığa karışmaz, yıldızları hiç sönmez. Aranır, bulunur, takip edilir. Zira sizinle ağ değil bağ kurmuşlardır. Kalbinize dokunmuşlar, size bir katkı sunmuşlar, değer katmışlardır. O nedenle gerçek anlamda harika bir kariyer oluşturmuşlardır. ( s16)
  • Yetenek mi önemli karakter mi ?

Karakter. Karakteri işe alıp yeteneği eğitmek lazım. (s22)

Okumaya devam et “Harika Kariyer”

OSMANLIYA BAKMAK -İLBER ORTAYLI

indir (1)

OSMANLIYA BAKMAK –Osmanlının çağdaşlaşaması-İLBER ORTAYLI

-Osmanlı imparatorluğu milli devlet karşıtı olan bir imparatorluk olarak ,dinde islamın üstünlüğünü

-Osmanlı imparatorluğu modern dünya ve milliyetçilik karşısında yıkılan son Roma dır.Bu tip bir imparatorluk bundan sonra kullanılamaz.

-Rusya eskiden beri  hz.isa nın yeniden Rusyaya ineceği ,yani Messianizmin propagandasını yapıyor.

-Haçlıı seferleri ,2.viyana ve ardından gelen yenilgiler ve Karlofça anlaşması ile nihai hedefine ermiştir.

-Sultan 1.ahmet ,Osmanlı tarihinin erke
Okumaya devam et “OSMANLIYA BAKMAK -İLBER ORTAYLI”

HER ŞEY DÖKÜLMÜŞ MÜYDÜ KELİMELERE?

image

HER ŞEY DÖKÜLMÜŞ MÜYDÜ KELİMELERE?
..FRIEDRICH NIETZSCHE
Sayfa:7-Müziğin sesini duyamayanlar dans ederken gördükleri kişilerin deli olduğunu düşündüler.
******
Sayfa:8-Canavarla savaşanlar bir canavara dönüşmemeye dikkat etmelidir. Bir uçuruma uzun uzun bakarsanız, o da gözlerinizin içinde bakacaktır.
******
Sayfa:8-İnsanlar bazen doğruyu duymak istemezler çünkü içinde yaşadıkları yanılsamanın yok olmasını kaldıramazlar.
******
Sayfa:8-Birey toplumun baskısının altında ezilmekten daima kaçınmaya çalışır. Bu mücadeleye giriştiğinizde, genelde yalnız kalırsınız ve çoğunlukla da korkarsınız. Ancak kendinize sahip olmanın ayrıcalığı için her bedel ödenebilir.
******
Sayfa:9-Yaşamak için bir nedeni olanlar her şekilde yaşayabilirler.
******
Sayfa:12-Göge ne kadar yükselirsek, uçma bilmeyene o kadar küçük görünürüz.
******
Sayfa:13-Dünyada iki farklı insan türü vardır. Bilmek isteyenler ve inanmak isteyenler.
******
Sayfa:14-Her şey yorumlamaya tabidir. Hangi yorumun zaman içinde yaygınlık kazanacağı doğruluğuna değil, gücüne bağlıdır.
******
Sayfa:16-Sessizlik kötüdür; sessiz kalan bütün hakikatler sonunda bir zehir olup çıkarlar.
******
Sayfa:17-Bir davaya zarar vermenin en kalleş yolu, yanlış argümanlarla onu savunmaya çalışmaktır.
******
Sayfa:18-Neysen o ol!
******
Sayfa:19-Canavardan canavar olmak mı, yoksa sessizce ona yem olmak mı?
******
Sayfa:20-Ne zaman tırmanışa geçsem, peşimde bir köpek var, adı: Ego
******
Sayfa:22-Kanaatler, doğruluk için yalanlardan daha tehlikeli düşmanlardır.
******
Sayfa:27-Birçok kişi, seçtiği yolu takip etmek konusunda inatçıdır. Çok azı hedef konusunda inatçıdır.
******
Sayfa:28-Ne kadar az şeye sahip olursanız, size o kadar sahip olurlar. Yaşasın ılımlı fakirlik.
******
Sayfa:32-Görmeyi öğrenmek, gözü sakinliğe, sabretmeye alıştırmak ve her şeyin ona gelmesini beklemek; yargılamayı ertelemek, tek bir olaya bütün boyutlarıyla yaklaşma ve onu böyle kavrama alışkanlığı edinmek. Entelektüellik okulunun ilk dersleri bunlardır. İnsan bir uyarıcıya hemen yanıt vermemelidir. İnsan engelleyici ve yalıtıcı dürtülerini kontrol altına almak zorundadır.
******
Sayfa:34-Pencereleri olmadığı için kendilerini iyi addedenlerin zayıflığı beni her zaman güldürmüştür.
******
Sayfa:38-Bir fikre kendi başına ulaştığı için ona sıkı sıkıya tutunanlar vardır. Birde bir fikri öğrenebilmek için büyük zahmetlere katlananlar… Onlar da sıkı tutunurlar. Bunların ikisi de beyhudelikten yaparlar bunu.
******
Sayfa:39-İnsan yalnızca bolca çelişki üretme pahasına üretken olabilirler.
******

Sayfa:39-Sevgi için en büyük ilaç, hala, sevgiye karşılık bulmaktır.
******
Sayfa:42-Kirli bir akıntıyı, saflığını bozmadan içine alabilmek için insan bir deniz olmalıdır.
******
Sayfa:48-Büyük insan… daha soğuktur, daha serttir, daha az tereddüt eder ve “görüş belirtme” korkusu yoktur; saygıya ve “saygınlığa” eşlik eden erdemlerden ve bir bütün olarak “sürü erdeminden” yoksundur. Liderlik edemezse, tek başına gider… Kendisiyle iletişim kurulmasının zor olduğunu bilir. Bilinir olmayı sevmez… Kendisiyle konuşmadığında ,   bir maske takar. İçinde, öveceklerin veya suçlayacakların ulaşamayacağı bir yalnızlık vardır.
******
Sayfa:49-Eğer bir kuş değilseniz, bir uçurumun kenarına geldiğinizde dikkatli olmalısınız.
******
Sayfa:62-Yabancı bir dili az bilen kişi, onu iyi konuşandan daha keyifle konuşur; yüzeysel bilgiye sahip olmak zevklidir.
******
Sayfa:63-Bazen birşeyin doğruluğunu kabul etmek, doğruluğu görmeken daha zordur.
******
Sayfa:63-Mutluluk, unutabilmektir.
******
Sayfa:64-Mutsuz evlilikleri yaratan, aşkın yoksunluğu değil dostluğun yoksunluğudur.
******

İSLAM İŞ VE TİCARET AHLAKI-PROF.DR.SAFFET KÖSE

image

İSLAM İŞ VE TİCARET AHLAKI-PROF.DR.SAFFET KÖSE

Ahlakın en fazla dejenere olduğu alan iş , çalışma ve ticaret hayatıdır.Çünki nsanın kendi menfaatine ,mala ve paraya karşı olan zaafı ilişkilerine de yön vermektedir.
Batılı ahlak araştırmacısı Ross Poole un isabetli tesbitinde de görüldüğü üzere “modern dünya en fazla ahlaka ihtiyaç duymakta ancak ahlak da bizzat kendisi imkansız kılmaktadır.”Bunun sebebi de modern kültürün kendisini dine karşı konumlandırarak dinin hayat içindeki alanını büyük ölçüde sınırlandırmış olmasıdır.
Din değer koyar ,ahlak onu bir yaşam biçimine dönüştürür, hukuk da onu yazılı kural haline getirir.Herhangi bir amaç için konulan kuralın ahlaki arka planı tamamlanmışsa etkisi zayıflamış demektir.Bu sebeble islam ın gelişim süreci dikkate alındığında öncelikle Mekke döneminde imanla birlikte ahlakın oluşturulduğu , medine devrinde de hukuhunun yapılandırıldığı görülür.İlginçtr bu konuda ilk adım ticarette atılmıştır.Burada ikiki kavram vardır birincisi kul hakkı duyarlılığı ,ikincisi helal kazanç bilincidir.Bu iki kavram , iş hayatında kalite ve verimliliğin,ticari sahadada helal kazancın sağladığı kalp huzurunun kaynağı ve teminatını oluşturmaktadır.
Hayata mal olmayan , anlam katmayan ve yaşanmayan bir dinin anlamı yoktur.Bu yüzden kuran ayeteri sürekli imanla birlikte salih ameli hatırlatır.Amele dönüşmeyen imanın ve davranışa yön vermeyen ibadetin ne anlamı olabilirki.
TİCARET VE AHLAK
İslam bir din olarak ferdin ruh ve ahlakını ıslah etmek onu hayır , iyilik ,dürüstlük gibi erdemlerle donatarak ahlaki özü korumasını ,böylece  onu arzu ve ihtiraslarının ,bayağı zevklerinin hakimiyetinden kurtarmaktır.Bunun içindir ki hz.peygamber; “En hayırlınız ahlakı en güzel olanınızdır” buyurmuştur.
Kulluk ise insan –allah  ve insan –alem ilikisini bütün yönleriyle kapsayan süreçtir.
Ticari ilişkilerde başlıca iki maksat vardır birisi sermayenin selameti , diğeri kardır.
Gerçek ticaretin nefsi allah  a satmak olduğu anlaşılmaktadır.Gerçek ticaret nefsini Allah a satarak büyük karı yakalamaktır.O bilir ki mülk kendisinin değil Allah ın dır.En üstün gaye mal değil  Allah  rızasıdır.Bunun yolu da allah yolunda mallarını verirler  veya öldürüleceğini bilseler iyiliği emredip ,kötülükten sakındırırlar.
Mümin güne başlarken nefisle mücadele kararlılığı , gündüz fiilen nefisle mücadeleyi , akşam olduğunda ise nefis muhabesini yapması iki cihan saadetinin anahtarıdır.Günlük hayatta imanın tezahürü gösterilmeli ,nefsin kulu değil imanın  Allah ın kulu olunmalıdır.
Okumaya devam et “İSLAM İŞ VE TİCARET AHLAKI-PROF.DR.SAFFET KÖSE”

DUYGUSAL GERİLİMLE BAŞ EDEBİLME-‘BEN’ DEĞERİ TİRYAKİLİĞİ –A.KADİR ÖZER

indir (1)

DUYGUSAL GERİLİMLE BAŞ EDEBİLME-‘BEN’ DEĞERİ TİRYAKİLİĞİ –A.KADİR ÖZER

Duyguları anlama ,anlama ile birlikte davranışlara dönüşmesindeki süreçlere hakim olarak  değişimi başarma yolundaki insanlara yardımcı olmaya çalışan yazar kitabın amacının psikoloji alanındaki bilgilerini paylaşmak olarak anlatıyor.

Kitapta insanın iç dünyası ile dış dünyası arasındaki  etkileşimlerin neler olabildiğini bu etkileşim ile  insnaların hayatı kendilerine nasıl zorlaştırabildiklerini görebiliyoruz.İnsanı tanıma ,davranışlarını anlamlandırma ve onun değişebilmesinin yollarını anlatan kitapda uygulamalı değişime katkıda bulunacak çeşitli egzersizlerde var.

Faydalı olması dileğiyle.

ÖZET

DUYGUSAL GERİLİMİN ANATOMİSİ

Birey , kontrol edemediği ,karşı koyamadığı fizikzel ve ya sosyal güçlerin etkilerine açıktır ve kendisinin herhangibir katkısı olmaksızın ,kaçınılmaz ,belirgin duygusal tepkiler gösterir.Duygusal gerilimin nedeni bireyin yüzyüze geldiği olaylardır.

Olaylarla karşılaşınca  bunları görme ,tutma ,işitme ,dokunma koku gibi şlevler ile algılamalar başlar.Algılamalar ile karşılaşılan yeni olayları yorumlamak ,değerlendirmek , inanç ve değer kalıplarına oturtma süreci  başlar.

Duygu sürecinin anatomisinde en belirgin ve somut tepkiler davranışsal olanlardır.

Sonuç olarak ;

Çevresel olaylar   =>duygusal tepkiler =>kavramsal tepkiler=>davranışsal/biyo-fizyolojik tepkiler e yol açar

Kavramsal tepkiler  bireyin kendi geçmiş tecrübe ,eğitim ve kişisel özelliklerinden dolayı farklı farklı olabilir.Aman sende ci , mutlaka  cezalandırılmalı , hakettiler gibi tepkiler aynı olaya şahit olan insanların farklı tepkileridir.

NEYİ DEĞİŞTİRİRSEK?

Duygular hızlı ortaya çıkan ve sonuçlanan bir süreçtir.duygulanma sürecinin hangi boyutunun değiştirilmesi ile duygu halinin daha kolay değiştirilebileceği üzerinde duruluyor.

Öğrenilen  her şey , çok güçlü alışanlıklar haline dönüşmüş olsalar bile ,söndürülüp başka öğretilerle yer değiştirilebilir.Bu bakımdan , inanç ve düşünce kalıplarının değişebilmeleri ,çevresel olaylara kıyasla daha olası ve kolaydır.En önemlisi bireyin kendi elinde olan bir değişimdir.

Herhangi bir duygunun nedeninin olaylarda değil , onlara ilişkin olarak geliştirilmiş görüş açılarında ,inançlarda ,yorum kalıplarında  ve anlam yakıştırmalarında aranmalıdır.Duygu halini değiştirmek için , o olaya ilişkin temel inançları değiştirmek ön koşuldur

Duygu sürecinin en sonunda ortaya davranışal ve biyo-fizyolojik tepkiler ortaya çıkar ve bunlar oldukça can yakıcı olabilir.Genelde günümüzde ortaya çıkan ve duygu sürecinin son basamağı olan bu biyo-fizyolojik tepkileri ortadan kaldırıcı ilaç tedavisi yapılmaktadır.Ortaya çıkan semptomları bloke eden ilaçlar ile sorunun nedenleri ortadan kalkmamaktadır.Bu bakış açısı kesin bir tedavi ye engeldir.Dolayısıyla bu tür durumlara müdahale davranışsal ve kavramsal boyuttaki müdaheleler gerekir.Bu duyguları oluşturan algıları ve kabulleri ele alarak kavramların elden geçirilmesi gerekmektedir.

Okumaya devam et “DUYGUSAL GERİLİMLE BAŞ EDEBİLME-‘BEN’ DEĞERİ TİRYAKİLİĞİ –A.KADİR ÖZER”

BÜYÜK MARKALAR BÜYÜK HATALAR – JACK TROUT …

indir

BÜYÜK MARKALAR BÜYÜK HATALAR   (JACK TROUT)

18.yüzyıl ve 19.yüzyılın ortalarına kadar  şirketlerin günümüzün global ekonomisinde olduğu gibi yoğun rekabetle uğraşması gerekmiyordu. Başarılarından öğrenebileceğimiz  çok şey olmasına rağmen iş hayatının çok daha kolay olduğu bir dönemde büyüme lüksüne sahip olmuşlardı.

Başarısızlıktan ders almak yalnızca daha kolay değil, neyin işe yaradığı ve neyin yaramadığı konusunda çok daha kapsamlı bir analiz de sunuyor. Bize hep hatalarımızdan ders almamız söylenmiştir. Süper markaların yaşamlarındaki  ‘’yükselişlerin’’ yanı sıra  ‘’düşüşlere’’ de göz atmak size genel olarak neyin yanlış gittiğini gösterebilir. Şaşaalı günlerden zor zamanlara düşen şirketlerin sayısı hiç de az değil.

En Çok Yapılan  Hatalar  ve  Yüksek  Maliyetleri

Ne  Değişti?

Rakiplerin hata yapmasını beklemek bir yarışta diğer koşucuların düşeceğini umarak koşmaya benzer. Pek akıllıca bir strateji değildir.

Daha da beteri  her yarışta sayısı artan katılımcıların miktarıdır. Her kategori ‘’seçenek zorbalığı’’  adını verdiğim bir kavram tarafından işgal edilmiş durumda. Tüketicilerin o kadar fazla seçeneği var ki  yaptığınız bir hata sizi yalnızca bir rakibin değil yanlış adımınızdan yararlanmak isteyen bir rakipler ordusunun ardına  düşürüyor. Özellikle trajik olan şey ise o şirketi asla geri alamamanız. Gitti mi gidiyor. (2. Bölümdeki General  Motors  hikayesi bu sorunu dramatize ediyor.)

‘’Ben de’’  Hatası

Okumaya devam et “BÜYÜK MARKALAR BÜYÜK HATALAR – JACK TROUT …”

YE O KURBAĞAYI!-İşleri Savsaklamaktan Vazgeçmenin, Ataletten Kurtulmanın ve Her Koşulda Başarılı Olmanın 21 Olağanüstü Yolu

Ye O Kurbagay_

YE O KURBAĞAYI!

İşleri Savsaklamaktan Vazgeçmenin, Ataletten Kurtulmanın ve Her Koşulda Başarılı Olmanın 21 Olağanüstü Yolu

Yazar: Brian Tracy

Orijinal Adı: Eat That Frog, 21 Great Ways to Stop Procrastinating and Get More Done in Less Time

Arıtan Yayınevi, 2009.

114 sayfa

 

Anahtar Kelimeler

Brian Tracy, atalet, zaman yönetimi, kişisel gelişim, başarı, verimlilik

Altını Çizdiklerimiz

Sf 13: “Siz de günümüzün diğer insanları gibiyseniz, yapılacak çok fazla şeye karşılık çok az zamana sahip olma duygusundan muzdaripsiniz demektir. İşlere yetişmek çabasıyla didişirken, yeni görev ve sorumluluklar dalga dalga üstünüze geliyor. Bu yüzen yapmanız gerekenleri asla yapamayacaksınız. Asla yetişemeyeceksiniz. Kimi görev ve sorumluluklarınızın daima gerisinde kalacaksınız.”

Okumaya devam et “YE O KURBAĞAYI!-İşleri Savsaklamaktan Vazgeçmenin, Ataletten Kurtulmanın ve Her Koşulda Başarılı Olmanın 21 Olağanüstü Yolu”

ALGI YÖNETİMİ – PROF. DR. ÜMİT ÖZDAĞ

indir

Algı yönetiminin en kısa tanımı, hedef insan veya toplumu hedef alanın istediği şekilde düşünmeye ikna etmek için etkilemektir. Algı yönetimi amaç; propaganda, psikolojik savaş/harekat, örtülü operasyon, kamu diplomasisi ve enformasyon savaşı ise araçtır.

Bir Amerikan filminde konu CIA in Pasifik okyanusundaki bir ada devlette düzenlemeye .-çalıştığı darbe ile ilgili idi. Darbeyi planlayan ve yöneten CIA yetkilisi dosyası ile ilgili CIA başkanına bilgi verirken şöyle diyordu. “Darbeden sonra iktidara getireceğimiz kişi adanın en zengin ailelerinden birisinin çocuğu. Yale  üniversitesinde tarih doktorası yapıyor. VE DÜŞÜNCELERİNİ KENDİSİNE AİT ZANNEDİYOR. Düşüncelerini kendine ait zanneden ancak başkasının istediği gibi düşünen kişi en büyük esaretin içinde yaşayan kişidir.

Algı yönetiminin amacı, insanların en güçlü organı olan beynine nüfuz ederek onun dış dünyayı istenilen şekilde algılamasını sağlamak ve böylece yargılarının da istenilen yönde şekillenmesini sağlamaktır. Algı yönetiminde kuralları bilmek yetmez. Ancak uygulamalı olarak üstüne çalışırsanız başarabilirsiniz.

Yurttaş maruz kaldığı ve zihnini hedef alan sürekli saldırıların farkında olmadığı için özgür olduğunu sanmaktadır.

Ayda petrol bulunduğuna dair bir haber okursanız, bunun derhal yalan olduğunu düşünebilirsiniz ki doğru düşünüyorsunuz demektir. Çünkü petrolün oluşması için bitkilerin fosilleşmesi gerekir. Ayda ise bitki yoktur ve olmamıştır. Öyle ise ayda petrol olmaz. Bu çok açık bir gerçekten siz eğer insanların “ayda petrol olduğuna” inanmalarını sağlamak isterseniz, yine de bunu yapabilirsiniz. Bunun için gereken doğru teklifleri kullanmanız yeter. Önce bazı uzmanları ay hakkında bildiklerimizin yeterli olmadığını, aydaki doğal kaynakların dünyadaki doğal kaynakları sıkıntı için bir çare olabileceği konusunda bir makaleler yazarlar. Bu makaleler gazetelerde haber yapılır. Sonra aydaki doğal kaynaklarla ilgili sempozyumlar düzenlenir ve böylece kamuoyunun kafasında ay doğal kaynaklar ikilisi konusunda bir zihinsel hazırlık bir asamaya taşınmış olur. Bu döneme “ön propaganda dönemi” diyebiliriz. Bu dönem gerçekleştirdikten sonra ikinci asamaya geçilir ve ikinci aşamada sanayideki gelişmenin dünyanın her yerine yayılması sonucunda petrol kaynaklarının küresel talebi karşılamadığı doğrultusunda yayınlar ve televizyon konuşmaları yapılırken, makaleler yapılır, yazılır, röportajlar yapılırken ayda petrol bulunması ihtimali olduğu tartışmaları kamuoyuna yoğun bir şekilde taşınmaya başlanır. Bu süreçte özellikle “ayda petrol olamaz” diyen bilim adamları ve politikacıların görüşlerinin yetersiz, bilimsel değil ve ilerlemenin karşısında olduğu seklinde kamuoyuna bir intiba verilmesi gerekir.

Okumaya devam et “ALGI YÖNETİMİ – PROF. DR. ÜMİT ÖZDAĞ”

İLHAM VEREN -İLHAM SÜHEYL AYGÜL “var olmak yaptığınız işlerle dünyaya ilham katabilmektir”

indir

İLHAM VEREN ;

VAR OLMAK YAPTIĞINIZ İŞLERLE DÜNYAYA İLHAM KATABİLMEKTİR.

 

YAZAR:İLHAM SÜHEYL AYGÜL

GÜZEL BAŞLANGIÇ:

*Güzel göz, başkalarındaki iyiliği görendir….

*Güzel dudak, sevecen sözcükler söyleyendir…

*Var olmak, yaptığınız işler ile Dünyaya İlham katabilmektir…

*Yaşamım boyunca karşıma çıkan güzel gözlü, güzel sözlü yaratan ve şaşırtan, ezber bozarak yaşamıma anlam katan tüm ilham veren insanlara……

Sayfa 13: BEN KİMİM NE İSTİYORUM:

Yaşamınızın sonuna kadar sıkıntısız yaşayabilecek kadar paranız olsaydı, şuan yapmakta olduğunuz işi yapar mıydınız?

Dünya ortalamasına yakın bir oran olan %20 çıkıyor. Evet dünyada çalışanların sadece %20 si işinden memnun. Evinizdeki mutluluk işe yansımıyor. Ama işinizdeki mutluluk eve yansıyor. Tabii mutsuzlukta!

 

Sayfa 14:Hayatta aslında cevaplanması gereken iki temel soru var:

1.Bne kimim?

2.Ne istiyorum?

 

Sayfa 23:Burada ortaya çıkan kritik tespitler;

*Algoritmik işler söz konusu olduğunda öne çıkan havuç-sopa yöntemi (harici ödül ve cezalar) halen işe yarasa da keşifsel işlerde bu tür harici motivasyon uygulamaları bırakın yararı, oldukça olumsuz sonuçlara yol açabiliyor.

*Keşifsel işler harici motivasyonla değil içsel motivasyonla yapılabilir.

*İçsel motivasyon yaratıcılığın yardımcısıdır.

*Dış motivasyonun amansız kontrolcülüğü yaratıcılığa yıkıcı zarar verir.

Okumaya devam et “İLHAM VEREN -İLHAM SÜHEYL AYGÜL “var olmak yaptığınız işlerle dünyaya ilham katabilmektir””